• Ana Sayfa
  • Kadın
  • Kadınlar asimilasyona karşı direniyor: Kürtçe bize mirastır

Kadınlar asimilasyona karşı direniyor: Kürtçe bize mirastır

Hastaneden belediyeye kadar birçok resmi kurumda kendilerini ifade edemediklerini belirten Xaçortlu kadınlar, Kürtçenin resmi dil olarak kabul edilmesi ve okullarda eğitim dili olması için çağrıda bulundu.

Kadınlar asimilasyona karşı direniyor: Kürtçe bize mirastır
Foto: MA
Kadınlar asimilasyona karşı direniyor: Kürtçe bize mirastır
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 14 Mayıs 2026 11:55

Van’ın İpekyolu ilçesine bağlı Hacıbekir (Xaçort) Mahallesi’nde yaşayan, köyleri 1990’lı yıllarda boşaltıldıktan sonra bölgeye yerleşen Hakkari ve Şırnaklı kadınlar, ana dillerini korumak ve yaşatmak için asimilasyon politikalarına karşı mücadelelerini sürdürüyor.

‘Dilimiz, annemizden, babamızdan bize mirastır’

50 yaşındaki Makbule Bartu, evde, sokakta Kürtçe konuştuğunu belirterek, Kürtçenin tanınması için daha fazla mücadele edilmesi gerektiğini söyledi. Makbule Bartu, “Kürtçe dilimizdir. Kürtçe dışında başka dil bilmiyoruz. Hastaneye gittiğimizde şikâyetlerimizi söyleyemiyoruz. Gittiğimizde dediğimiz tek şey hastayız. Kendimizi kendi ana dilimiz dışında hiçbir dilde ifade edemiyoruz. Herkes kendi evinde çocuğu ile Kürtçe konuşsun. Biz çocuklarımızla Kürtçe konuşuyoruz. Ama belli bir yaştan sonra okula gidiyorlar. Okula giden çocuklarımıza Türkçe eğitim verildiği için kendi dillerini unutuyorlar. Hepimizin Kürtçe konuşması gerekiyor. Kürtçenin resmi dil olmasını istiyoruz. Çünkü biz hiçbir resmi kurumda kendimizi ifade edemiyoruz. En öncelikli talebimiz okullarda Kürtçe eğitimin verilmesi. Dilimiz, annemizden, babamızdan bize mirastır. Kürt dili dilimizdir ve hakkımızdır” dedi.

‘Dil ayıp bir şey değildir’

70 yaşında olan Hanife Aşkan da bu dil ile doğduğunu ve büyüdüğünü ama halen dillerinin inkar edildiğini kaydederek, “Ben dilimi seviyorum, kültürümü seviyorum. Anne babam Kürt’tür ve dilim Kürtçedir. Kürtçe konuşmayanlar da aslını unutan Kürtlerdir. Dil ayıp bir şey değildir. 7 dil de bilsek ve konuşsak kendi dilimiz ve kültürümüzü unutmamalıyız. Resmi bir kuruma gittiğimde yanımda ancak biri olursa işlerimi halledebilirim. Çünkü Kürtçe konuşan kimse yok ve bende Türkçe bilmiyorum” diye konuştu.

‘Çocuklarınızla Kürtçe konuşun’ 

Abdullah Öcalan tarafından başlatılan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinen 50 yaşındaki Behiye Bor, başlayan sürece rağmen halen ana dillerinin inkar edildiğini belirtti. Behiye Bor, “Buradan ailelere sesleniyorum; çocuklarınızla Türkçe konuşmayın, Kürtçe konuşun. Herkes asimile olmuş kendi dilini unutmuş. Dilimize sahip çıkalım, varlığımız da yokluğumuz da dilimizdir”

Cumhurbaşkanı ve Devlet Bahçeli’ye seslenen Bor, cezaevlerindeki tutuklular ve Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması gerektiğini söyleyerek, “Bir yıldır başlatılan bir süreç var ve sürekli erteliyorlar. Bizi oyalamaya çalışmasınlar, biz oyalanacak bir millet değiliz” dedi.

Resmi kurumlarda Kürtçe talebi

Kürtçenin yaşamın her alanında konuşulması gerektiğinin altını çizen Zübeyde Sarıgül, “Barış istiyoruz, kendi ana dilimizi istiyoruz. Bir an önce bu savaşın bitmesini istiyoruz. Birçok Kürt şu an asimile olmuş. Türkçe konuşuyorlar. Bizim gibi ileri yaşta olan insanlar sadece Kürtçe konuşuyor. Türkiye’de bütün resmi kurumlarda Kürtçe dilinin olmasını istiyoruz. Kürtlerin olduğu her yerde Kürtçenin konuşulmasını istiyoruz. Kürtçe bizim için bir yaşam tarzıdır, kimliğimizdir, kültürümüzdür, varlığımızdır. Artık kendi evimizde bile Türkçe konuşmuyoruz” ifadelerini kullandı.

‘Dilimiz yok olmasına izin vermeyeceğiz’ 

Asimilasyon politikalarına karşı yaşamın her alanında kadınlar olarak mücadele edeceklerini söyleyen Zehra Aşkan, “Anadilimiz Kürtçedir. Çocuklarımıza Kürtçe öğretip anadilinde konuşmalarını sağlamalıyız. Kürtçeyi konuşmayı seviyoruz. Çocuklarımızın asimile olmasına izin vermeyeceğiz. Bunun için de her yerde Kürtçe konuşmamız gerekiyor. Dilimizin yok olmasına izin vermeyeceğiz” dedi. (MA)