Merkezi Diyarbakır’da bulunan Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nin (GGC), 16 Mayıs 2026’da İsveç’in başkenti Stockholm’de düzenlediği “Barış Süreçlerinde Basının Hafızası: Avrupa’dan Bakış” panelinin sonuç bildirgesi yayımlandı.
Gazeteciler, akademisyenler, siyasetçiler, diaspora temsilcileri ve katılımcıların söz aldığı panelde, mevcut barış sürecinin yalnızca güvenlik eksenli değil; tarihsel, toplumsal ve demokratik boyutlarıyla değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
GGC tarafından hazırlanan sonuç bildirgesinde, barış süreçlerinde basının hafızasının, toplumsal diyalog ve demokratik çözüm açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi.
‘Kürtçe kamusal yaşamda kullanılmalı’
Bildirgede, Kürtlerin dil ve kimlik taleplerine ilişkin, panelde katılımcıların, Kürtçenin kamusal alanda olmayışının toplumda ciddi kültürel kırılmalara yol açtığını ifade ettikleri belirtilerek, Avrupa diasporasının önemli bir bölümünün kendi dilini diaspora koşullarında korumaya çalıştığı belirtildi. Kürtçenin eşit bir statüye sahip olmamasının ciddi bir sorun olduğu vurgu yapılan bildirgede, Kürtçenin eğitim dili olması, kamusal yaşamda kullanılabilmesi gerektiği ifade edildi.
‘Barış gazeteciliği güçlendirilmeli’
Panelde gazeteciler ve medya temsilcilerinin, çatışmalı dönemlerde medyanın rolününün kapsamlı biçimde değerlendirdikleri belirtilen bildirgede, şöyle denildi:
“Katılımcılar yıllarca kullanılan kutuplaştırıcı, hedef gösterici ve nefret dili üreten yayıncılığın toplumsal yaraları büyüttüğünü ifade etmiştir. Buna karşılık barış gazeteciliğinin güçlendirilmesi gerektiği, medyanın halklar arasında düşmanlık değil diyalog kuran bir rol üstlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Gazetecilerin toplum hafızasını koruyan tanıklar olduğu ve hakikatin görünür kılınmasının demokratik çözüm açısından hayati olduğu vurgulanmıştır.”
‘Güvence sağlayan bir çerçeve yasa hazırlanmalı’
Bildirgede, panel boyunca katılımcıların çözüm sürecinin ilerleyebilmesi için hukuki ve demokratik zeminin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulandığına yer verildi.
Bildirgede, şu ifadeler yer aldı:
“Özellikle diaspora temsilcileri ve konuşmacılar, yalnızca silah bırakma tartışmalarının yeterli olmayacağını demokratik çözüm için somut yasal düzenlemelerin zorunlu olduğunu ifade etmiştir. Silah bırakma sürecini düzenleyecek açık, şeffaf ve güvence sağlayan bir çerçeve yasa hazırlanmalıdır. Sürece dahil olanlar için hukuki güvence sağlayacak özel yasa ve geçici yasal düzenlemeler oluşturulmalıdır. Silah bırakan kişiler hakkında gerekli yasal düzenlemelerin hukuki güvence altına alınması sağlanmalıdır. Kürt meselesi yalnızca güvenlik politikaları çerçevesinde değil; demokratik ve siyasal çözüm perspektifiyle ele alınmalıdır. Geçmiş süreçlerde yaşanan güvensizliklerin tekrar etmemesi için yasal düzenlemeler toplumsal mutabakat temelinde hazırlanmalıdır.”
‘Kî me Ez?’ Stockholm’de gala yapacak: Cegerxwîn belgeseli izleyiciyle buluşuyor




