İBB davasında 51. gün: Buğra Gökce savunma yaptı

Silivri’deki İBB Davası’nın 51’inci gününde İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce 15 ay sonra ilk kez savunma yaptı. Buğra Gökce’ye soru yönelten Ekrem İmamoğlu, kendisine aktarılan bir görüşmeyi anlattı. İmamoğlu, ev hapsindeki bir kişinin bir siyasetçiye “İki ifade verdim, benden öyle istendi, çaktım İmamoğlu’na çıktım” dediğini öne sürerek tepki gösterdi.

İBB davasında 51. gün: Buğra Gökce savunma yaptı
İBB davasında 51. gün: Buğra Gökce savunma yaptı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 16 Haziran 2026 11:36
  • Güncellenme: 16 Haziran 2026 20:38

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 68’i tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 51’inci gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görülmeye devam ediyor.

Tutuklu sanıklar alkışlarla duruşma salonuna girdi. İmamoğlu salona girdiğinde, “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganı atıldı.

Mahkeme Heyeti, saat 10.57’de duruşmayı başlattı. Tutuklu İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce, 15 ay sonra ilk kez savunma yaptı.

Buğra Gökce’nin 80 yaşındaki annesi Şeyma Gökce de oğlunun savunmasını dinlemek üzere, tekerlekli sandalyede salona geldi.

Gökce’nin savunmasından öne çıkanlar şöyle:

“15 aydır ilk kez duvarlara, ekranlara seslenmek yerine hâkimlere, esasında milletimize sesleniyorum. Türk milleti adına yetki kullanacak olan hâkimlerin sorumluluğunu bilen birisiyim. Mahkemenizin huzurunda olmayı milletin huzuruna çıkmak olarak görüyorum. 30 yıllık görev süremde karakol yüzü görmemişken, 15 ay katıksız hapisin ardından mahkemede huzurunuzda olmak üzüntü verici olsa da bir onur nişanı olmuştur. Perşembe günü itibarıyla 16 aya giriyoruz. 1996’dan bu yana sürdürdüğüm 30 yıllık kamu görevim boyunca millete hizmetkâr olma bilinciyle çalıştım. Böyle çalışmış bir babanın evladı olarak görevimden dolayı gurur duydum.”

İBB davası hakkında 

21 Mayıs’ta yapılan tutukluluk incelemesi sonucu Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy, Hakan Aplak ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verildi. Böylelikle davadaki tutuklu sanık sayısı 68’e düştü. Mahkeme başkanı, “etkin pişmanlık” hükümlerinden yararlanan ancak tutukluluk hali devam eden ve savunmaların alınması için hazırlanan listede 105. sırada bulunan Adem Soytekin’in, savunmasının öne alınmasını kabul etti. Savunma yapacak son kişi olan Soytekin’in savunması, Pehlivan’dan sonraya alınmıştı. Soytekin, savunmasının alınmasının ardından yapılan tutukluluk incelemesinde tahliye edildi. Soytekin şu ana kadar 8 kez “etkin pişmanlık”tan yararlanmak üzere ifade vermişti. Bir kere tahliye edilen Soytekin, verdiği ifadeler tutarsız bulunduğu için yeniden tutuklanmıştı. Soytekin’in verdiği ifadeyle Pehlivan tutuklanmış; Pehlivan’ın avukat yönlendirmesi yapmasıyla “Soytekin’i ‘etkin pişmanlık’tan vazgeçirmeye çalıştığı” iddia edilerek Pehlivan’a “örgüt üyeliği” iddiası yöneltilmişti.

Önceki gün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, haklarında “örgüt üyeliği” ve “örgüte yardım” suçlaması yöneltilmeyen tutuklular yönünden mevcut tedbir uygulamalarını yeniden değerlenirdi. Mahkeme heyetince, aralarında CHP eski milletvekili Aykut Erdoğdu, Ekrem İmamoğlu’nun korumalarından Çağlar Türkmen ve İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar’ın da bulunduğu toplam 27 kişi hakkında uygulanan “iletişim kısıtlaması”nın kaldırılması için ilgili ceza infaz kurumlarına müzekkere yazıldı.

