6 yıl önce Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nde okurken aniden ortadan kaybolan Gülistan Doku dosyası yeniden açıldı. Kayıp olarak aranan Gülistan Doku dosyayı cinayet büroya devredildi, fail olarak aralarında Tunceli eski Valisi Tuncay Sonel’in oğlunun da bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı, yurtdışındaki bir şüpheli için yakalama emri çıkarıldı.
Yeni bir operasyonunun da yapılması bekleniyor.
Gözaltına alınanlar sorgulanmak üzere dün Dersim’e getirildi. Dersim Barosu, ilkesel olarak şüphelilere müdafilik yapmayacağını açıklamıştı. Ancak Doku ailesinin avukatının çağrısı üzerine baro bu kararını kaldırdı. Doku ailesinin avukatı, soruşturmanın sıhhatli yürümesi için şüphelilere zorunlu müdafilik yapılmaması yönündeki kararın kaldırılmasını talep etmişti.
Avukat Çimen’den yeni açıklama
Avukat Ali Çimen, Gülistan Doku soruşturması kapsamında yapılan gözaltılara dair açıklama yaptı. Gülistan Doku’nun kullandığı telefona ait sim kartının, dönemin üst düzey bir kamu görevlisine teslim edildiğini hatırlatan Çimen, bu sim kartın daha sonra Ankara’da siber bir çeteye verildiğini belirtti.
Gülistan Doku’nun kullandığı telefona ait sim kartının, 18 Ocak 2020’de bir polis memurunun telefonuna takıldığını ve gece 04.00’da Gülistan Doku’ya ait sosyal medya hesaplarındaki verilerin silindiğini aktaran Çimen, “Bunu gerçekleştiren kişi daha önce bize mail yoluyla başvuran bir itirafçı. Şu an gözaltında. Bu gözaltındaki kişiyle Tuncay Sonel’in bağlantı içinde olduğu HTS ve banka kayıtlarıyla sabit hale geldi. Dolayısıyla Tuncay Sonel hakkında daha önce de şikayetlerimiz söz konusuydu. Halen onun mülkiye müfettişi olarak görev yapmasını dosya açısından çok sakıncalı olarak görüyoruz. Dosyaya müdahaleleri söz konusu. Bu nedenle bir an önce açığa alınıp, gerçekleştirdiği suçlarla ilgili gözaltına alınıp, tutuklanmasını talep ediyoruz” ifadesinde bulundu.
“Artık örtbasın maddi delillerle ortaya konulduğu bir aşamadayız”
🗣️Doku ailesinin avukatı Ali Çimen:
“Eski Vali Tuncay Sonel hâlâ mülkiye başmüfettişi ve şu an Tunceli’de. Bu kişi görevde kaldığı sürece soruşturmanın sağlıklı ilerlemesi mümkün değildir”
İzlemek için:… pic.twitter.com/UVqWJbwCgQ
— İlke TV (@ilketvcomtr) April 15, 2026
‘Vali hackere para gönderdi’
Hacker’in polis Gökhan Ertok olduğunu söyleyen Çimen, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Bu Gökhan’ın özelliği hacker olmasıdır, bir siber çeteye hizmet etmesidir. Dolayısıyla Tuncay Sonel’in de bu siber çeteyle ilişkilenip, Gülistan Doku dosyasında kendileri aleyhine olabilecek olası delilleri silmesi için siber çeteyle bir ilişkiye girdiği görülüyor. Aralarında para trafiği de var. Birbirleriyle görüştüklerine dair HTS kayıtları da var. Bu yönüyle Tuncay Sonel’in eylemi artık gerçekleşmiştir. Yargılanmasını talep ediyoruz.”
Çimen ayrıca tüm kadınlara Tunceli Adliyesi’ne gelerek Doku ailesine destek verme çağrısında bulundu.
Sosyal medya hesabından da paylaşım yapan Avukat Ali Çimen, “Gülistan Doku dosyasında üst düzey kamu görevlisi olarak kodlanan fail Tuncay Sonel’dir” paylaşımında bulundu.

Öte yandan Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in, 5 Ocak’ta Gülistan Doku’nun telefonunun son sinyal verdiği nokta olan Sarısaltuk viyadüğünden 4 defa geçtiğini gösteren Plaka Tanıma Sistemi görüntüleri ortaya çıktı.
Mustafa Türkay Sonel’in araçta firari Umut Altaş ile olduğu görüldü.
Gülistan DOKU dosyasında üst düzey kamu görevlisi olarak kodlanan fail Tuncay SONEL dir.
— Ali ÇİMEN (@av_cmn) April 15, 2026
Anne Bedriye Doku: Kızımın cenazesini almadan gitmeyeceğim
Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku ise 6 yıldır kızını beklediğini ve evlerinde yas olduğunu dile getirdi. Bedriye Doku, “Ne gündüzüm gündüz ne gecemiz gece ne de işimiz iş gibi. Bayram geliyor, Gülistan yine yok. Balkona çıkıyorum, ‘Gülistan neredesin?’ diye soruyorum. Savcı bana, ‘Teyze, seni üzmek istemiyorum. Kızın yaşamıyor’ dedi. Tuncay Sonel bana kızımın cenazesini versin. Kızımın cenazesini almadan buradan gitmeyeceğim. Bedenimde ruh olduğu sürece bunun mücadelesini vereceğim” şeklinde konuştu.
