• Ana Sayfa
  • Ekoloji
  • Hakkari-Van Karayolu’ndaki heyelanın arkasında ÇED onaylı atık projesi mi var?

Hakkari-Van Karayolu’ndaki heyelanın arkasında ÇED onaylı atık projesi mi var?

Hakkari ile Van arasındaki karayolunun çökmesine neden olan heyelanın, 30 milyon TL’lik bütçeyle inşa edilen ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan ÇED onayı alan Entegre Katı Atık Yönetimi Projesi’nden kaynaklandığı öne sürülüyor.

Hakkari-Van Karayolu’ndaki heyelanın arkasında ÇED onaylı atık projesi mi var?
Hakkari-Van Karayolu’ndaki heyelanın arkasında ÇED onaylı atık projesi mi var?
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 24 Nisan 2026 09:32

Hakkari’nin Akçalı köyü sınırları içerisindeki Beyaztaş mevkiinde kurulan ve Hakkari Belediyeleri ile İl Özel İdaresi Katı Atık Yönetim Birliği tarafından hayata geçirilen Entegre Katı Atık Yönetimi Projesi’nin, bölgedeki toprak kaymasının ana sorumlusu olduğu öne sürüldü. MA’da yer alan habere göre, projenin yer aldığı alanın jeolojik raporlarda “heyelan riski taşıyan bölge” olarak işaretlenmesine rağmen, tesisin “riskler değerlendirildi” ifadesiyle inşa edildiği belirtiliyor. Bakanlığın 2019 yılında projeye “nihai kabul” ile ÇED raporu verdiği, ancak söz konusu raporda zemin stabilitesi ile ilgili hayati detayların göz ardı edildiği ileri sürülüyor.

2 milyon metreküp toprak kaydı

Avrupa Birliği hibesiyle desteklenen ve 2049 yılına kadar faaliyet göstermesi planlanan tesis, yaklaşık iki yıl önce faaliyete başladı. Ancak, 10 gün önce etkili olan sağanak yağışlar sonrası bölgede 2 milyon metreküp civarında bir toprak kayması yaşandığı ve bu durumun Hakkari-Van karayolunu tamamen çökerttiği ifade ediliyor. Göçük nedeniyle kent merkezinin dış dünyayla olan ulaşım bağlantısının kesildiği ve aradan geçen 10 güne rağmen henüz alternatif bir çözüm üretilemediği aktarılıyor.

“Geçici kabul” savunması ve inceleme süreci

Hakkari Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, heyelanın tesis sahasından kaynaklandığı kabul edilirken, dikkat çeken bir detaya yer verildi. Açıklamada, iki yılı aşkın süredir faaliyette olan tesisin aslında henüz “geçici kabul” aşamasında olduğu ve yüklenici firmaya eksikliklerin giderilmesi için 2026 yılının Ekim ayına kadar süre tanındığı savunuldu. Yapısal ve zemin kaynaklı ağır hasarlar nedeniyle tesisin geçici olarak kapatıldığı belirtilirken, zemin hareketlerinin teknik açıdan değerlendirilmesi ve olayın nedenlerinin tam olarak aydınlatılması amacıyla kapsamlı bir inceleme sürecinin başlatıldığı bildiriliyor.