Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul cinayetlerle ilgili yaptığı açıklamaların ardından gözler, özellikle 1990’lı yıllarda karanlıkta bırakılan katliamlara çevrildi. Kürt meselesinde demokratik ve barışçıl çözüm sürecinin temel gündem maddelerinden biri olan faili meçhul katliam dosyaları, aydınlatılmayı ve adaleti bekliyor. Bu dosyalardan biri de gözaltında katledilen Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM BEL-SEN) İzmir 2 No’lu Şubesi’nin Kurucu Başkanı İkram Mihyaz’a ait.
Hukuk mücadelesi karanlıkta bırakıldı
Tarihler 5 Temmuz 1994’ü gösterdiğinde, İzmir Basmane’deki sendika binasından çıktıktan sonra kaçırılan ve ardından katledilen Mihyaz’ın ailesi ve sendikası, sorumluların açığa çıkarılması için uzun yıllar hukuk mücadelesi yürüttü. Ancak aradan geçen sürece rağmen bu dosya da diğer benzer dosyalar gibi karanlıkta bırakıldı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi ve ailenin avukatı Metin İriz, yaptıkları araştırmaların sonucunu 2021 yılında kamuoyuna açıklamıştı. Paylaşılan bilgilere göre; Mihyaz’ın ilk olarak beyaz renkli, Tempra marka bir araçla kaçırıldığı ve sonrasında mavi bir araca bindirildiği tespit edildi. İzmir-Manisa yolu üzerinde bulunan Çiçekli köyü yakınlarında katledilen Mihyaz’ın, görgü tanığı olan köylüler tarafından da görüldüğü belirtildi. Kimliği belirlenemeyen failler, cinayetin ardından Mihyaz’ın cansız bedenini Yaka köyündeki ormanlık alanda bıraktı. Mihyaz, yakın mesafeden sıkılan 4 kurşunla katledilmiş halde bulundu.
Savcılık zamanaşımı kararı verdi
Failler hakkında “kasten insan öldürme” suçundan yürütülen soruşturma, 2014 yılında kapatıldı. Mihyaz’ın eşi Azize Mihyaz, takipsizlik kararının kaldırılması için savcılığa dilekçe ile başvurdu. Ancak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, “zamanaşımı süresinin dolduğunu ve yapılan araştırmalara karşın suçu işleyenlerin kimliklerinin tespit edilemediğini” belirterek başvuruyu reddetti.
Ayrıca adli emanette bulunan bir adet deforme mermi çekirdeği, bir adet 9 mm çapında boş kovan ile Mihyaz’ın üzerinden çıkan kanlı gömleği ve diğer giysileri, “ekonomik değere sahip olmamaları ve zamanaşımının dolması” gerekçe gösterilerek imha edilmek üzere alıkonuldu; Mihyaz ailesine iade edilmedi. Avukat Metin İriz’in 2015 yılında yaptığı “insanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımının işlemeyeceği” yönündeki başvuru da olumsuz sonuçlandı.

31 yıldır süren adalet arayışı
Aradan geçen 31 yılın ardından İkram Mihyaz’ın eşi Azize Mihyaz, yürüttükleri hukuk mücadelesinden hiçbir adalet kararının çıkmadığını vurguladı. Zamanaşımı kararının ardından yaptıkları tüm başvuruların sonuçsuz kaldığını ifade eden Mihyaz, süreci şu sözlerle anlattı:
“Bir sonuç elde edemedik. Faili meçhul diyorlar; aslında faili belli de bir şey yapamıyorsun, parmakla gösteremiyorsun. Çalışan, halkını ve ailesini seven, çok düzgün bir insandı. 31 yıl oldu, onu bir an olsun unutamadık. Komşularım bile hâlâ söyler; ‘Ekrem böyle iyi bir insandı, bunu hak etmedi’ diye. Tabii ki hiç kimse böyle bir şeyi hak etmiyor.”
‘Eşim Kürt kimlikli bir sendikacıydı’
Eşinin kimliği ve sendikal mücadelesi nedeniyle hedef alındığını belirten Azize Mihyaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kürt kimlikliydi, sendikacıydı. Süreci çok konuşuyor, anlatıyordu. Düzgün konuştuğu için susturuldu. Ben duruşmalara gidemedim. Olayın ardından 5 sene kadar kendime gelemedim; topluma karışamadım. Hep tedavi gördüm. Evin duvarında bir çivi çakılıydı, 5 yıl boyunca hep o çiviye asılı serumlarla yaşadım. Eşim katledildiğinde oğlum 2 buçuk yaşındaydı, şimdi 33 yaşında. Yani çok zor bir süreç yaşadık. ‘Çok konuşuyor’ dediler, ‘susturacağız’ dediler.”
‘Failler bulunsun, adalet yerini bulsun’
Tek beklentilerinin adaletin sağlanması olduğunu ifade eden Azize Mihyaz, “Beklentimiz, faillerin ortaya çıkarılması. Çok başvurduk, çok konuştuk, yürüyüşler yaptık. Bu süreçte ben ve ailem gözaltına alındık ancak açığa çıkan bir şey olmadı. Çok mücadele ettik ama bir sonuca varamadık. 31 yıl oldu; karanlık güçler yaptılar, yok ettiler. Adalet yerini bulsun, faili meçhul cinayetlerin failleri artık bulunsun istiyoruz” diyerek yetkililere seslendi. (MA)




