Esra Işık’ın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi

Milas Ağır Ceza Mahkemesi, Esra Işık’ın tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı düzenlenen protestoların ardından tutuklanmasına yapılan itirazı reddetti. Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, Akbelen savunucusu Esra Işık’ın tutukluluğunun son derece haksız olduğunu belirtti.

Esra Işık’ın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi
Esra Işık’ın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 21 Nisan 2026 13:09
  • Güncellenme: 21 Nisan 2026 14:41

Esar Işık, Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı düzenlenen protestoların ardından 30 Mart gecesi gözaltına alınarak tutuklanmıştı.

Hakkında hazırlanan iddianemeyi kabul eden Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi, Esra Işık’ın tutukluğuna yapılan itirazı reddetti. Esra Işık, 27 Nisan’da hakim karşısına çıkacak.

Bu karara karşı yapılan itirazı Milas Ceza Mahkemesi karara bağladı.

Mahkeme, “suçun vasıf ve niteliği, mevcut delil durumu, delillerin henüz tam olarak toplanmamış olması ve tutuklulukta geçen süre” gerekçesiyle Esra Işık’ın tutukluluk halinin devamına yönelik karara yapılan itirazı reddetti.

Erinç Sağkan: Son derece haksız bir tutukluluk

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, Akbelen savunucusu Esra Işık’ın tutukluluğunun son derece haksız olduğunu belirtti:

“20 günü aşkın süredir tutuklu, son derece haksız bir tutukluluk. Tutukluğun gerekçesi de aslında kendiliğinden bu haksız tutuklamayı ortaya koyuyor çünkü Esra’nın ne kaçma gerekçesinden bahsedilmiş ne delilleri karartma ihtimalinden bahsedilmiş bir tutuklama nedeni olarak. Devam etmekte olan diğer keşiflerde bilirkişileri etkileme ihtimalinden bahsedilerek bir varsayımla tutuklanması gibi bir hukuki garabetle karşı karşıyayız. 27’sinde duruşması olacak. Biz Esra Işık’ın tahliye olacağını biliyoruz ancak bunun insanları yanıltmaması gerekiyor çünkü Esra’yı tutukladıkları andan itibaren bugüne kadar olan süreçte elde edilmek istenen amaç hasıl olmuş durumda, bu haksızlığı yapanlar bakımından. O gözdağı verildi, oradaki köylülerin, toprağına sahip çıkan insanların direnişine ilişkin bir önüne ket vurulmak isteniyordu, bunlar gerçekleştirilmiş oldu.

İnsanların korkutulmaya, bastırılmaya çalışıldığı bir süreci yaşıyoruz ve maalesef yargısal süreçler bunlara alet ediliyor. Esra Işık’ın dosyasını takip edeceğiz, 27’sinde Milas’ta olacağız. Kendisinin daha önemli bir çağrısı vardı, ben dün de bunu dile getirmeye gayret ettim. Bugün de onun altını çizelim, özellikle Anayasa Mahkemesi’nin önünde zeytinlikleri ranta açan yasal düzenlemenin iptali için bir dosya duruyor şu anda ve bu alanlar özellikle Akbelen tarafında artık fiili el koyma noktasına kadar ilerledi bu hukuki süreçler. Keşifler sonlandı, acele kamulaştırma işlemleri tamamlandı. Artık ücretlerin ödenip fiili el koyma süreçleri başlayacak.

Haliyle Anayasa Mahkemesi’nin önündeki dosyanın bir an önce sağlıklı bir çerçevede, yaşam hakkı değerlendirmesi çerçevesinde, anayasal haklar çerçevesinde hızlı bir şekilde irdelenmesi, ivedi şekilde dosyanın gündeme alınması gerekiyor. Yoksa daha geç bir takvimde o yasal düzenleme iptal edilse dahi maalesef atı alan Üsküdar’ı geçmiş olacak. Buna da tabii ki yargı makamlarının müsaade etmemesi gerektiğini düşünüyorum.”