Aralarında Ortadoğu Dayanışma Ağı, Önce İnsan ve Adalet Derneği, Sosyal Adalet Hareketi ve Demokrasi İçin Birlik’in bulunduğu sivil toplum kuruluşları düzenledikleri basın toplantısında, Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınır kapılarının açılmasını ve iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesini talep etti.
Toplantıda okunan ortak açıklamada, Ermenistan’da 7 Haziran’da gerçekleştirilen parlamento seçimlerine dikkat çekilerek, seçimleri bütün komşularıyla barış ve iyi komşuluk ilişkileri geliştirmeyi seçim kampanyasının merkezine yerleştiren Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi’nin kazandığı hatırlatıldı.
Açıklamada, Türkiye’nin komşularından biri olan Ermenistan’ın denize kıyısının bulunmadığı ve dış dünyaya erişiminin büyük ölçüde komşu ülkeler üzerinden sağlanabildiği vurgulandı. Üç milyonluk Ermeni halkının bu nedenle uzun süredir izolasyon koşullarında yaşadığı belirtilen açıklamada, Ermenistan’ın Türkiye ile olan 328 kilometrelik batı sınırındaki iki sınır kapısının 1993 yılından bu yana kapalı tutulduğu ifade edildi. Batıya açılan tek güzergâhın hava yolu olduğu kaydedildi.
Açıklamada, Iğdır’daki Alican-Margara kara yolu sınır kapısı ile Kars’taki Akyaka-Gümrü demiryolu sınır kapısının yalnızca insanların geçiş yapacağı, mal ve hizmetlerin taşınacağı ve ticaretin gelişeceği geçiş noktaları olmadığına dikkat çekildi. Bu kapıların aynı zamanda iki ülke arasında iyi komşuluk ilişkilerinin ve dostluğun yeniden inşa edileceği bir geleceğin kapıları olabileceği vurgulandı.
Sınırların açılmasının kültürel ve toplumsal ilişkiler açısından da önem taşıdığı belirtilen açıklamada, kültürün, sanatın, edebiyatın ve ortak geleneklerin iki toplum arasında yeniden dolaşıma girmesinin geçmişten kalan önyargıların etkisini azaltabileceği ifade edildi. Eski yaraların iyileşmesinin ve tarihsel izlerin silinmesinin ancak karşılıklı temas ve normalleşme süreciyle mümkün olabileceği dile getirildi.
Açıklamada, kapalı sınırların yalnızca Ermenistan’ı değil Türkiye’yi de etkilediği belirtilerek, komşularla barış içinde yaşamanın, ticaretin, turizmin ve kültürel alışverişin her iki ülke açısından da önemli olduğu kaydedildi.
Karabağ sorununun fiilen gündemden düşmesinin ardından hükümetler arasında sınır kapılarının açılması, vize kolaylıklarının sağlanması ve karşılıklı güven artırıcı adımların atılmasına yönelik çalışmalar yürütüldüğünün dile getirildiği belirtilen açıklamada, sınır kapılarında bakım, onarım ve yenileme çalışmalarının yapıldığı yönündeki bilgilere rağmen kapıların hâlâ açılmadığı ifade edildi. Bu durumun izolasyonun sürmesine neden olduğu ve halklar arasındaki duvarların normalleşmenin önünde engel oluşturmaya devam ettiği vurgulandı.
Açıklamada, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve hükümetinin komşularla ilişkileri geliştirme yönündeki yaklaşımının desteklenmesi gerektiği belirtilerek, mevcut durumun Paşinyan hükümetinin elini zayıflattığı ve radikal yaklaşımların güç kazanmasına zemin hazırladığı ifade edildi.
Bölgede yaşanan çatışmalar, insani krizler ve gerilimlere dikkat çekilen açıklamada, yeni ve insani başlangıçlara ihtiyaç duyulduğu belirtilerek, bu yöndeki ilk adımların Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde normalleşme süreciyle atılabileceği kaydedildi.
Bu adımların yalnızca gerekli olduğu için değil, önündeki engellerin büyük ölçüde ortadan kalkmış olması ve koşulların olgunlaşması nedeniyle de gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.
Sivil toplum kuruluşları açıklamalarında hükümete sınır kapılarının açılması ve ilişkilerin normalleştirilmesi yönünde adım atma çağrısında bulundu.
Açıklamada ayrıca, Ortadoğu Dayanışma Ağı’nın bu talebi farklı etkinliklerle gündemde tutmaya devam edeceği belirtilerek, sonbaharda Türkiye-Ermenistan ilişkilerini konu alacak bir sempozyumun hazırlıklarının sürdüğü bilgisi paylaşıldı.
Ortadoğu Dayanışma Ağı, Önce İnsan ve Adalet Derneği, Sosyal Adalet Hareketi (SAHİ) ve Demokrasi İçin Birlik (DİB), çağrıya destek verilmesi ve destekçi sayısının artması yönündeki beklentilerini de kamuoyuyla paylaştı.




