Cumartesi Anneleri ve İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyonu, eylemlerinin 1103. haftasında 1994 yılında gözaltında kaybedilen Kasım ve Halil Alpsoy’un akıbetini sordu.
Açıklamada, “hakikati bilme hakkı”nın kaybedilen kişinin akıbetinin, nerede olduğunun ve başına ne geldiğinin yakınları ve toplum tarafından öğrenilmesini ifade ettiği belirtilerek, bu hakkın uluslararası insan hakları hukukunda temel bir hak olarak kabul edildiği vurgulandı.
Faili meçhul suçlar birimi için çağrı
Açıklamada, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın zorla kaybetmeler dahil cezasız bırakılan ağır insan hakları ihlallerini de kapsaması gerektiği belirtildi.
Bu birimin yalnızca dosya açan bir mekanizma olarak kalmaması, gerçeğin ortaya çıkarılması, faillerin belirlenmesi ve yargı önüne çıkarılmasını sağlayacak etkinlikte çalışması gerektiği ifade edildi.
Halil Alpsoy 12 Mayıs 1994’te gözaltına alındı
Halil Alpsoy’un 12 Mayıs 1994 gecesi eşi ve 40 günlük bebeğiyle birlikte İstanbul Kanarya’daki evine dönerken, evinin önünde bekleyen polisler tarafından gözaltına alındığı aktarıldı.
Açıklamaya göre polisler, “Merak etme, karakola kadar götürüyoruz. Yarım saat sonra gelir” dedi. Halil Alpsoy beyaz Toros’a bindirilerek götürüldü ve bir daha geri dönmedi.
18 gün sonra, işkence nedeniyle tanınmayacak hale gelen cenazesi Kırıkkale’de ormanlık bir alanda bulundu. Kardeşleri, Halil Alpsoy’u elindeki çocukluk izinden teşhis etti.
Kasım Alpsoy MİT binasına girdikten sonra kayboldu
Halil Alpsoy’un gözaltına alınmasından bir hafta sonra, kuzeni Kasım Alpsoy’un Adana’daki evine baskın düzenlendi.
30 yaşındaki Kasım Alpsoy, 18 Mayıs 1994 sabahı gözaltına alınarak Adana İstihbarat Dairesi’ne götürüldü. Aynı gün serbest bırakıldı, ancak kimliğine el konuldu ve ertesi gün kimliğini almak üzere yeniden gelmesi istendi.
İşkence görmüş halde evine dönen Kasım Alpsoy, ertesi gün kimliğini almak için MİT binasına gitti. Yakını kapıda bekledi, ancak Kasım Alpsoy binadan bir daha çıkmadı.
‘Artık yeter’
Açıklamada, bugüne kadar Kasım ve Halil Alpsoy’un gözaltına alındığının inkâr edildiği ve ailelerin tüm başvurularına rağmen etkili bir başvuru ve giderim yolu sağlanmadığı belirtildi.
Cumartesi Anneleri, “Başta Kasım ve Halil Alpsoy dosyası olmak üzere tüm gözaltında kaybetme dosyalarında, etkili soruşturma yürütülmeden verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararlarına son verin” çağrısında bulundu.
‘Adalet talep etmekten vazgeçmeyeceğiz’
Açıklama, şu sözlerle sona erdi:
“Kaç yıl geçerse geçsin, Kasım ve Halil Alpsoy için, tüm kayıplarımız için adalet talep etmekten; devletin evrensel hukuk normlarına uygun hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”



