Bilim insanları, fırlatma sırasında ortaya çıkan kirlilik nedeniyle uzaydaki uydu sayısının artmasının, Dünya için tehlike yarattığı uyarısında bulundu.
Elon Musk’ın SpaceX’i gibi birçok şirket, internet bağlantısı sağlamak için son yıllarda “mega yapay uydu ağları” fırlatma yarışına girdi.
Bu durum, bilim insanlarının uyduların gökyüzünü tıkadığına dair uyarıları da dahil bir dizi soruna yol açtı. Çarpışma riski artarken uzmanlar, bunun uzaya erişimi kısa sürede imkansız hale getirebileceği uyarısında bulunuyor.
Bilim insanları, fırlatma işlemlerinin de uzayı kirlettiği uyarısı yaptı. 2030’a gelindiğinde bu tür fırlatmaların uzay endüstrisi kirliliğinin iklim üzerindeki etkisinin yüzde 42’sini oluşturacağını öngörüyorlar.
Uyduları taşıyan roketler fırlatıldığında, üst atmosfere siyah karbon, yani kurum salıyorlar. Bu, yerde oluşan kurumdan çok daha uzun süre varlığını sürdürerek çevre üzerinde 540 kat daha büyük bir etkiye yol açıyor.
Bu kirliliğin bir kısmı aslında iklim değişikliğini hafifletmeye yardımcı olabilir. Bazı kişilerin Dünya’nın ısınmasına karşı olası bir çözüm olarak önerdiği jeomühendislik tekniklerine benzer şekilde, bu kirlilik de Dünya yüzeyine ulaşan güneş ışığını engellemeye katkı sağlıyor.
Ancak uzmanlar, bunun tahmin edilmesi zor, olumsuz ve muazzam bir etki yaratabileceğine dair uyarıyorlar. Dahası, tahminleri 2020-2022 dönemi verilerine dayandığından gerçek rakam daha yüksek olabilir; öte yandan uzay şirketleri fırlatma sayısını hızla artırıyor.
University College London’dan Eloise Marais, yürütücülüğünü üstlendiği proje hakkında “Uzay endüstrisi kirliliği, ciddi ve istenmeyen birçok çevresel sonuç doğurabilecek, küçük ölçekli ve denetimsiz bir jeomühendislik deneyi gibi” diyor.
Şu anda atmosfer üzerindeki etkisi küçük, bu nedenle daha ciddi ve geri döndürülmesi veya onarılması daha zor bir sorun haline gelmeden önce erken müdahale etme şansımız hâlâ var. Şimdiye kadar bu tür kirliliği etkin bir şekilde denetlemeye yönelik çabalar sınırlı kaldı.
Çalışma, hakemli dergi Earth Futures’ta yayımlanan “Radiative Forcing and Ozone Depletion of a Decade of Satellite Megaconstellation Missions” (10 Yıllık Mega Yapay Uydu Ağı Görevlerinin Radyatif Zorlaması ve Ozon Deliği) başlıklı yeni bir makalede anlatılıyor.



