Birleşik Arap Emirlikleri, 1 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla OPEC ve OPEC+ koalisyonundan ayrılacağını açıkladı.
Kararın ülkenin uzun vadeli stratejik ve ekonomik planları doğrultusunda alındığı belirtiliyor.
Karar, bölgedeki savaş ve Hürmüz Boğazı ablukasının enerji arzını “tarihi” seviyede kısıtladığı bir dönemde geldi.
Resmi açıklamada, bu kararın BAE’nin sektör politikalarına ilişkin “evrimin” bir parçası olduğu vurgulandı. Ayrılık kararıyla hedeflenen temel amaçlar şöyle özetlendi:
Stratejik Esneklik: Piyasa dinamiklerine daha hızlı ve bağımsız yanıt verebilme yeteneğini artırmak.
Üretim Kapasitesi: BAE’nin uzun süredir hedeflediği günlük 5 milyon varillik üretim kapasitesine ulaşma ve bu kapasiteyi kota sınırlaması olmadan kullanma arzusu.
Sorumlu Katkı: BAE’nin pazar istikrarına “düşünceli ve sorumlu bir şekilde” katkıda bulunmaya devam edeceği ancak bunu örgüt çatısı altında yapmayacağı belirtildi.
Hürmüz Boğazı’nın büyük ölçüde kapalı olduğu 2026 yılında, BAE’nin boğazı baypas eden Füceyre boru hattı ve terminali, ülkeye stratejik bir ihracat üstünlüğü sağlıyor.
Brent petrolün 100-110 dolar bandında seyrettiği ve arz kıtlığının yaşandığı bir ortamda BAE, üretim kotalarının yatırım iştahını frenlediği gerekçesiyle bir süredir grup içinde huzursuzluk yaşıyordu.
BAE, Suudi Arabistan ve Irak’ın ardından örgütün en büyük üçüncü üreticisi konumundaydı. Abu Dabi’nin ayrılışı, sadece fiziksel arz kontrolü açısından değil; aynı zamanda Körfez ülkeleri arasındaki diplomatik birlik ve OPEC’in küresel fiyat belirleme gücü açısından da ağır bir darbe olarak nitelendiriliyor.




