• Ana Sayfa
  • Gündem
  • Zeynel Emre: “CHP seçmeninin yüzde 90’ı Özel liderliğinde bir CHP istiyor”

Zeynel Emre: “CHP seçmeninin yüzde 90’ı Özel liderliğinde bir CHP istiyor”

CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Özgür Özel başkanlığında yapılan toplantıda kamuoyu araştırmalarının gündeme geldiğini belirterek “Bize oy veren seçmen, yüzde 90’ın üzerinde bir sayıyla bizim yanımızda ve destekliyor. Sayın Özgür Özel liderliğindeki CHP’yi istiyor” dedi.

Zeynel Emre: “CHP seçmeninin yüzde 90’ı Özel liderliğinde bir CHP istiyor”
Zeynel Emre: “CHP seçmeninin yüzde 90’ı Özel liderliğinde bir CHP istiyor”
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 1 Temmuz 2026 21:00

CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Özgür Özel’in kurmaylarıyla bir araya geldiği toplantının gündemine ilişkin basın açıklaması yaptı.

“Bugünkü toplantıda gerek parti içinde yaşanan konular, gerek ekonomideki durum, NATO toplantısı ve önümüzdeki haftanın yol haritasını tartıştık” diyen Zeynel Emre’nin açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

“Mutlak butlan kararıyla göreve gelenler, geldikleri ilk günden itibaren hukuksuz bir şekilde birçok kararın altına imza attılar. Burada zaman zaman biz Anayasa’dan, kanundan, tüzükten, yönetmelikten, ilgili hükümlerden bahsettik, anlattık ama bugün artık o maddelerden bahsetme ihtiyacı dahi aslında çok hissetmiyorum. Çünkü bugün artık şu durum çok net görünüyor herkes tarafından: Mutlak butlan kararıyla gelenler, sarayla büyük bir işbirliği içerisinde CHP’nin mahvına sebep olacak her türlü kararın altına imza atıyorlar. Geçtiğimiz günlerde yine antidemokratik bir şekilde, 26 seçilmiş il başkanımızı görevden aldılar. Bakın, bu 26 il başkanının parti hukuku açısından suçlanabilecek hiçbir şeyi yok. Bu insanlar daha geçen sene, olağan kongre sürecinde mahallelerden seçilen delegelerin ilçeleri belirlediği, ilçelerden seçilen delegelerin kendilerini seçtiği bir durumda görevlerini yapmaktaydılar ve oldukça başarılı isimler kendi illerinde. Bu isimlerin yerlerinin altısına görevlendirme yapılabildi.

Bir yandan mutlak butlan için dava organizasyonu yapanlar, algı oluşturmaya çalışanlar, saray desteği, ortadaki karar, karar sonrası yapılan görevlendirmeler. Milletimiz, halkımız her şeyin farkında. Geçtiğimiz hafta, yine Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel, Türkiye’nin farklı yerlerinde halkımızla kucaklaştı. Çok sıcak karşılamalar, sıcak diyaloglar oldu. Vatandaşlarımızın dertlerini dinledi. Diyarbakır’da, Gaziantep’te, İzmir’de halkımız, Genel Başkanımızı bağrına bastı. Buralar özellikle dikkat ederseniz görevden almaların, atamaların olduğu yerlerdeki ilgi. Bunlar çok anlamlı tepkiler.”

Madımak katliamını kınadı

“Sivas’ta, 35 yurttaşımızın maalesef göz göre göre katledilmesi ve orada yaşanan acıları unutmadığımızı ifade edelim. Bizim yaşadığımız en büyük acıysa o katliam kadar katillerin yargılandığı davadaki çıkan zamanaşımı kararlarıdır. Dava zamanaşımına uğradı. 23 sanığın 17’si tahliye edildi, ikisi afla salındı. Bu adaletsizliği bir kez daha kınıyorum. Bu vesileyle orada yaşamını kaybeden canlarımızı, yakınlarını, acılarını paylaştığımızı bir kez daha buradan ifade etmiş olalım.

