Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şubesi Hapishane Komisyonu, 2026 yılının Ocak-Haziran dönemini kapsayan, İç Anadolu Bölgesi’nde bulunan 16 cezaevinde tutukluların yaşadığı hak ihlallerine ilişkin hazırladığı izleme raporunu açıkladı.
Dernek binasında düzenlenen basın toplantısında Komisyon Sekreteryası Berfin Babaoğlu rapora ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Babaoğlu, raporun Afyon, Bolvadin, Çorum, Sungurlu, Eskişehir, Karabük, Kırıkkale, Kırşehir, Sincan ve Yozgat’taki farklı tipteki cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini kapsadığını belirtti.

‘İnfazlar keyfi gerekçelerle uzatılıyor’
Berfin Babaoğlu, İdare ve Gözlem Kurullarının “iyi hal” değerlendirmeleri üzerinden tutsakların şartlı tahliye haklarını keyfi gerekçelerle engellediğini söyledi.
Kurulların ikinci bir mahkeme gibi hareket ettiğini belirten Babaoğlu, “‘Pişmanlık’ dayatmasını kabul etmeyen mahpusların şartlı tahliyeleri 3 aydan 1 yıla kadar soyut ve hukuka aykırı gerekçelerle ertelenmekte; infazlar çok kitap okuma, selam vermeme veya ‘toplumla bütünleşmeye uygun olmama’ gibi keyfi değerlendirmelerle uzatılmaktadır. Yine bazı hapishanelerde mahpuslar sadece kurum psikoloğu ile görüştürülmekte çoğu zaman kurula bile çıkarılmamaktadır. İç Anadolu’da neredeyse tüm hapishanelerde onlarca mahpusun infazı defalarca uzatılmıştır” dedi.
Hasta tutukluların tedaviye erişiminin engellendiği iddiası
Cezaevlerinde sağlık hakkının sistematik biçimde ihlal edildiğini ifade eden Babaoğlu, hastane ve revir sevklerinin personel ve ring aracı yetersizliği gerekçesiyle aylarca geciktirildiğini söyledi.
Babaoğlu, “Sevkler 8-12 ay, diş randevuları 6-8 ay, fizik tedavi sevkleri ise 1-1,5 yıl gecikmektedir. Kalp hastalıkları, kanser, şarapnel yaraları ve ortopedik engelleri bulunan çok sayıda ağır hasta mahpusun tedavisi aksatılmakta, orijinal ilaçlarına erişimleri engellenerek muadil ilaç dayatılmaktadır. Kırşehir Yüksek Güvenlikli Hapishanede vücudunda 10 yıldır şarapnel parçaları bulunan bir mahpusun nefes darlığı ağırlaşmasına rağmen tedavisi yaptırılmamış; enfeksiyon tespit edilen sürgün bir mahpusun tedavisi ağız içi arama dayatması nedeniyle engellenmiştir” diye konuştu.
‘Kirli sular vücutta yaralara neden oluyor’
Kırşehir Yüksek Güvenlikli ve S Tipi cezaevlerinde beslenme ve hijyen sorunlarına dikkat çeken Babaoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Hapishanelerde suyun ham petrol renginde, paslı ve kirli aktığı; mahpusların bu nedenle vücutlarında 10×5 cm genişliğinde yaralar oluştuğu tespit edilmiştir. Sıcak ve soğuk suya erişim günde birkaç saatle sınırlandırılmakta, temizlik malzemesi dahi idare tarafından sağlanmamaktadır. Yemeklerin besin değerinden yoksun olması nedeniyle mahpuslar temel beslenme ihtiyaçlarını kantinden ücretli olarak karşılamak zorunda bırakılmaktadır.”
