Şırnak’ın Cizre ilçesinde kurulan köy pazarında kadınlar, kendi ürettikleri yoğurt ve sütün yanı sıra semizotu, maydanoz ve salatalık gibi birçok doğal ürünü satarak geçimlerini sağlıyor. Sabahın erken saatlerinde köylerinden yola çıkan kadınlar, gün boyu kavurucu sıcak altında satış yaparken pazar alanındaki eşitsizlikle de mücadele ediyor.
Pazarın işlek bölümlerinde satış yapmalarına izin verilmeyen kadınlar, alanın en arka ve en çok güneş alan bölümlerine yönlendiriliyor. Gün sonunda, yanlarında geri götürme imkanı olmayan ürünlerini zarar etmemek adına değerinin çok altında satmak zorunda kalan kadınlar; belediyeden kendileri için üstü kapalı ve özel bir pazar alanı oluşturulmasını istiyor.
‘Kimse olduğumuz tarafa gelmiyor’
Cizre’nin Çemê Şemo köyünden topladığı ürünleri getirip satan Kudret Sakman, pazarın işlek bölümlerinde satış yapmalarına izin verilmediğini söyledi. Kudret Sakman, yaşadıkları mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi:
“Önce pazarın diğer tarafındaydım, güneş gelince bu tarafa geçmek zorunda kaldım. Ancak buraya kimse gelmiyor. Müşteriler üst taraftan alışveriş yapıyor, bu yüzden iş yapamıyoruz. Oraya gitmemize de izin vermiyorlar. Dükkan sahipleri ve pazardaki erkek esnaf engel oluyor; ‘Önümüze tezgah açmayın’ diyorlar. Bizim için özel bir yer olsaydı biz de rahatça pazarımızı yapar, ürünlerimizi satardık. Binbir zahmetle buraya getiriyoruz ama satış yapamadığımız için ürünler elimizde kalıyor. Bütün kadınlar yeni bir yer yapılmasını istiyor.”

‘Akşama kadar güneşin altında yanıyoruz’
Ürettiği hayvansal ürünleri pazarda satarak çocuklarını okuttuğunu söyleyen Fatma Hasanoğlu ise kadınların çok ağır koşullarda çalıştığını vurguladı. Fatma Hasanoğlu, şöyle konuştu:
“Köyden geliyorum. Hayvanlarımızı besliyoruz, sonra da gelip burada geçimimizi sağlamaya çalışıyoruz. Çocukların okul masraflarını karşılamak için semizotu ve maydanoz getiriyorum; yoğurt ve sütü de kendimiz üretiyoruz. Akşama kadar bu sıcağın altında perişan oluyoruz ama mecburuz. Kadınlar için ayrı bir yer yapılsa çok iyi olur. Görüyorsunuz, bütün işportacıları getirip buraya yığıyorlar; yol daralıyor ve bize yer kalmıyor. İnsanlar da bu tarafa gelmek istemiyor. Kadınlar için temiz ve düzenli bir yer yapılsın ki doğal ürünlerimizi rahatça satabilelim. Ürünlerimizi köye geri götürme şansımız olmadığı için mecburen çok ucuza satıyoruz. Evimiz burada olsa götürüp hayvanlarımıza yedirirdik ama geri götüremiyoruz.”

Tek başına çocuklarına bakıyor
Pazarcılık yaparak geçimini sağlayan Ayşe Tulici, kadınların omuzlarındaki yükün her geçen gün arttığını belirterek şunları ekledi:
“Çocuklarımızın rızkını kazanmak için uğraşıyoruz ama bir kadın olarak bu çok zor. Hem ev işleri hem de buradaki mesai insana ağır geliyor. Tek başımayım, kimsem yok. Hem evi hem de tezgahı tek başıma yürütüyorum. Tansiyon ve şeker hastasıyım, bazen çok bitkin düşüyorum ama yine de mecburen çalışıyorum. Bizim için serin bir yer gerekiyor. Bir kadının güvenle ve rahatça çalışabileceği bir alan olsun istiyoruz. Şu an oturduğumuz evin kirası 15 bin lira. Geçinmek her geçen gün daha da zorlaşıyor.”
Sabah üçte yola çıkıyorlar
Günün henüz ağarmadığı saatlerde yola çıktıklarını dile getiren Zeynep İleri ise taleplerini şu sözlerle özetledi:
“Sabah saat iki buçuk, üç gibi yola düşüp buraya geliyoruz. Akşama kadar güneşin altında ekmeğimizi çıkarmaya çalışıyoruz. Evlerimizi geçindirmek, çocuklarımızın rızkını kazanmak için çabalıyoruz. Ancak kimse bize uygun bir yer sağlamıyor. Kârımız da zararımız da bu güneşin altında belirleniyor. Her günümüz böyle geçiyor; gün bitiyor, ertesi gün yine aynı döngü devam ediyor. Belediyemizden isteğimiz; bize üstü kapalı, serin ve korunaklı bir yer yapmasıdır. Çocuklarımızın rızkı için buradayız, başka hiçbir çaremiz yok.” (MA)