🗣️Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku:
🔸“Kardeşimin cinayete kurban gittiğini ve dönemin valisinin oğlu tarafından öldürüldüğünü Altaş ailesinden öğrendim.”
🔸“Dosyamız çok kritik bir aşamada, önemli gelişmeler yaşanıyor”
🔸“Yaşananlar, delillerin sistematik şekilde ortadan… pic.twitter.com/J8aTFUhyOb— İlke TV (@ilketvcomtr) April 15, 2026
Gülistan Doku’nun kaybolduğu günden bugüne
Gülistan Doku’nun ayrıldığı Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) yurduna dönmemesi üzerine emniyete haber verildi ve kent genelindeki MOBESE kayıtlarını incelemeye aldı. İncelemelerde Doku’nun saat 11.29’da Sihenk (Atatürk) Mahallesi Tunceli Valiliği binasının karşısında minibüs durağından üniversite aracına bindiği tespit edildi, ancak araçtan nerede indiği tespit edilemedi.
Olaya ilişkin başlatılan soruşturmada, 7 Ocak’ta Gülistan Doku için Uzun Çayır Baraj Gölü üzerindeki Dinar Köprüsü çevresinde “intihar” ihtimali üzerinden arama çalışmaları başlatsa da, sonuçsuz kaldı. Ağustos 2020’de “Ulusal Kriminal Büro”nun hazırladığı raporda, Gülistan Doku’nun en son görüldüğü Dinar Köprüsü’nde “intihar” olasılığını gösterecek hareketlilik yaşanmadığı belirtilerek, “İntihar” ihtimali çürütüldü. Ardından Gülistan Doku’nun en son görüştüğü kişinin erkek arkadaşı olduğu belirtilen Zaynal Abarakov olduğu tespit edildi. Böylece Abarakov ve polis babası Engin Yücer dosyada şüpheli olarak yer aldı.
Ortaya çıkan bulgulara rağmen uzun süre Abarakov’un incelemeye alınmayan telefonuna, kamuoyu baskısı sonucu 27 Şubat’ta savcılık talimatıyla el konuldu. Soruşturma devam ederken 22 Temmuz’da Abarakov ve Gülistan Doku’nun birlikte son görüldükleri görüntü bilirkişi tarafından incelendi. Bilirkişi raporunda Abarakov’un görüntüsü için, “ihtar-ikaz-izah anlamında bedensel hareketleri okunmakta” ifadelerine yer verildi. Tüm bu deliller sonrası Abarakov ifadeye çağrılsa da, sonrasında ifadesinin alınmadığı ortaya çıktı.
Doku ailesinin avukatı Ali Çimen’e 14 Eylül’de dava ile ilgili belgeleri basınla paylaştığı için soruşturma açıldı. Gülistan Doku’nun kaybolduğu günden itibaren delileri kararttığı ve Abarakov’la işbirliği yaptığı belirtilen Engin Yücer, 11 ay sonra açığa alındı. 21 Ocak 2021’de ise “Gülistan Doku’nun bilgilerini ifşa ettiği gerekçesiyle” meslekten ihraç edilen Yücer’e, aynı suçlamayla 20 Ocak 2022’de 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
Soruşturma devam ederken Gülistan Doku’nun ailesi, 2 Ocak 2022’de Tunceli Adliyesi önünde oturma eylemi başlattı ve vali ile görüşmek istedi. Burada polislerce engellenen aile, kızlarının akıbetini sormak için 23 Şubat 2022’de gittikleri Ankara’da Adalet Bakanlığı’ndan görüşme talebinde bulundu. Dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’da ailenin talebini, “müsait olmadığı” gerekçesiyle reddetti. Bunun üzerine Adalet Bakanlığı önünde oturma eylemine geçen aile, polislerce gözaltına alındı. Sağlık kontrolünün ardından serbest bırakılan aile, ertesi gün Adalet Bakanlığı’na gitmek istedi fakat yine polis tarafından engellendi. Sonrasında Ankara’da siyasi partilerle görüşen aile, araştırma komisyonu kurulmasını istedi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) ailenin talebi üzerine 23 Şubat 2022’de araştırma komisyonu kurulması için önerge verdi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İYİ Parti’nin de destek verdiği önerge, AKP-MHP oylarıyla reddedildi.
