Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Deştadarê beldesinde yaşayan kadınlar, yıllardır sürdürdükleri berivanlıkla hem aile ekonomisine katkı sağlıyor hem de kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürü devam ettiriyor.
Kürtçede süt sağan kadın anlamına gelen berivanların sabahın ilk ışıklarıyla başlayan mesaisi; hayvanların bakımı, sağımı ve süt ürünlerinin hazırlanmasıyla gün boyu sürüyor. Zorlu çalışma koşullarına rağmen kadınlar üretimden kopmadan yaşamlarını sürdürüyor.
Bölgede uzun yıllardır berivanlık yapan kadınlar, artan yem maliyetleri, yayla yollarındaki zorluklar ve ekonomik kriz nedeniyle hayvancılığın her geçen gün daha ağır koşullarda sürdüğünü belirtiyor. Buna rağmen süt, peynir ve yoğurt üretimiyle aile bütçesine katkı sunan kadınlar, emeklerinin görünür olmasını istiyor.

‘Zorluklara rağmen üretmeye devam ediyoruz’
Yaklaşık 30 yıldır berivanlık yapan 45 yaşındaki Kamer Akman, yaşadıkları zorlukları anlatarak şunları söyledi:
“Kışın koyunları besliyoruz, yazın ise sağıyoruz. Sağdığımız sütü peynir yapıp satıyoruz. Otlu peynir başta olmak üzere birkaç çeşit peynir üretiyoruz. Yaylalara gidiyoruz, bu yolculuk oldukça zahmetli. Faraşîn ve Van taraflarına gidiyoruz, dört ay kadar yaylada kalıyoruz. Zorlukları çok ama biz bu yaşama alıştık. Hayvanlar bizi geçindiriyor, biz de onlara bakıyoruz.”
Akman, yayla yasaklarının üretimi zorlaştırdığını ancak tüm koşullara rağmen çalışmaya devam ettiklerini ifade etti.
‘Berivanlık bir yaşam biçimi’
20 yıldır berivanlık yapan 38 yaşındaki Cevahir Cesur ise bu kültürün kadın emeğiyle ayakta kaldığını vurguladı:
“Kış boyunca hayvanları besliyoruz, şimdi de sonbahara kadar sağıyoruz. Yaylalara gidene kadar uzun yollar kat ediyoruz. Sonbahara kadar orada kalıp çalışıyoruz. Çok zahmetli bir iş ama güzel yanları da var. Çocuklarımızla birlikte koyun sağıyor, yoğurt ve peynir yapıyoruz. Bir kısmını satıyor, bir kısmını da ev için saklıyoruz. Ailemin evindeyken de bu işi yapıyordum, şimdi de sürdürüyorum”
Cesur, berivanlığın yalnızca bir geçim kaynağı değil aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu belirtti.

‘Maliyetler üretimi zorluyor’
Ailesiyle birlikte hayvancılık yapan 23 yaşındaki Hamza Akman ise ekonomik koşulların üreticileri zorladığını söyledi:
“Günde iki kez koyun sağıyoruz. Yazın hayvanlar hastalanmasın diye yaylalara gidiyoruz ve sonbahara kadar orada kalıyoruz. İlk elde ettiğimiz sütü peynir yapıp satıyoruz, kalanını ev için değerlendiriyoruz. Ancak yem ve saman çok pahalı. Koyun da eskisi gibi para etmiyor. Teknolojinin gelişmesi ve tüketim alışkanlıklarının değişmesiyle hayvancılık geriledi. Buna rağmen üretmeye devam ediyoruz.” (MA)