“Çaresiz değiliz”

Önceliğimiz tabii partimizdeki bu işgalin son bulması. Bu doğrultuda çalışıyoruz. Ama kimse şunu düşünmesin: Bizler çaresiz değiliz, çözümsüz değiliz. Elbette bir yol haritamız var. Kimse, hiçbir kayıp yaşamadan bu yakaladığımız ivmeyi devam ettirecek şekilde siyaset devam edecek. Bununla ilgili de zamanı geldikçe sizlere gerekli bilgilendirmeleri yapacağız. Bizler önce mahkeme süreçlerini, sonuna kadar yasal haklarımızı, bütün bunların çalışmasını yapacağız. Ondan sonra eğer bütün bunlardan bu kumpasın sonrasında, bu işgal son bulmazsa elbette yeni çözüm yollarımızla sizlerin karşısına çıkacağız.

Biz gittiğimiz her yerde milletimizin dertlerini dinlemeye, o kentin sorunlarına odaklanmaya, geleceği birlikte nasıl kuracağımıza, çocuklarımızın, gençlerin, onları geleceğe nasıl hazırlayacağımıza çalışmaya devam edeceğiz.

Nato gözaltıları

Türkiye’de önümüzdeki hafta NATO toplantısı var. Şüphesiz ki NATO toplantısının Türkiye Cumhuriyeti’nde toplanması Türkiye açısından önemli bir eşiktir, dünyaya verilecek güzel bir mesajdır. Bu yönüyle bu toplantıyı dikkatle takip ediyor olacağız. NATO toplantısı öncesindeki gelişmeleri değerlendirdik, bölgesel anlamdaki yaşanan savaşların olası başlıklarını değerlendirdik. Burada şüphesiz ki bu kadar devlet başkanının geldiği bir ortamda, güvenlik önlemlerinin alınması gayet normaldir. Bununla birlikte güvenlik önlemi alınması, hiç suçu günahı olmayan insanların durduk yere gözaltına alınmasını, cezaevine atılmasını makul karşılamaz kimse açısından. Bakıyorsunuz hayatında hiçbir sabıkası yok, belli bir yaşa gelmiş profesörler, akademisyenler sabahın köründe gözaltına alındı ve şimdi cezaevindeler. Gidip dinleyen arkadaşlarımızdan raporlar alıyoruz. Hiç gerçekçi olmayan suçlamalar. Özellikle TEMA Vakfı yöneticilerinin karşılaştığı tablonun tam olarak böyle olduğunu söyleyebiliriz.

Basına Nato kısıtlaması

NATO’yu takip eden gazetecilerin kimler olacağının belirlenmesi, bazı isimlerin dışarıda tutulması son derece yanlıştır. İçlerinde öyle gazeteciler var ki bugün iktidar temsilcilerinden daha fazla NATO toplantısı izlemiştir, daha fazla deneyimi vardır. NATO tarafından gelen açıklamalarda, bu kısıtlamaların hükümet tarafından yapıldığı ifade edilmektedir. Böylesine Türkiye açısından önemli bir zaman diliminde, tabii ki bütün güvenlik önlemleri titizlikle alınmalı ama bir o kadar da hukuka riayet edilerek, basın özgürlüğüne riayet edilerek dünyaya bu yönde bir mesaj vermek lazım. Bizim olumsuz anlamda birinciliklere ihtiyacımız yok. NATO’ya katılacak 32 ülkenin enflasyon rakamlarında Türkiye birinci sırada. Bu niye böyle dediğimizde sürekli yargıyı muhalefeti sindirmek için bir silah haline getirirseniz, sürekli yargıyı bir dizayn aracı olarak kendi arka bahçeniz şekline getirirseniz, ülkedeki hukuk güvenliğinin olmadığını hisseden yatırımcı çekilir, ekonomik dengeler bozulur. Bu her rakama yansır.

