Irak’ta Saddam Hüseyin yönetimi döneminde, 1986–1989 yılları arasında Kürt halkına yönelik gerçekleştirilen Enfal Katliamı’nın bugün 38. yıldönümü.
Saddam rejiminin sistematik olarak gerçekleştirdiği Enfal Katliamı’nı, Federe Kürdistan Bölgesi yetkilileri yaptıkları açıklamada Enfal’i “etnik temizlik saldırıları” olarak nitelendirir ve bu saldırıların Kürt kimliğini yok edemeyeceğini vurgularken, DEM Parti “Enfal, Kürt halkına dönük sistematik yok etme politikasının en ağır halkalarından biri olarak hafızalara kazındı” açıklamasında bulundu.
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani de, Enfal Katliamı’nın 38. yıldönümü vesilesiyle yayımladığı mesajda, devrik Baas rejiminin Kürt halkına yönelik saldırılarını sert bir dille kınadı.
Bafıl Talabani: ‘Hiçbir güç Kürt kimliğini yok edemez’
YNK Başkanı Bafıl Talabani, Enfal Katliamı’nın yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Kürt halkının bedeninde açılan derin yaraların her zaman halka ve toprağa içtenlikle hizmet etmek için bir motivasyon kaynağı olduğunu söyledi.
Talabani, Kürtleri yok etmeye yönelik suç ve niyetlerin acı bir tarihin parçası olduğunu, ancak aynı zamanda ulusal iradenin ayakta kalması ve güçlenmesi için bir cesaret kaynağına dönüştüğünü ifade etti. Bu iradenin hiçbir güç tarafından yok edilemediğinin altını çizdi.
Talabani, Enfal trajedisini halka karşı işlenmiş bir soykırım ve büyük bir kalp yarası olarak nitelendirdi ve bu acının her zaman önünde duracaklarını ve halkın kaybettiği sevdiklerini saygıyla anacaklarını belirtti.
Enfal kurbanlarının yakınlarının duyduğu derin kaygıyı anladığını dile getiren Talabani, YNK olarak hedeflerinin bu acıları umuda dönüştürmek ve vatandaşlar için yeni bir yaşam inşa ederek geçmişin acılarını telafi etmek olduğunu vurguladı. Daha iyi bir yaşamın ancak tarafların kardeşliği ve birliğiyle kurulabileceğini belirten Talabani, mesajını Enfal’de katledilenlerin ruhuna selam göndererek tamamladı.

Mesud Barzani: ‘182 bin masum insan Kürt olduğu için katledildi’
KDP lideri Mesud Barzani, Enfal Soykırımı’nın 38. yıl dönümü münasebetiyle bir mesaj yayımladı. Barzani, Enfal’in sadece geçmişin bir acısı değil, aynı zamanda Irak devletinin tazmin etmesi gereken hukuki bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
Barzani mesajında, “Eski Irak yetkilileri tarafından planlı bir şekilde yürütülen bu insanlık dışı saldırılar sonucunda 182 bin Kürt vatandaşı, hiçbir suçu olmaksızın sadece Kürt oldukları için şehit edildi veya kaybedildi” dedi. Enfal’in sadece toplu katliamlarla sınırlı kalmadığını; kimyasal saldırılar, zorunlu göç, Araplaştırma politikaları, demografik yapının değiştirilmesi ve binlerce köyün yakılıp yıkılmasının Kürt halkının yaşam temellerini yok etmeye yönelik bir girişim olduğunu hatırlattı.
“Enfal büyük bir adaletsizlikti; aynı zamanda hiçbir koşulda göz ardı edilmemesi gereken, şimdiki ve gelecek nesiller için önemli bir derstir” diyen Barzani, “Uluslararası düzeyde bu suçlar ‘soykırım’ olarak tanınmalıdır. Irak’ta bu tür trajedilerin bir daha asla tekrarlanmayacağına dair kesin güvenceler sağlanmalıdır. Aynı zamanda milletimize yönelik gerçekleştirilen bu soykırımı telafi etmek ve mağdurların acılarını dindirmek Irak devletinin asli görevidir” ifadelerini kullandı. Barzani mesajını, “Enfal şehitlerinin ve tüm Kürdistan şehitlerinin aziz ruhlarına binlerce selam gönderiyor, onurlu ailelerin acısını yürekten paylaşıyoruz” sözleriyle tamamladı.
