• Ana Sayfa
  • Ekoloji
  • Kiğı’dan madene karşı ortak bildiri: ‘Yaşam hakkımızı savunacağız’

Kiğı’dan madene karşı ortak bildiri: ‘Yaşam hakkımızı savunacağız’

Bingöl’ün Kiğı ilçesi Ölmez köyü mevkiinde yapılması planlanan altın, gümüş ve bakır madeni projesine karşı hukuk mücadelesi kararlılıkla sürüyor. Bingöl Valiliği tarafından verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararının iptali için açılan davada, bölge halkı ve sivil toplum örgütleri keşif mahallinde nöbet tuttu.

Kiğı’dan madene karşı ortak bildiri: ‘Yaşam hakkımızı savunacağız’
Kiğı’dan madene karşı ortak bildiri: ‘Yaşam hakkımızı savunacağız’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 12 Mayıs 2026 10:06

Bingöl İdare Mahkemesi nezdinde açılan Esas 2026/288 ve 370 nolu dava dosyaları kapsamında 11 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen keşfe; mahkeme heyeti, teknik bilirkişiler, avukatlar ve çevre illerden gelen yoğun katılım oldu.

Keşif sırasında bölge halkının yanı sıra Av. Yılmaz Karaarslan, Av. Mehmet Boğatekin, Kayy-Der Eş Başkanı Tuncay Gökçe, Kiğı Tüm Muhtarlar Dernek Başkanı Şevket Delen ve Kiğı Arek Köyü Çevre Derneği Başkanı İbrahim Kudiş hazır bulundu.

Siyasi yelpazenin her kesiminden temsilcilerin (DEM Parti, AK Parti, CHP ve MHP ilçe başkanları) ve çok sayıda köy derneğinin keşfe katılması, projenin toplumsal rızadan tamamen yoksun olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

‘Vahşi madencilikle zehirlenmek istemiyoruz’

Keşif mahallinde mahkeme heyetine ve bilirkişilere sunulan savunmalarda, madencilik faaliyetlerinin yaratacağı ekolojik yıkım tüm detaylarıyla anlatıldı. Yapılan açıklamalarda şu vurgular ön plana çıktı:

“Bu coğrafya atalarımızdan kalan bir doğa harikasıdır. Vahşi madencilik anlayışıyla yapılacak üretim sonucunda toprağımızın ve su kaynaklarımızın zehirlenmesini istemiyoruz. Peri Vadisi üzerindeki tüm su kaynakları, sadece insan yaşamı için değil, tüm doğal döngü için hayati önemdedir. Kimyasal ayrıştırma işlemleri ve sızıntılar, telafisi imkansız zararlar doğuracaktır. Toprağımıza ve suyumuza yapılan bu müdahale, doğrudan yaşam hakkımıza bir saldırıdır.”

Arıcılık ve endemik türler tehdit altında

Keşif sırasında bölgenin ekonomik ve biyolojik zenginliklerine dikkat çekildi. Özellikle dünyaca ünlü coğrafi işaretli Bingöl Balı’nın üretim sahalarının maden sahasıyla iç içe olduğu hatırlatıldı. Bilirkişi heyetine sunulan beyanlarda; arıcılığın bitme noktasına geleceği, endemik çiçek ve bitki türlerinin yok olacağı ve yaban hayatının sistematik bir kuşatmayla karşı karşıya kalacağı belirtildi.

‘Orman kesimi madenin perdelemesidir’

Platform temsilcileri, sahada devam eden ağaç kesimlerine dair çarpıcı bir tespitte bulundu. Henüz sondaj çalışmaları sürerken başlatılan odun kömürü üretimi ve orman kesimi işinin, aslında altın madeni üretimine yönelik bir “perdeleme” olduğu iddia edildi. Teknik heyete gösterilen kesim sahalarında, doğanın şimdiden tahrip edilmeye başlandığı kayıt altına alındı.

Bilirkişi raporu için 45 günlük süre

Halkın ve sivil toplum örgütlerinin yoğun katılımıyla gerçekleşen keşif sonrası mahkeme başkanlığı, akademisyenlerden oluşan bilirkişi heyetine tespitlerini raporlaştırması için 45 gün süre verdi.

Kiğı Peri Vadisi Çevre Platformu çatısı altında birleşen kurumlar, hukuki sürecin takipçisi olacaklarını belirterek, “Oldu bittiye getirilen projelere karşı toprağımızı ve suyumuzu savunmaya devam edeceğiz” mesajı verdi.

Katılımcı Kurumlar ve Platform Bileşenleri: Kayy-Der, Kiğı Online Bilim Kültür Sanat ve Dayanışma Derneği, Arek Eski Kavak Çevre Koruma ve Güzelleştirme Derneği, Kiğı Kültürünü Yaşatma ve Dayanışma Derneği, Munzur Çevre Derneği, Sabırtaş Köy Derneği, Ölmez Köy Derneği, Kiğı Tüm Muhtarlar Derneği, Kiğı Cemevi, Kiğı Spor Grubu, Siyasi Parti İlçe Başkanlıkları (DEM Parti, AK Parti, CHP, MHP).