“2026’nın asgari ücret rakamı acilen güncellenmelidir”

Mayıs 2027’ye kadar sadece iç borç ödemesi 4,7 trilyon lira olarak açıklandı. Bunun bir kısmı, 2,4 milyon lirası anapara, 2,3’ü de faiz olmak üzere 4,7. Bu aslında ekonomi politikasının nasıl çöktüğünü gösteren bir şeydir. Borç ödemek, faiz ödemek dışında yapılan hiçbir şey yok. DİSK’in bu dönem içerisinde yaptığı araştırmaya bakıyorsunuz, asgari ücret zaten açlık sınırının altında, yoksulluk sınırının da dörtte biri düzeyine kadar gelmiş durumda. 2005’ten bu yana asgari ücretli toplam 23 cumhuriyet altını kaybetmiş durumda. Biz bu kapsamda hep diyoruz ki böylesine yüksek enflasyonun olduğu bir durumda asgari ücretin en az dört kere revize edilmesi lazım. Çünkü alım gücü zaten eriyor. Asgari ücret rakamı belirlenirken elbette ki açlık sınırı, yoksulluk sınırı, barınma maliyetleri, eğitim, ulaştırma maliyeti, enerji giderleri gibi yaşam koşulları dikkate alınmalı. Acilen 2026’nın asgari ücret rakamı güncellenmelidir. Burada AKP ve yandaşlarının Lale Devri yaşadığı bir süreç var ama geniş halk kesimlerini çok acı reçeteyle karşı karşıya olduğu bir durum içerisindeyiz.

Haftada üç halk buluşması

Önümüzdeki haftadan itibaren de en az haftada iki ya da üç kere olmak üzere halk buluşmaları olacak. Biliyorsunuz biz Türkiye’nin her yerinde, her ilinde neredeyse miting gerçekleştirdik. 200’den fazla miting gerçekleştirdi Sayın Genel Başkan ve bu, bir seçim dönemi dışında rekor düzeydeki rakamlardır. Örneğini göremezsiniz dünya genelinde. Dolayısıyla bu çalışmalara devam edeceğiz.

Yeni parti gündeme geldi

CHP’li Emre, açıklamalarının ardından basın mesnuplarının sorularını yanıtladı. Emre, yeni partiyle ilgili sorulara karşılık şöyle konuştu:

“Biz hep şeffafça olan biteni sizlerle paylaştık. Daha önce sorduğunuzda bunları konuşmadığımızı söylemiştik. Evet şimdi konuştuk, konuşuyoruz. Şu manada konuşuyoruz tabii: CHP bizim partimiz. Biz partimizin 2 milyon üyesinin tercihleriyle süzülerek geldik. Kanunlara, tüzüklere uygun bir şekilde görev başındayken gayri hukuki ve gayri ahlaki bir şekilde görevden uzaklaştırıldık. Yaşanan olaylar Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçti. Bunun telafisi sadece bizim için değil ülkemizin demokrasi için, hukuk devleti için, bundan sonra kararı verecek Yargıtay’ın güvenilirliği için hakikaten çok önemli. Bir kez daha söylüyorum: Bir an evvel karar vermesi lazım Yargıtay’ın. Burada bekleyecek hiçbir şey yok. Gerek burada beklediğimiz karar gerekse de şu anki PM hukuken düşmüş ve yok hükmündedir. Buna ilave de gerek Anayasa Mahkemesi kararları gerek geçmişteki Yüksek Seçim Kurulu kararları açıktır. Her ne şart altında olursa olsun, kurultay delegeleri yarıdan bir fazlasının imzası halinde olağanüstü kurultay mecburdur. Bu da tebliğ edildi. Bunlarla ilgili bekleme sürelerinin sonuna yaklaşıyoruz. Ona göre kararımızı verip sizlere duyuracağız bunu. Ama önceliğimiz bu hukuksuzluğun son olması için sonuna kadar gayrette bulunmak.

Net bir tarih vermek istemiyorum. Ama şunu söyleyeyim: Çok uzun zaman dilimleri değil. Bazen haklı olarak şu tepkileri alıyorum: ‘Bir an evvel parti kurun. Biz vatandaş olarak, milyonlar olarak arkanızdayız. Destek oluruz, bağış yaparız.’ Bütün bu çabayı, bütün bu heyecanı anlıyorum, saygıyla karşılıyorum. Bütün bu zamanlamayı da en doğru şekilde yöneteceğiz. Çok uzun zaman dilimleri de olmayacak. Bizler çözümsüz ya da çaresiz değiliz. Muhakkak bir yol bulacağız. (ANKA)