• Ana Sayfa
  • Gündem
  • Nevroz Uysal Aslan’dan Kürtçe sansürüne tepki: Bir dilin adını söylemekten kaçınan Meclis, eşit yurttaşlığı nasıl savunabilir?

Nevroz Uysal Aslan’dan Kürtçe sansürüne tepki: Bir dilin adını söylemekten kaçınan Meclis, eşit yurttaşlığı nasıl savunabilir?

Nevroz Uysal Aslan, 14 Mayıs 2026 tarihinde TBMM Başkanlığı’na sundukları dilekçede, Genel Kurul ve komisyon çalışmalarında kullanılan Kürtçe ifadelerin üç noktayla silinmesine son verilmesini ve bu ifadelerin özgün halleriyle tutanaklara geçirilmesini talep etti.

Nevroz Uysal Aslan’dan Kürtçe sansürüne tepki: Bir dilin adını söylemekten kaçınan Meclis, eşit yurttaşlığı nasıl savunabilir?
Nevroz Uysal Aslan’dan Kürtçe sansürüne tepki: Bir dilin adını söylemekten kaçınan Meclis, eşit yurttaşlığı nasıl savunabilir?
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 19 Haziran 2026 19:22

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tutanaklarında Kürtçe ifadelerin üç noktayla gösterilmesine tepki göstererek, “Bir dilin adını söylemekten kaçınan bir Meclis, eşit yurttaşlığı ve çoğulcu demokrasiyi nasıl savunabilir?” diye sordu.

Nevroz Uysal Aslan, 14 Mayıs 2026 tarihinde TBMM Başkanlığı’na sundukları dilekçede, Genel Kurul ve komisyon çalışmalarında kullanılan Kürtçe ifadelerin üç noktayla silinmesine son verilmesini ve bu ifadelerin özgün halleriyle tutanaklara geçirilmesini talep etti.

Nevroz Uysal Aslan, 15 Mayıs’ta ise 13 Mayıs tarihli Genel Kurul konuşmasında kullandığı Kürtçe ifadelerin tutanaktan çıkarılmasına karşı İçtüzük’ün 155’inci maddesi kapsamında düzeltme başvurusunda bulundu.

Meclis Başkanlık Divanı’ndan Anayasa’nın 3’üncü maddesi vurgusu

Nevroz Uysal Aslan’ın başvurusuna yanıt veren Meclis Başkanlık Divanı, Anayasa’nın 3’üncü maddesine atıfta bulunarak “resmi dil Türkçe” ifadesini hatırlattı. Yanıtta, idari işlemlerin Türkçe yapılması zorunluluğu gerekçe gösterildi.

Verilen yanıta tepki gösteren Nevroz Uysal Aslan, resmi dilin Türkçe olmasının, Meclis kürsüsünde fiilen kullanılan Kürtçe ifadelerin tutanaklara doğru biçimde geçirilmesini engellemediğini belirtti.

Kürtçe bir cümlenin Meclis tutanaklarına Kürtçe olarak işlenmesinin Meclis çalışmalarının Kürtçe yürütülmesi anlamına gelmediğini ifade eden Aslan, “Tutanak tutmak, konuşulan sözü değiştirmek değil; sözü olduğu gibi belgelemektir. Anayasa’nın 3’üncü maddesini Kürtçe ifadelerin kayıtlardan çıkarılmasının gerekçesi haline getirmek hukuken dayanaksız, siyasal olarak ise kabul edilemezdir” dedi.

“Ortada yasal zorunluluk değil, siyasi bir tercih var”

Yanıtta Kürtçe ifadelerin tutanaklara geçirilmesini yasaklayan herhangi bir İçtüzük maddesinin gösterilemediğini belirten Nevroz Uysal Aslan, 6253 sayılı Kanun ve Tutanak Yazım Rehberi’ne genel atıflar yapıldığını ancak somut bir düzenlemenin ortaya konulamadığını söyledi.

Aslan, “Ortada kanundan doğan zorunlu bir yasak değil, yıllardır sürdürülen idari ve siyasi bir tercih vardır” ifadelerini kullandı.

“Önce yazılıp sonra silindiyse teknik yetersizlikten söz edilemez”

Kasım 2025’te Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaşanan dil tartışmalarını hatırlatan Aslan, DEM Parti milletvekillerinin konuşmalarında yer alan “Jin kart” ve “Şaredariya Xelfetî” ifadelerinin önce tutanaklara aynen geçirildiğini, yaklaşık iki saat sonra ise üç noktayla değiştirildiğini belirtti.

Nevroz Uysal Aslan, “Bir ifade önce yazılıp sonra silinebiliyorsa ortada teknik bir yetersizlik yoktur. Böyle bir yetersizlik varsa bile bu Meclis’in ve devletin büyük ayıbıdır” dedi.

“Eşit sansür, eşitlik yaratmaz”

Başkanlık Divanı’nın, “Türkçe dışındaki bütün ifadeler için aynı yöntem uygulanıyor” yönündeki yaklaşımına da tepki gösteren Aslan, bunun gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

“Kürtçe, bu ülkenin milyonlarca yurttaşının anadilidir. Edebiyatın, kültürün, toplumsal hafızanın ve demokratik siyasetin yaşayan dilidir” diyen Aslan, eşit sansürün eşitlik anlamına gelmediğini vurguladı.

“Kürtçe bir sözü kayda geçirmek Türkiye’nin bütünlüğüne nasıl zarar verebilir?”

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve Meclis Başkanlık Divanı’na seslenen Nevroz Uysal Aslan, “Kürtlerin bu Mecliste temsil edildiğini söylüyorsunuz; peki temsil edilen halkın dilinin adı neden tutanaklara yazılamıyor? Kürtçe bir sözü kayda geçirmek, Türkiye’nin bütünlüğüne nasıl zarar verebilir? Bir dilin adını söylemekten kaçınan bir Meclis, eşit yurttaşlığı ve çoğulcu demokrasiyi nasıl savunabilir?” diye sordu.

“Toplumsal barış üç noktayla kurulamaz”

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde Meclis’in önündeki ilk sınavlardan birinin bu mesele olduğunu belirten Aslan, “Toplumsal barış, halkların dilini üç noktayla silerek kurulamaz. Demokratik toplum, milyonlarca insanın ana dilini ‘Türkçe olmayan kelimeler’ şeklinde belirsizleştirerek inşa edilemez” dedi.

Nevroz Uysal Aslan, taleplerini ise şu maddelerle sıraladı:

Kürtçe ifadelerin üç noktayla silinmesine son verilmesi

Kürtçe kelime ve cümlelerin özgün biçimleriyle tutanaklara geçirilmesi

“Türkçe olmayan kelimeler” ifadesinin kaldırılarak kullanılan dilin açık biçimde “Kürtçe” olarak belirtilmesi

Tutanak Yazım Rehberi’nin demokratik temsil, çoğulculuk ve tarihsel gerçeklik temelinde yeniden düzenlenmesi

Meclis Başkanlık Divanı’nın konuya ilişkin açık bir ilke kararı alması