Neçirvan Barzani: ‘Irak Federal Hükümeti tazminat sağlamalı’
Irak Federe Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani X mesajında, “Enfal mağdurlarının onurlu duruşlarına en içten saygılarımızı sunuyoruz. Irak Yüksek Ceza Mahkemesi’nin kararına göre, Irak Federal Hükümeti’nin, kurbanların ailelerine maddi ve manevi tazminat sağlaması zorunludur. Uluslararası düzeyde, Enfal’ın soykırım olarak tanınması için çabalarımızı sürdürmeye devam ediyoruz” dedi.
ئەمڕۆ یادی بهئازارى (٣٨) ساڵەی شاڵاوە بەدناوەکانی ئەنفالى ١٩٨٨ دەکەینەوە. ئەو تاوانه سامناكهى ڕژێمی پێشووی عێراق ئهنجامى دا كه زياتر لە ١٨٢ هەزار منداڵ، ئافرهت، پیاو و گەنجی بێتاوانى كوردستانى، تيايدا بوونە قوربانی. ئهنفال تهنيا تاوانێك نهبوو، بهڵكوو هەوڵی نهزۆكى…
— Nechirvan Barzani (@IKRPresident) April 14, 2026
DEM Parti: ‘İnsanlığa karşı işlenmiş büyük bir suç’
DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu, Enfal Katliamı’nın 38’inci yıl dönümü dolayısıyla açıklama yaptı. Açıklamada, Enfal Katliamı’nın Kürt halkına yönelik sistematik bir yok etme politikasının en ağır halkalarından biri olduğu belirtilerek, “Enfal Katliamı insanlığa karşı işlenmiş büyük bir suçun adıdır” denildi. Katliamda binlerce insanın yaşamını yitirdiği, köylerin yok edildiği ve halkın kimliğinin hedef alındığı ifade edilen açıklamada, yaşananların hafızalarda derin izler bıraktığı kaydedildi.

Açıklamada, bu tür olayların hatırlanmasının yalnızca geçmişi anmak anlamına gelmediği vurgulanarak, “Bu acıyı unutmamak, sadece geçmişi anmak değildir; bugün hâlâ farklı biçimlerde sürdürülen inkâr ve yok sayma politikalarına karşı söz kurmaktır” ifadelerine yer verildi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise X mesajında, “Enfal Katliamı’nın üzerinden 38 yıl geçti. 14 Nisan 1988, Kürt halkının hafızasında karanlık bir gündür. Binlerce insanın hayatını kaybettiği, köylerin yerle bir edildiği, kimlik ve varlığın hedef alındığı bu tarih; sadece belirli bir dönemin adı değil, insanlığa karşı işlenmiş ağır bir suçun adıdır. Enfal Katliamı’nda yaşamını yitiren tüm şehitleri saygıyla anıyoruz” dedi.
Ji ser Komkujiya Enfalê re 38 sal derbas bûn. 14ê Nîsana 1988an di bîra gelê Kurd de rojeke tarî ye. Ev dîroka ku bi hezaran kesan jiyana xwe ji dest dan, gund hatin hilweşandin û nasname û hebûn hatin hedefgirtin, ne tenê navê serdemeke diyarkirî ye, navê sûcekî giran ê li dijî… pic.twitter.com/co7QpllsoO
— Tuncer BAKIRHAN (@tuncerbakirhan) April 14, 2026
Sudani: Diktatör rejimin işlediği ırkçı bir suçtur
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani de, Enfal Katliamı’nın 38. yıldönümü vesilesiyle yayımladığı mesajda, devrik Baas rejiminin Kürt halkına yönelik saldırılarını sert bir dille kınayarak, günümüz Irak’ının demokratik birliğine vurgu yaptı.
Başbakan Sudani, sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı anma mesajında, Enfal Katliamı’nı “insanlık dışı ve ırkçı” olarak nitelendirdi.
