• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Davutoğlu ve Babacan’dan konferansa mesaj: Hukuk devleti ve barış vurgusu

Davutoğlu ve Babacan’dan konferansa mesaj: Hukuk devleti ve barış vurgusu

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Demokrasi, hukuk devleti, adalet ve toplumsal barışın güçlendirilmesine yönelik her türlü fikrî çabayı ve sivil girişimi kıymetli buluyorum” diye kaydetti. Ali Babacan ise, “Toplumsal barışını sağlamlaştırmış ve hukuk devletini güçlendirmiş bir Türkiye’nin yüzyılı yapmak hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi.

Davutoğlu ve Babacan’dan konferansa mesaj: Hukuk devleti ve barış vurgusu
Davutoğlu ve Babacan’dan konferansa mesaj: Hukuk devleti ve barış vurgusu
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 13 Haziran 2026 12:34

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve DEVA Parti Genel Başkanı Ali Babacan, İstanbul’da düzenlenen İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı’na mesaj gönderdi.

İstanbul’daki konferansta mesajı okunan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Demokrasi, hukuk devleti, adalet ve toplumsal barışın güçlendirilmesine yönelik her türlü fikrî çabayı ve sivil girişimi kıymetli buluyorum” diye kaydetti.

Ali Babacan ise, “Toplumsal barışını sağlamlaştırmış ve hukuk devletini güçlendirmiş bir Türkiye’nin yüzyılı yapmak hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi.

Davutoğlu’nun mesajı şöyle:

“Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında demokrasi, hukuk devleti, adalet ve toplumsal barışın güçlendirilmesine yönelik her türlü fikrî çabayı ve sivil girişimi kıymetli buluyorum. Farklı düşünsel ve siyasal perspektiflerin ortak bir gelecek tasavvuru etrafında buluşmasını hedefleyen bu konferansın, demokratik kültürün güçlenmesine, karşılıklı anlayışın derinleşmesine ve toplumsal uzlaşma zeminlerinin tahkim edilmesine önemli katkılar sunacağına inanıyorum.

Medeniyet birikimimizden beslenen, farklılıkları zenginlik olarak gören ve ortak geleceği birlikte inşa etme iradesini güçlendiren bu tür çalışmaların, ülkemizde özgürlük, adalet ve hukuk temelinde daha kapsayıcı bir toplumsal iklimin gelişmesine vesile olmasını temenni ediyorum.

Konferansın başarılı geçmesini diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyor, tüm katılımcıları saygı ve muhabbetle selamlıyorum.”

Babacan ise mesajında şunları kaydetti:

“Ülkemizin yarınlarına dair temel meselelerin özgürce ve birlikte konuşulacağı ‘İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı’ vesilesiyle sizleri en içten duygularla selamlıyorum. Demokrasinin korkuyla değil güvenle, kutuplaşmayla değil birbirini dinlemekle güçleneceğine yürekten inanıyorum.

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının tahayyülünden bahsederken, önümüzdeki en önemli konulardan biri, geçmişten devraldığımız sorunlarla cesurca yüzleşmektir. Güçlü devlet, sorunları inkâr eden değil, onları demokratik yöntemlerle çözen; geçmiş hatalardan ders çıkarabilen devlettir. Güçlü toplum ise, farklılıklarını tehdit olarak gören değil, ortak bir gelecek fikrinde buluşabilen toplumdur.

Kürt meselesi de bu anlayışla ele alınmalıdır. Meseleyi güvenlik başlığına indirgemek gibi, belirli bir kesimin sorunu olarak görmek de Türkiye’ye kaybettirmiştir.

Hedeflenmesi gereken, herkesin kendisini eşit haklara sahip, onurlu ve özgür bir vatandaş olarak hissettiği demokratik bir zemin inşa etmek ve her vatandaşın doğuştan sahip olduğu hakları doyasıya yaşamasını sağlamaktır.

Ana dilinden kültürel haklara, yerel demokrasiden hukuk güvencesine kadar uzanan tüm alanlarda, vatandaşlarımızın taleplerini demokratik siyasetin konusu haline getirmek zorundayız.

Hukukun üstünlüğünün tesis edildiği, yargının bağımsız olduğu, ifade özgürlüğünün güvence altına alındığı bir ülkede, hem ekonomik kalkınma hızlanır hem de toplumsal sorunların çözümü kolaylaşır.

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında hedef; yasakların, kutuplaştırmanın, ötekileştirmenin ve ayrıştırmanın olmadığı bir Türkiye’dir.

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılı; özgürlükleri, diyaloğu ve ortak aklı çoğaltma zamanıdır.

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını; toplumsal barışını sağlamlaştırmış ve hukuk devletini güçlendirmiş bir Türkiye’nin yüzyılı yapmak hepimizin ortak sorumluluğudur.

Bu anlamlı çabaya emek veren herkese teşekkür ediyor, konferansın ülkemizin demokratik geleceğine güçlü bir katkı sunmasını diliyorum.”