İngiltere’de İşçi Partisi hükümeti, Peter Mandelson’ın ABD büyükelçisi olarak atanmasına ilişkin “güvenlik soruşturması” kriziyle sarsılıyor. Hükümet cephesi, Mandelson’ın üst düzey güvenlik onayını alamadığının Başbakan Keir Starmer’a bildirilmediğini öne sürerken, muhalefet yaşananları doğrudan Başbakanın siyasi sorumluluğu olarak gösteriyor.
Teknoloji Bakanı Liz Kendall, BBC’ye yaptığı açıklamada Starmer’a Mandelson’ın gerekli güvenlik statüsünü aldığı bilgisinin verildiğini söyledi. Kendall, güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğunun biliniyor olması halinde Starmer’ın bu atamayı yapmayacağını ifade etti. Benzer şekilde Dışişleri Bakanı David Lammy de Başbakanın bu bilgiyi bilseydi Mandelson’ı göreve getirmeyeceğini savundu.
Sorumluluk tartışması büyüyor
Muhalefet partileri ise hükümetin savunmasını yeterli bulmuyor. Muhafazakâr Parti’den Alex Burghart yaşananların sorumluluğunun Starmer’a ait olduğunu belirtirken, Liberal Demokrat lider Ed Davey başbakanın “çok katmanlı bir muhakeme hatası” yaptığını söyledi. Reform UK’den Robert Jenrick de Starmer’ın ülkeyi yönetmeye uygun olmadığını savundu.
Tartışmalar, Starmer’ın pazartesi günü parlamentoda milletvekillerinin sorularını yanıtlayacak olması nedeniyle daha da büyümüş durumda. Hükümet ise sürecin baştan sona “doğru işletildiği” yönündeki önceki açıklamaların yeni bilgilerle sorgulandığını kabul ediyor.
Dışişleri bürokrasisinde çatlak
Krizin merkezinde yalnızca siyasi iktidar değil, Dışişleri Bakanlığı bürokrasisi de bulunuyor. Güvenlik taramasındaki olumsuz sonuca rağmen Mandelson’ın atanmasına nasıl onay verildiği tartışılıyor.
Hükümetin, Dışişleri Bakanlığı’nın üst düzey yetkililerinden Sir Olly Robbins’i görevden alması yeni bir gerilim yarattı. Robbins’in destekçileri, güvenlik soruşturmasının gizliliği nedeniyle bilgilerin doğrudan paylaşılmasının mümkün olmadığını savunuyor.
Eski üst düzey bürokrat Helen MacNamara da Robbins’in görevden alınmasına karşı çıkarak hükümetin sorumluluğu dağıtmaya çalıştığını ileri sürdü. İngiliz basınına göre Robbins’in Dış İlişkiler Komitesi’nde yeniden ifade vermesi bekleniyor.
Hızlandırılmış süreç tartışılıyor
İçişleri Bakanı Yvette Cooper’ın daha önce Mandelson dosyasında “öncelikli onay” yönteminin kullanıldığını doğruladığı, ancak tüm kontrollerin yapıldığını savunduğu belirtiliyor.
Buna rağmen İngiliz basınında yer alan haberlere göre asıl sorun, güvenlik soruşturması tamamlanmadan önce atamanın ilan edilmesi oldu. Hükümetten Douglas Alexander da bu sıralamanın “hata” olduğunu kabul etti.
Atama süreci
Peter Mandelson’ın ABD büyükelçisi olarak atanacağı 20 Aralık 2024’te duyuruldu. Mandelson göreve ise 10 Şubat 2025’te başladı. Daha sonra ortaya çıkan bilgilere göre güvenlik soruşturmasının olumsuz sonucu bu süreçte gelmesine rağmen atama geri çekilmedi.
Krizin büyümesinde bu durumun etkili olduğu belirtiliyor. İngiliz basını, atamanın güvenlik soruşturması tamamlanmadan duyurulmasını sürecin temel sorunu olarak değerlendiriyor.
epstein geçmişi yeniden gündemde
Mandelson’ın adı yalnızca güvenlik soruşturmasıyla değil, Jeffrey Epstein bağlantıları nedeniyle de tartışmalıydı. Bu geçmiş, son gelişmelerle birlikte yeniden gündeme geldi.
Bu nedenle tartışma, yalnızca bürokratik bir süreç meselesi olmaktan çıkarken, hükümetin siyasi tercihleri ve karar alma kapasitesi açısından daha geniş bir krize dönüştü.
Güvenlik soruşturması gizli
Mandelson’ın neden üst düzey güvenlik izni alamadığına ilişkin ayrıntılar ise kamuoyuna açıklanmadı. Bireysel güvenlik soruşturması sonuçlarının gizliliği nedeniyle bu bilgilerin paylaşılmadığı belirtiliyor.