Sudani, mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Derin bir üzüntü ve acı dolu bir anmayla; devrik diktatörlük rejimi ve suç çetelerinin vahşi ‘Enfal harekatları’ kapsamında Kürt halkımıza karşı işlediği ırkçı suçların 38. yıl dönümünü yaşıyoruz. Otuz yılı aşkın bir süre önce; şehirlerde, köylerde ve kasabalarda yaşayan savunmasız Kürt kardeşlerimiz; tüm insani değerlerden, geleneklerden ve yasalardan uzak, en iğrenç öldürme ve işkence yöntemlerine maruz bırakıldı.”
Geçmişin acılarına rağmen bugünün Irak’ında sağlanan toplumsal barışa dikkat çeken Sudani, şöyle devam etti:
“Bu canice saldırıları andığımız bugünde; tüm Iraklıların ayrımcılık, hedef gösterme veya dışlanma olmaksızın, onur ve özgürlük içinde yaşadığı; demokratik, anayasal ve çoğulcu bir sistem çatısı altında ülkemizin birliğiyle, bileşenlerimizin ve halklarımızın kardeşliğiyle gurur duyuyoruz.”
Irak Başbakanı, mesajını şu sözlerle noktaladı:
“Irak’ın ölümsüz şehitlerine rahmet ve mağfiret; zalimlere, suçlulara ve katillere ise zillet ve utanç olsun.”
Enfal Katliamı
1986–1989 yılları arasında Irak devleti tarafından Federe Kürdistan Bölgesi’nin tamamında gerçekleştirilen askerî harekât “Enfal” adıyla yürütüldü. Enfal, Kur’an’daki sekizinci surenin ismi ve “ganimet” anlamına geliyor. Saddam Hüseyin, soykırım harekâtı için bu ismi tercih etmiş ve sekiz aşama olarak planlamıştı.
Middle East Watch tarafından “Irak’ta Soykırım / Kürtlere Karşı Yürütülen Enfal Askerî Harekâtı” adıyla yayımlanan rapora göre, en az 182 bin Kürt katledildi; köyleri yerle bir edilen on binlerce Kürt toplama kamplarına alındı, işkenceye maruz kaldı, gözaltında kaybettirildi, toplu mezarlara gömüldü ve mülteci durumuna düşürüldü.
Enfal Soykırımı süresince Irak Federe Kürdistan Bölgesi’nin hemen her yerinde kimyasal silahlar da kullanıldı. En dramatik aşamalardan biri Halepçe’de yaşandı; burada kullanılan kimyasal silahlar sonucunda 16 Mart 1988’de en az 5 bin Kürt yaşamını yitirdi.
1 Mart 2010’da Irak Yüksek Ceza Mahkemesi, Halepçe Katliamı’nı soykırım olarak tanımlamasına rağmen, sorumlular cezalandırılmadı. Bu katliam, Irak ve Kürdistan Bölgesi’nin yanı sıra İngiltere, İsveç ve Norveç parlamentolarında da “soykırım” olarak tanındı.
Kürtlere ve Şii Araplara yönelik soykırım suçlarından sorumlu tutulan Saddam Hüseyin, 2003’te iktidardan düşürüldükten sonra kayıplara karışmış, ancak Aralık 2003’te Tikrit’te yakalanmıştı. Saddam Hüseyin, 1982’de 140’tan fazla Şii’nin öldürülmesinden dolayı yargılandığı davada idama mahkûm edilmiş ve cezası 30 Aralık 2006’da infaz edilmişti. Saddam Hüseyin aynı zamanda Enfal ve Halepçe katliamları nedeniyle de yargılanıyordu, ancak davalar sonuçlanmadan idam edilmişti.
Saddam Hüseyin dönemi yetkililerinden “Kimyasal Ali” lakaplı Ali Hassan el Mecid 25 Ocak 2010’da idam edildi. El Mecid, Enfal ve Halepçe katliamlarından suçlu bulunmuştu. Barzan İbrahim el Tikriti ve Avad Ahmed Bender 15 Ocak 2007’de, Başkan Yardımcısı Taha Yasin Ramazan 20 Mart 2007’de idam edilmişti.