Bununla birlikte soruşturma sürecinde Abarakov’un polislikten ihraç edilen babası Engin Yücer’e ait olan ve Gülistan Doku’nun zorla bindirilmeye çalışıldığı otomobilin, 2021’de soruşturmanın başlatıldığı gün kent dışına çıkarıldığı ortaya çıktı. Sanık Abarakarov, 17 Mart 2022’de Antalya’da gözaltına alındı. Abarakov’un ifadesi, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden soruşturmanın yürütüldüğü Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alındı. “Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçlamasıyla hakkında tutuklama talep edilen Abarakarov, 18 Mart 2022’de Tunceli Sulh Ceza Mahkemesi tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Abarakov’un adli kontrol kararı uygulanacağı belirtilen adrese “kimse yok” denilerek, aylarca tebliğ edilmediği de yine 12 Ekim 2022’de ortaya çıktı.
Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, 6 Kasım 2023’te ise yeni Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu ile görüşmek istedi. Talebi yanıtsız kalan Aygül Doku, sanal medya hesabından paylaşımda bulundu. Ardından 9 Kasım 2023’te Vali Tekbıyıkoğlu ve İl Emniyet Müdürü Hakan Yılmaz’la valilik binasında görüşen Aygül Doku, görüşme sonrasında dosyanın yeniden inceleneceğine dair bilgi verildiğini aktardı.
700 saatlik görüntü
Son olarak dava savcısının değişmesinin ardından, 31 Ekim 2025’te Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait 700 saatlik Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) ile iş yeri güvenlik kamerası görüntüleri dosyaya girdi.
Gülistan Doku’nun ailesi, 7 Şubat’ta ise X hesabında dosyaya dair paylaşımlarda bulunarak, faillerin 6 yıl sonra açığa çıktığını belirterek, adalet talebinde bulundu.
Aradan geçen 6 yıla ve değişen 3 savcıya rağmen, “Gülistan Doku’ya ne oldu?” sorusundan vazgeçmeyen ailenin mücadeledeki inadı ve kadın kurumlarının sahiplenilmesiyle birlikte -dosyada bir ilerleme sağlanamasa da- soruşturma bugüne kadar sürdü. Öyle ki, 6 yıldır geri adım atmayan ailenin ve kadınların mücadelesi sonucu 13 kişi gözaltına alındı. İl Jandarma Müdürlüğü’ndeki işlemleri süren 13 kişinin Cuma günü Tunceli Adliyesi’ne getirilmesi bekleniyor.
Sosyal medyada kimi iddialar
İfade işlemleri sürerken sosyal medya hesaplarından birçok iddia da ortaya atılıyor. Bilişim uzmanı polis G.E.’nin telefonuna Gülistan Doku’nun sim kartını takarak Whatsapp ile Instagram’a girdiği ve yazışmaları sildiği belirtildi. Yine Abakarov ile Gülistan Doku’ya ait olan yazışmalar paylaşıldı. Ayrıca oğlunun Gülistan Doku ve Abakarov’u tanımadığını iddia eden eski Tunceli valisi Tuncay Türkay Sonel’in de ilk olarak görevden uzaklaştırılacağı, sonrasında ise gözaltına alınacağı iddiaları konuşuluyor.
‘Deliller karartıldı’
Dêrsim Kadın Platformu sözcüsü Nurşat Yeşil, “Bu ilde yaşayan insanların hayatlarından sorumlu olan, onları korumakla yükümlü olan kişi ya da kişiler maalesef delilleri karartmış” dedi. Olayın örtbas edildiğine dikkat çeken Nurşat Yeşil, “Bir ailenin 6 yıldır acı çekmesine neden olundu. 6 yıl sonra da olsa gerçeklerin açığa çıkması umut vericidir. Bu durum yalnızca Gülistan Doku olayı açısından değil; bu ülkede katledilen ya da şüpheli şekilde hayatını kaybeden tüm kadınların akıbetlerinin aydınlatılması açısından umut vericidir” diye belirtti.
Olayı örtbas edenlerin gerekli cezayı alması gerektiğini vurgulayan Nurşat Yeşil, “Umuyoruz ki bundan sonra güçlülerin korunmadığı, adaletin gerçekten yerini bulduğu bir döneme gireriz. Elbette mesele sadece gözaltına alınan kişilerle sınırlı değil. Gözaltına alınanların çoğunun kamu görevlisi olduğunu görüyoruz. Bu kamu görevlilerinin susmasına neden olan bir mülki amirin de olduğu açıktır. Umut ediyoruz ki bundan sonraki süreçte gözaltılar artar ve bu olayı örtbas eden herkes gerekli cezayı alır. Bizler açısından bu gelişmeler umut vericidir” şeklinde konuştu.
Kadınlar ve ailelerin mücadeleden vazgeçmemesi durumunda gerçeklerin mutlaka açığa çıktığına şahitlik ettiklerini dile getiren Nurşat Yeşil, “Umuyoruz ki bundan sonra daha iyi gelişmeler yaşanır ve bu süreç tüm kadın cinayetlerinin aydınlatılması açısından da umut verici bir örnek olur” dedi. (MA)
Akın Gürlek’ten Gülistan Doku açıklaması: Sonuna dek gidilecek




