İstanbul Bilgi Üniversitesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 21 Mayıs günü Resmî Gazete’de yayımlanan kararla kapatıldı. Eğitim hakları ellerinden alınan öğrenciler ise karara tepki göstermek amacıyla eylemlere başladı.
Kampüste süresiz nöbet eylemi başlatan öğrencilerden Zeynep Sandıkçı (25), Tolga Yakut (23) ve Hafize Çetin (21) yaşananlara ilişkin tepkilerini dile getirdi.
İstanbul Bilgi Üniversitesine çok severek geldiğini ifade eden Zeynep Sandıkçı, “İnanılmaz bir kararla bir anda üniversitemiz kapatıldı. Buraya gelmek ve ses çıkarmak dışında aklıma gelen bir şey olmadı. Hepimiz burada hayalleri olan, geleceğe dair umutları olan öğrencileriz. Eğitim hakkımız gasp edildi” dedi.
Bilgi Üniversitesinin akademik kadrosunun öğrencilere dostça yaklaşmasından dolayı değerli bir kurum olduğunu söyleyen Sandıkçı, “Türkiye’de bu anlamda çok az eşi benzeri olduğunu düşünüyorum. Hiçbir resmî belge veya gerekçe paylaşımı da olmadan eğitim hakkımızın gasp edilmiş olması beni çok yaralıyor” diye belirtti.
‘Okulumuzu geri almak için ne gerekiyorsa yapacağız’
Öğrencilerden Tolga Yakut, temel bir hak olan eğitim hakkını savunmak için eylemde olduklarını belirterek şunları söyledi:
“Kimsenin ne olduğundan haberi yok; okulumuzun rektörüne bile bilgi verilmedi. Hocalarımızın duruma ilişkin hiçbir bilgisi yok, hepsi çok üzgün. Çok öfkeliyiz. Bizler öğrenciler olarak okuldayız ve okulumuzu bırakmayacağız. Okulumuzu geri almak için ne gerekiyorsa yapacağız. Kapatılma kararından sonraki planlarının ne olduğunu da bilmiyoruz. Direnmeye devam edeceğiz. Diğer bütün üniversiteleri de bizlerle dayanışmaya çağırıyoruz. Neticede bu bir eğitim hakkı gaspıdır. Bu sistem elimizden tüm haklarımızı almaya çalıştığı gibi bugün de eğitim hakkımızı alıyor.”
‘Süresiz bir nöbete başlıyoruz’
Hafize Çetin de diğer sıra arkadaşları gibi okulunu savunmak için kampüse geldiğini söyledi. İkinci sınıf öğrencisi olduğunu belirten Çetin, şu ifadeleri kullandı:
“Bir gece yarısı çıkan kararla okulumuzun faaliyetini durdurma kararı verdiler. Ben bu okulda ikinci sınıf öğrencisiyim. Daha dört yıl okuma hakkım var ve tam bursluyum. Ama şu anda bana ‘okulun yok’ deniyor. Bu durumda benim geleceğim belirsiz bir hâle geldi. Hiç kimse anlaşılır bir açıklama yapmıyor. Okulun rektörü veya rektör yardımcıları bizimle iletişim kurmadı. Bilgi Üniversitesi öğrencilere, öğretmenlere ve okul emekçilerine aittir. Yapılan haksızlığa karşı bizler okulumuzu yalnız bırakmayacağız. Bütün gençleri ve kamuoyunu Bilgi Üniversitesine destek olmaya çağırıyoruz. Bugün Bilgi Üniversitesini bir gecede kapatanlar, yarın Sabancı, Koç, Galatasaray gibi herhangi bir üniversiteyi de bir gecede kapatabilir. Bu karardan geri dönülüp kurumumuzun yeniden işler hâle gelmesi; hocalarımızın ve emekçilerin zarar görmemesi için okulumuzu savunmaya devam edeceğiz. Süresiz bir nöbet başlatıyoruz.” (MA)