Müzekkerede, “isimleri yazılı tutuklu sanıkların haklarında örgüt üyeliği veya örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme suçu kapsamında sevk bulunmadığından kurumunuzca uygulanan tedbirlerin bu husus gözetilerek değerlendirilmesi hususlarında gereği rica olunur” denildi. Böylelikle, bu kapsamdaki 27 tutuklunun telefon görüşmelerinde uygulanan süre sınırlamasında değişikliğe gidilecek.

İnan Güney’in dosyası birleştirildi, sanık sayısı 414’e çıktı

Beyoğlu Belediyesi’ne yönelik suçlamalara ilişkin olarak aralarında Başkan İnan Güney’in de olduğu, 3’ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı, 92’si tutuklu 414’e çıkmıştı.

İmamoğlu, Buğra Gökce’ye yönelttiği sorular üzerinden iddianamedeki “suç örgütü” iddialarına tepki gösterdi. İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki yönetim anlayışlarının ortak akıl, liyakat ve mevzuata uygunluk esasına dayandığını belirterek, “Bir suç örgütü böyle işlemez. Kamu kurumu böyle işler. Bizim kamu örgütü anlayışımızda mesele ortak akılla başlar, liyakatle devam eder, kanuna uygunlukla biter” dedi.

İmamoğlu, görev yaptığı 12 yıl boyunca kimseye hukuka aykırı bir talimat vermediğini savunarak, “Ben kime talimat verdim? Çıksın biri desin ki ‘Başkan bana böyle talimat verdi.’ Kamu yönetimi böyle işlemez. Bu iddianameyi yazanlar muhtemelen böyle bir dünyanın fertleri” ifadelerini kullandı.

Buğra Gökce’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı aday adaylığı sürecine de değinen İmamoğlu, Gökce’nin kendi iradesiyle aday olduğunu söyledi.

Gökce ise adaylık kararını tamamen kendi siyasi tercihleri doğrultusunda aldığını belirterek, “Sayın Başkan bana güvenerek aday oluyorsan yanlış yaparsın dedi. Hatta bana faydadan çok zararınız olur dedim. İzmir’de bana zaten ‘Ekrem İmamoğlu’nun adamı’ deniliyordu. Adaylık sürecimde Sayın İmamoğlu’nun herhangi bir yönlendirmesi ya da katkısı olmadı” diye konuştu.

İmamoğlu da bu yanıt üzerine, iddianamede yer alan “aday belirleme” iddialarına işaret ederek, “Benim Türkiye’de adayları belirlediğim yönünde suçlamalar var. Buğra Bey örneği bunun doğru olmadığını gösteriyor” dedi.

Konuşmasının başında etkin pişmanlık ifadelerine de değinen İmamoğlu, kendisine aktarılan bir görüşmeyi şöyle anlattı:

“Bir siyasetçiye, ev hapsindeki bir kişinin ‘İki ifade verdim, benden öyle istendi, çaktım İmamoğlu’na çıktım’ dedi. Burada ‘çaktım İmamoğlu’na’, ‘çaktım Buğra Gökce’ye çıktım’ düzeni kuruluyor.”

İmamoğlu, savunmasında gözaltına alındığı gün emniyete kendi isteğiyle teslim olduğunu ancak kamuoyuna servis edilen görüntüler için birkaç kez emniyet girişinin yeniden çektirildiğini anlatan Buğra Gökce’ye bu konuyu tekrar sordu.

Gökce’nin anlatımına atıf yapan İmamoğlu, “İçeri girdikten sonra yansıyan fotoğrafı gördüm. Eğer gerçekten polisimizi bu işe vesile kılarak yeniden poz verdirdilerse, bu işi organize eden aklı Türk milleti adına kınıyorum” dedi.

Mahkeme başkanı ise aynı konuda daha önce açıklama yapıldığını belirterek, “Son kısmı zaten anlattı, aynı hususu tekrar sormanıza gerek yok” ifadelerini kullandı.

Savunmaların ardından Mahkeme başkanı duruşmayı bitirdi ve İBB Davası’nın 51. günü sona erdi. Dava yarın, Buğra Gökçe’nin üçüncü avukatı Aynur Tuncel Yazgan’ın savunmasıyla devam edecek.