Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran arasında yeniden başlaması beklenen diplomatik temaslara ilişkin belirsizlik sürüyor. Katar, başkent Doha’da iki ülke arasında planlanmış doğrudan üst düzey bir görüşme bulunmadığını açıklarken, İran da bugün ya da önümüzdeki günlerde ABD ile görüşme yapılmayacağını duyurdu.
İran: Yakın zamanda görüşme planı yok
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bugün ya da önümüzdeki günlerde ABD ile herhangi bir görüşme gerçekleştirmeyeceklerini belirtti.
Bekayi, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine ilişkin sorumluluğun İran’da olduğunu yineledi.
Lübnan’daki ateşkes ihlallerine de değinen Bekayi, ABD’nin İsrail’in ateşkes yükümlülüklerine uymasını sağlaması gerektiğini söyledi.
Tahran’ın Lübnan konusundaki tutumunu yineleyen Bekayi, ABD’nin özellikle Lübnan olmak üzere tüm cephelerde çatışmaların sona erdirilmesine yönelik taahhüdünün, taraflar arasında imzalanan mutabakat zaptının ilk maddesi açısından önem taşıdığını ifade etti.
Bekayi, “ABD taahhütlerine bağlı kalmalı ve gerektiğinde İsrail’i yükümlülüklerini yerine getirmeye zorlamalıdır. ABD’nin taahhütlerine bağlılığını değerlendirme ölçütümüz mutabakat zaptının metnidir” dedi.
Trump görüşme yapılacağını açıkladı
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, ABD ve İran heyetlerinin Katar’ın başkenti Doha’da bir araya geleceğini belirterek, görüşme talebinin İran’dan geldiğini ifade etti.
Trump, daha sonra Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada ise, “Doha’daki toplantı belki önemli olacak, belki de olmayacak. Göreceğiz.” ifadelerini kullandı.
İran tarafı Trump’ın açıklamalarını doğrulamazken, ABD yönetimi Doha’da diplomatik temasların gerçekleşeceği yönündeki beklentisini sürdürüyor.
Beyaz Saray, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Başkan’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un Katar’da bulunacağını açıkladı. Açıklamada, görüşmelerin daha önce taraflar arasında imzalanan mutabakatın uygulanmasına odaklanacağı belirtildi.
Doha’da gerçekleştirileceği belirtilen temaslara ilişkin farklı açıklamalar, ABD ile İran arasında son dönemde hız kazanan diplomatik sürecin geleceğine ilişkin belirsizliği artırdı.
Taraflar arasında özellikle Hürmüz Boğazı’nın güvenliği, yaptırımlar, İran’a ait dondurulmuş varlıklar ve nükleer program başlıklarının müzakere gündeminde yer alması beklenirken, resmi düzeyde doğrudan bir görüşmenin yapılıp yapılmayacağı henüz netlik kazanmadı.
Katar: Doğrudan üst düzey görüşme planlanmadı
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, Doha’da düzenlediği basın toplantısında bölgedeki gelişmeler ve ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik sürece ilişkin açıklamalarda bulundu.
Ensari, Doha’da ABD ile İran arasında üst düzey bir görüşme yapılacağı yönündeki değerlendirmelere ilişkin, “Şu an için Doha’da ABD ile İran arasında planlanmış doğrudan üst düzey bir görüşme kararı bulunmuyor” dedi.
ABD ile İran arasındaki teknik düzeydeki temasların ise kesintiye uğramadığını belirten Ensari, görüşmelerin farklı formatlarda sürdüğünü ifade etti.
Ensari, son dönemde yaşanan gerilime rağmen teknik temasların devam ettiğini, arabulucu ülkelerin taraflar arasındaki iletişimi kolaylaştırmak ve müzakere sürecini ilerletmek amacıyla çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.
Dondurulmuş İran varlıkları gündemde
Müzakerelerin yalnızca İran’ın nükleer programıyla sınırlı olmadığını belirten Ensari, tarafların İran’a ait dondurulmuş varlıklar başta olmak üzere birçok konuyu birlikte ele aldığını ifade etti.
İran’a ait 6 milyar dolarlık dondurulmuş fonun henüz Tahran’a aktarılmadığını belirten Ensari, söz konusu kaynağın serbest bırakılmasının Washington ile Tahran arasında varılacak mutabakata bağlı olduğunu söyledi.
“Hürmüz Boğazı’nın kapatılması kabul edilemez”
Katar’ın önceliğinin Hürmüz Boğazı’nda deniz ulaşımının güvenliğinin sağlanması olduğunu belirten Ensari, ülkesinin bu konuda Umman ile koordinasyon halinde çalıştığını kaydetti.
Ensari, önceliklerinin Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişin sağlanması ve bölgede döşenen mayınların temizlenmesi olduğunu ifade ederek, seyrüsefer serbestisinin tüm Körfez ülkeleri açısından vazgeçilmez olduğunu söyledi.
Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının veya deniz trafiğinin herhangi bir taraf tarafından engellenmesinin kabul edilemeyeceğini belirten Ensari, boğazda son dönemde yaşanan gerilim sırasında çatışmaların büyümesini önlemek amacıyla doğrudan iletişim hattının devreye alındığını, bu mekanizmanın yaşanan olayların kontrol altına alınmasına katkı sunduğunu dile getirdi.




