Mardin’in Midyat ilçesine bağlı Ezidi yerleşimi olan kırsal Bacinê Mahallesi’nde, Exen Solar Enerji Üretim ve Depolama Anonim Şirketi tarafından Güneş Enerji Santrali (GES) kurulmak isteniyor. Projeyle birlikte mahalle sakinlerinin ortak kullanım alanı olan mera hedef alınıyor.
Bacinê’de inşa edilmesi planlanan 22 hektarlık GES projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından daha önce “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmişti.
Bakanlığın bu kararına karşı mahalle sakinleri hukuk mücadelesi başlatarak dava açtı. Başvuruyu karara bağlayan Mardin 2’nci İdare Mahkemesi, 31 Aralık 2025 tarihinde davanın reddine karar verdi. Mahkeme gerekçesinde; çevresel etkilerin giderilmesi ya da en aza indirilmesi için ÇED raporunda taahhüt edilen önlemlerin yeterli olduğunun bilirkişi raporuyla ortaya konulduğunu ileri sürerek, söz konusu GES projesinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığını savundu.
Karar Danıştay’da
Bacinê sakinleri, yerel mahkemenin bu kararını Danıştay’a taşıdı. Temyiz başvurusunu 12 Mart’ta karara bağlayan Danıştay 4’üncü Dairesi, yerel mahkemenin verdiği kararı yerinde görerek başvuruyu reddetti. Danıştay’ın onama kararında, “Temyiz incelemesi yapılan karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir” denildi.
Bacinê, 1990’lı yıllarda yaşanan baskılar ve güvenlik gerekçeleriyle sakinlerinin yurt dışına göç etmek zorunda kaldığı köylerden biri. Son yıllarda köylerine dönerek evlerini yeniden inşa etmeye başlayan yerel halk, projenin bu dönüşü engelleyeceğini belirtiyor. Projeye tepki gösteren Bacinêli kadınlar, endişelerini ve kararlılıklarını dile getirdi.
‘Projeye izin vermeyiz’
Köyde yapılmak istenen projeyi kabul etmediklerini vurgulayan Hayriye Akıncı, şunları belirtti:
“Devlet de iyi biliyor ki biz yılda iki kez köyümüze geliyoruz ve artık burada evlerimizi yeniden yapmaya başladık. Bizler köyümüze geri döneceğiz. Yüz yıl da başka memlekette kalsak köyümüzü unutmayız. Tüm ölülerimiz, mezarlarımız burada. Bu projenin yapılmasını istemiyoruz. Köyümüz neden hedef alınıyor? Projeyi kabul etmiyoruz. Gerekirse ölürüz ama yine de o projeye izin vermeyiz.”
‘Köyümüze dokunmasınlar’
GES projesiyle kendilerine haksızlık yapıldığını ifade eden Sêvê Cengiz, köyün tarihsel ve inançsal önemine dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Biz bu projeyi istemiyoruz. Bizim köyümüz, bizim toprağımız burası. Bizler inancımız ve toprağımız için vaktinde çok acılar çektik, öldürüldük. Şu an sürekli burada yaşamıyor olabiliriz ama burası bizim kökümüzdür. Devlet bize yönelik yaklaşımını düzeltmeli. Bu proje köyümüze çok zarar verecek, meramızı yok edecek. Baskılardan dolayı köyümüzden çıkarıldık. Ben de Almanya’da yaşıyorum ve yazları temiz hava almak, memleketimi solumak için köyüme geliyorum. Hiçbir zaman buraları unutmayız. Köyümüze dokunmasınlar.”
‘Kardeşlik ve birlik istiyoruz’
Köylerini korumak için dayanışma çağrısı yapan Makbule Çelik ise tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
“Bizler köylerimize, topraklarımıza tamamen geri dönmek istiyoruz. Benim annem de bu köydendi. Çocuklarımız kendi topraklarında özgürce yaşasınlar istiyoruz ama önümüze sürekli zorluk çıkarıyorlar. Devlet neden bizim meramızı, toprağımızı elimizden almak istiyor? Kardeşlik ve birlik istiyoruz, zulüm istemiyoruz. Bütün Êzidîler de bunu talep ediyor. Kendi toprağımız için hukuk mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğiz. Ben 30 yıldır Almanya’da yaşıyorum ama her sene buraya geliyorum. Çünkü tarihim ve geçmişim beni buraya çekiyor. Evimizde rahat oturmamıza bile izin vermiyorlar. Ne olursa olsun toprağımızdan vazgeçmeyiz.” (Jinnews)