Kötü muamele ve tecrit uygulamaları
Hastane sevklerinde ve hapishane girişlerinde tutuklulara dayatılan ağız içi arama, çıplak arama ve kelepçeli muayene uygulamalarının tedaviye erişimin önünde sistematik bir engel haline getirildiğini belirten Babaoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Hapishanede üç mahpusun gardiyanlar tarafından yerde sürüklenerek süngerli odaya götürüldüğü, elbiselerinin yırtılarak çıkarıldığı tespit edilmiş; açılan suç duyuruları sonuçsuz kalmıştır. Kırşehir Yüksek Güvenlikli Hapishaneye sürgün edilen bir mahpus, çıplak arama dayatmasına direnmesi üzerine kaba dayağa maruz kalmış ve 32 gün mevzuata aykırı biçimde gözlem odasında tutulmuştur. Gece saatlerinde yapılan baskın aramalar, ışık yakıp söndürme suretiyle uygulanan uyku işkencesi ve provokatif muameleler raporun tüm bölgesinde tekrarlanan bir örüntü olarak tespit edilmiştir. Kırşehir S Tipi Hapishanede adli mahpuslara yönelik ağır kötü muamele sonucu çok sayıda intihar vakası yaşandığı, bir mahpusun ise bileklerini keserek yaşamını yitirdiği bildirilmiştir. Onur kırıcı muamele mahpus yakınlarına da keyfi bir biçimde uygulanmaktadır. Ziyarete gelen mahpus yakılarına ince arama adı altında çıplak aramaya varan aramalar yapılmaktadır.”
‘İmralı Adası’na gönderilen mektuplar engelleniyor’
Babaoğlu, tutukluların haberleşme ve ifade özgürlüğünün de kısıtlandığını belirterek, “Kürtçe yazılan mektuplar, savunmalar ve kitaplar ‘tercüman yokluğu’ bahanesiyle aylarca, kimi zaman 6 ayı aşan sürelerle bekletilmekte veya hiç teslim edilmemektedir. Pek çok hapishanede idare, kurumda Kürtçe bilen personel bulunmadığını gerekçe göstererek Kürtçe mektupların işleme alınmasını fiilen engellemekte, tercüman temin edilmesini ise ücretinin mahpuslarca karşılanması şartına bağlamaktadır; bu uygulama anadilde haberleşme hakkını parasal bir ayrıcalığa dönüştürmekte, Kürtçe savunma yapılmasına dahi izin verilmemektedir. Sincan 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanede Kürtçe yazılan ve özellikle İmralı Adası’na gönderilen mektuplar ‘sakıncalı’ bulunarak keyfi biçimde iletilmemekte, aynı keyfi uygulama Afyon T Tipi Hapishanede de tekrarlanmaktadır. Yozgat 2 No’lu T Tipi Hapishanede mektup okuma birimi, içeriğinde belirli siyasi ve coğrafi kelimeler geçen yazışmaları aylarca incelemede tutmakta; hapishane içindeki bir koğuştan diğerine gönderilen bir mektup dahi ancak 6 ay sonra ulaştırılabilmektedir” dedi.
Adalet Bakanlığı’na 15 maddelik çağrı
Raporda yer alan uygulamaların Türkiye’nin iç hukuku ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu belirten Babaoğlu, hak ihlallerinin sona erdirilmesi için başta Adalet Bakanlığı olmak üzere ilgili kurumlara 15 maddelik talepte bulunduklarını söyledi.
Talepler arasında ağır hasta mahpuslar için alternatif infaz yöntemlerinin uygulanması, ağız içi ve çıplak arama uygulamalarına son verilmesi, temiz su ve hijyen koşullarının sağlanması, kelepçeli muayenenin kaldırılması, gece baskınlarının son bulması, sosyal faaliyetlere yönelik kısıtlamaların kaldırılması, yüksek güvenlikli ve S Tipi cezaevlerindeki tecrit uygulamalarının sona erdirilmesi, anadilde savunma ve yazışma hakkının güvence altına alınması, kitap ve yayın yasaklarının kaldırılması, İdare ve Gözlem Kurullarının yetkilerinin sınırlandırılması, sürgün sevklerin son bulması ve bağımsız denetim mekanizmalarının cezaevlerine engelsiz erişiminin sağlanması yer aldı.




