Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından Türkiye’ye uygulanan Amerika’nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) kapsamındaki yaptırımların kaldırılması konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump’ın ortak bir irade ortaya koyduğunu açıkladı.
Fidan, yaptırımların kaldırılmasıyla birlikte Türkiye’nin yeniden F-35 programına ilişkin sürecinde de gelişme yaşanabileceğini belirtti.
2 Temmuz’da CNN Türk yayınında konuşan Fidan, “F-35 satış yasağının da CAATSA yaptırımlarından sonra kaldırılacağını düşünüyorum” dedi.
Washington’da 2025 yılında gerçekleştirilen Erdoğan-Trump görüşmesini hatırlatan Fidan, iki liderin yaptırımların kaldırılması yönünde irade ortaya koyduğunu belirterek, “İki lider bu konuda irade beyanında bulundular ve biz bakanlara da bu sorunu çözmemiz için talimat verildi” ifadelerini kullandı.
Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile birlikte konu üzerinde çalıştıklarını belirterek, “Savunma Bakanımız Yaşar Güler ve ben, bu noktada yoğun bir çalışma içindeyiz. Ama genel hatlarıyla iyi giden bir ilişki var” diye konuştu.
CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına yönelik sürece ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Fidan, “Bunun belli adımları var. Bu yönde yürüyen çalışmalar var. Bunlar hayata geçtikçe kamuoyumuz da bunu görecek zaten” dedi.
CAATSA nedir?
CAATSA, “Amerika’nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası”nın İngilizce adının kısaltması olarak kullanılıyor.
ABD Kongresi tarafından 2017 yılında kabul edilen yasa kapsamında Rusya, İran ve Kuzey Kore’ye yönelik yaptırımlar öngörülüyor. Düzenleme aynı zamanda ABD başkanının bu ülkelere yönelik yaptırımları tek taraflı kaldırma yetkisini sınırlandırarak Kongre denetimini güçlendiriyor.
Yasa, Rusya’nın 2014 yılında Kırım Yarımadası’nı ilhak etmesi ve Ukrayna’nın doğusundaki ayrılıkçı gruplara verdiği destek sonrasında uygulanan yaptırımları da yasal güvence altına aldı. CAATSA’nın kabul edildiği dönemde, Rusya’nın 2016 ABD başkanlık seçimlerine müdahale ettiği yönündeki tartışmalar da Washington gündeminde önemli yer tutuyordu.
Türkiye neden yaptırıma tabi tutuldu?
ABD, Türkiye’nin 2019 yılında Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından CAATSA’nın 231’inci maddesini gerekçe göstererek Aralık 2020’de yaptırımları yürürlüğe koydu.
Söz konusu madde, Rusya’nın savunma ve istihbarat sektörüyle önemli düzeyde ticari ilişki kuran kişi ve kurumlara yaptırım uygulanmasını öngörüyor.
Yaptırımlar kapsamında Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) yaptırım listesine alındı. Böylece SSB’nin ABD’den savunma ekipmanı ve teknoloji ihracat lisansı almasının önü kapatıldı. Ayrıca uluslararası finans kuruluşlarından kredi kullanmasına yönelik kısıtlamalar getirildi.
Dönemin SSB Başkanı İsmail Demir ile üst düzey yöneticiler Mustafa Alper Deniz, Serhat Gençoğlu ve Faruk Yiğit de yaptırım listesine eklendi. Bu kapsamda söz konusu isimlere ABD’ye giriş yasağı uygulanırken, ABD’deki mal varlıkları ve dolar üzerinden finansal işlemleri de kısıtlandı. ABD kurumlarının yaptırım uygulanan kişi ve kuruluşlarla sözleşme yapması da engellendi.
F-35 programından çıkarıldı
S-400 alımı sonrasında Türkiye, ortak üreticileri arasında yer aldığı F-35 savaş uçağı programından çıkarıldı. Bu gelişme, Ankara ile Washington arasında savunma alanındaki en önemli anlaşmazlıklardan biri haline geldi.
Türkiye, hava kuvvetlerinin modernizasyonu amacıyla 2021 yılında 40 adet F-16 savaş uçağı ile 79 modernizasyon kiti satın almak için başvuruda bulundu. Uzun süre Kongre’de bekleyen satış, Türkiye’nin 2024 yılında İsveç’in Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) üyeliğine onay vermesinin ardından kabul edildi.
ABD yönetimi, Türkiye’ye 40 adet F-16 savaş uçağı ile 79 modernizasyon kitinin satışına onay verdi.
Haziran ayının son haftasında ise Trump yönetimi, Türkiye’ye yaklaşık 700 milyon dolar değerinde F-110 savaş uçağı motoru satma niyetini Kongre’ye bildirdi. Kongre’nin 15 gün içinde itiraz etmemesi halinde satışın resmileşmesi bekleniyor.
Söz konusu motorların Türkiye’nin geliştirdiği milli muharip uçak KAAN programında kullanılması planlanıyor.




