• Ana Sayfa
  • Kadın
  • Adana Kadın Platformu’ndan 12. Yargı Paketi tepkisi: ‘Yargı değil, gasp paketi’

Adana Kadın Platformu’ndan 12. Yargı Paketi tepkisi: ‘Yargı değil, gasp paketi’

Basın açıklamasına çok sayıda kadın katılırken, platform üyeleri düzenlemenin temel hak ve özgürlükler üzerinde ciddi etkiler yaratacağı uyarısında bulundu.

Adana Kadın Platformu’ndan 12. Yargı Paketi tepkisi: ‘Yargı değil, gasp paketi’
Adana Kadın Platformu’ndan 12. Yargı Paketi tepkisi: ‘Yargı değil, gasp paketi’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 12 Haziran 2026 20:21

Adana Kadın Platformu’nun çağrısıyla kadınlar, Meclis gündemindeki 12. Yargı Paketi’ne karşı İnönü Parkı’nda bir araya geldi. “Yargı değil, gasp paketi” sloganıyla yapılan basın açıklamasında, düzenlemenin kadınların, LGBTİ+’ların ve çocukların haklarında gerilemeye yol açacağına dikkat çekildi.

Basın açıklamasına çok sayıda kadın katılırken, platform üyeleri düzenlemenin temel hak ve özgürlükler üzerinde ciddi etkiler yaratacağı uyarısında bulundu.

‘Temel hak ve özgürlükler hedef alınıyor’

Platform adına açıklamayı okuyan Ayşe Zilan, iktidarın “yargı paketi” başlığı altında kapsamlı düzenlemeleri gündeme taşıdığını belirterek, söz konusu teklifin adalete erişimi güçlendirmek yerine hak alanlarını daraltma riski taşıdığını ifade etti.

Paketin birçok düzenlemeyi tek seferde ve yeterli toplumsal tartışma yürütülmeden Meclis’ten geçirmeyi amaçladığını belirten Zilan, torba yasa yönteminin hak kayıplarını derinleştiren bir mekanizma haline geldiğini söyledi.

Birçok düzenlemenin yaşam üzerindeki etkileri tartışılmadan hızla yasalaştırılmak istendiğini ifade eden Zilan, bu yöntemin toplumsal muhalefetin sesini sınırlandıran bir araç olarak kullanıldığına dikkat çekti.

Nafaka ve velayet haklarına ilişkin kaygılar

Açıklamada, boşanma süreçlerinin hızlandırılması gerekçesiyle kadınların nafaka, velayet ve tazminat haklarının zayıflatılmasının gündeme geldiği belirtildi.

Kadınların ekonomik güvencelerinin zayıflatılmasının onları aileye bağımlı hale getirme riski taşıdığı ifade edilirken, nafaka hakkına ilişkin yürütülen tartışmaların kadınların yaşadığı ekonomik eşitsizlikleri görünmez hale getirdiği vurgulandı.

Kadınların şiddet ve ekonomik sömürü koşulları içinde yaşamaya zorlanmasına karşı mücadeleyi sürdüreceklerini belirten platform temsilcileri, boşanma süreçlerinin kadınların kazanılmış hakları geriletilmeden de hızlandırılabileceğine işaret etti.

‘Arabuluculuk kadınlar için risk yaratır’

Aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda arabuluculuk mekanizmasının gündeme getirilmesine de tepki gösterildi.

Ayşe Zilan, kadınların şiddet faili erkeklerle aynı masaya oturtulmasının ciddi riskler barındırdığını ifade ederek, eşit koşulların bulunmadığı bir zeminde kurulacak arabuluculuk süreçlerinin erkek şiddetini görünmez hale getirebileceğini söyledi.

LGBTİ+ haklarına ilişkin düzenlemeler eleştirildi

Paket içinde yer aldığı belirtilen bazı düzenlemelerin LGBTİ+ bireyleri doğrudan hedef aldığı ifade edildi.

“Biyolojik cinsiyete aykırılık” ve “alenen özendirme” gibi kavramların belirsiz bırakıldığına dikkat çeken Zilan, bu ifadelerin LGBTİ+ bireylerin görünürlüğünü ve örgütlenme hakkını sınırlandırma riski taşıdığını belirtti.

Trans bireylerin sağlık hizmetlerine erişimini zorlaştırabilecek düzenlemelerin de hak ihlallerine yol açabileceği ifade edilirken, LGBTİ+’ları kamusal yaşamdan dışlayan politikalara karşı mücadele çağrısı yapıldı.

‘Çocukların korunması sorumluluğu devrediliyor’

Çocuk haklarına ilişkin düzenlemelere de değinen platform, devletin çocukları eğitimden kopuş, yoksulluk, şiddet ve istismardan koruma yükümlülüğünü yeterince yerine getirmediğini belirtti.

Yeni düzenlemelerle bu sorumluluğun ebeveynlere ve çocuklara bırakıldığı ifade edilirken, çocukların yetişkinler gibi cezalandırılmasına kapı aralayabilecek yaklaşımların ciddi sonuçlar doğurabileceği vurgulandı.

Platform, çocuk haklarının tartışmaya açılmasına karşı olduklarını belirtti.

Sosyal medya düzenlemesine sansür eleştirisi

Açıklamada, sosyal medya kullanımına ilişkin kimlik numarası şartı getirilmesine yönelik tartışmalar da gündeme geldi.

Bu uygulamanın ifade özgürlüğünü sınırlandırabilecek yeni bir sansür mekanizmasına dönüşebileceği belirtilirken, dijital alanda hak ve özgürlüklerin korunması gerektiği ifade edildi.

Açıklamanın sonunda, yıllar süren mücadelelerle elde edilen anayasal ve yasal haklardan geri adım atılmayacağı vurgulandı. Kadınlar, eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam mücadelesini sürdürme kararlılığını yineledi. (Evrensel)