Çek çek, depo, ayıklama, aktarma emekçileri… Atık kâğıt ve plastik toplama sektörünün güvencesiz işçileri onlar. Güvencesizlik iş cinayetlerine de neden oluyor üstelik. İSİG Meclisi’nden Murat Çakır’a göre; 2013 yılından 31 Aralık 2025 tarihine kadar en az 243 geri dönüşüm işçisi çalışırken hayatını kaybetti. Can veren işçilerden en az 48’i göçmen/mülteci işçiydi. “En az” deniyor çünkü bu ölümler sadece tespit edilebilenler. Çakır, “Tabi çok kapalı bir alan olduğu için işçi ölümlerinin sayısı daha fazla olabilir” diyor.
Peki, geri dönüşüm emekçileri bayramı nasıl geçiriyor? Sektörde çoğunlukla dış göçün ve iç Anadolu göçünün insanları çalıştığı için, bayramda ailelerinin yanına giden pek yok. Derin yoksulluk, kayıt dışılık, “Gidersem bir daha dönemeyebilirim” kaygısı onları depolarda kalmaya mecbur bırakıyor.
Geri Dönüşüm İşçileri Derneği Başkanı Ali Medillioğlu, “Çoğu kayıt dışı çalıştığı için gidip bir daha dönememekten korkuyor. Depolar birbirine yakın olduğu için işçiler yerlisi göçmeniyle ancak kendi arasında bayramlaşabiliyor” diyor.

Öğrencilerin de geri dönüşüm sektörüne dâhil olduğunu aktaran Mendillioğlu, derin yoksulluğun bir başka yüzünü gösteriyor.
Geri Dönüşüm İşçileri Derneği, Gazze’nin işgalinden Dilovası işçi katliamı davasına birçok hak ihlaline de duyarlı bir dernek.

Ali Medillioğlu ile geri dönüşüm işçilerinin sorunlarını, bayramı ve işçilerin bayram sosyolojisini konuştuk:
“Kayıt dışı sektör olduğu için tahmin yürütmek zor olabilir ama size göre İstanbul’da kaç insan geri dönüşüm işinde ekmek kovalıyor olabilir?”
İstanbul’da çalışan geri dönüşüm işçilerinin sayısını vermek çok güç. Çünkü hem depolarda 24 saat kalan/çalışan işçiler var hem de günlük toplayıcı ya da aktarmacılar var. Romanlar, tarım işçileri, öğrenciler geçici ya da ek iş olarak geri dönüşümde çalışıyor. Öğrenciler yaz tatillerinde eve katkı ya da harçlık biriktirmek için geri dönüşüm işlerinde çalışmaya başladı. Bunların büyük kısmı toplayıcı çek çekler. Tahminen İstanbul’da bin 200’ün üzerinde depo var. Her depoda ortalama 20-25 işçi çalışıyor. Bu durumda depolarda en az 20-25 bin geri dönüşüm işçisinden söz edebiliriz. Ama gündelik ya da geçici çalışan, sokakta toplayıcılık yapanları da eklediğimizde bu sayıyı en az on katıyla çarpmak mümkün.

“Bu sektörde çalışan göçmen/mülteci işçilerin oranı nedir peki?”
Geri dönüşüm sektöründe çalışan işçilerin yüzde 5 kadarı göçmen/mülteci işçiler. Eğer bu soruyu bana 10 yıl önce sorsaydınız “Bu sayı yüzde 30” derdim. Çoğu geri dönmek durumunda kaldı. Şu an çalışan göçmen işçilerde en kalabalık kesim Afganistanlılar, onların ardından Mısırlılar geliyor.

“Peki, geri dönüşüm işçileri bayramı nasıl geçiyor?”
Bayramda geri dönüşüm işinde pek kimse çalışmaz. İşçiler, özellikle de göçmen işçiler çöp depolama istasyonlarında kalıyorlar. Bu depoların içinde barınak şeklinde sağlıksız yerlerde yaşıyorlar. Koğuş ve odalar şeklinde derme çatma yerler bunlar. Göçmen işçiler bayramda ailelerinin yanında olmak ister. Ama çoğu kayıt dışı çalıştığı için gidip bir daha dönememekten korkuyor. Depolar birbirine yakın olduğu için işçiler yerlisi göçmeniyle kendi arasında bayramlaşıyor ancak.

“Geri dönüşüm emekçilerinin en yakıcı sorunları neler?”
Haklarımız sürekli engelleniyor. En ivedi sorun çalışma yaşam alanı olan depoların boşaltılmak istenmesi. Dışarıdan müdahaleler, çek çeklerin toplanması da çalışma hayatına ve ekmeğimize bir müdahale. Geri dönüşüm işçileri sürekli bu endişeyle yaşıyor. Sağlıklı yeterli gıda, temiz içmeye suyuna erişim sorunumuz var. Depolarda ve koğuşlarda tuvalet, banyo da büyük dert. Hijyen koşullardan bahsetmek söz konusu değil. Bütün bunlar hastalıklara davetiye çıkarıyor. Geri dönüşüm işçileri sağlık taraması gibi hizmetlerden de yararlanamıyor. Yoğurt ihtiyacı var, çoğu ona da ulaşamıyor.
“Teşekkür ederiz”




