Bakırhan konuşmasında Suruç katliamında hayatını kaybeden ’33 Düş Yolcusunu’ andı. Bakırhan “Adalet sağlanana kadar takipçisi olacağız” diye konuştu.
Orta Doğu’da savaşın tekrar başladığına dikkat çeken Bakırhan “İran saldırılara uğradıkça öfkesini Kürtlerden çıkarmaya çalışıyor” dedi.
‘İran rejimini uyarıyoruz’
Savaşın başından bu yana 28 peşmergenin İran tarafından öldürüldüğünü aktaran Bakırhan şöyle devam etti:
“İran ve İran destekli gruplar tarafından gerçekleştirilen saldırılarda dokuz Komele peşmergesi yaşamını yitirdi. Savaşın başladığı 28 Şubat’tan bugüne Federe Kürdistan Bölgesi’ne bine yakın dron ve füze saldırısı düzenlendi. Bu saldırılarda 28 peşmerge yaşamını yitirdi. 150’ye yakın peşmerge ve sivil yurttaşın da yaralandığını biliyoruz.
Sadece bir haftada 20 tutsak İran rejimi tarafından idam edildi. Bu saldırıları kınıyoruz. Kürt halkının başı sağ olsun.
Kürtlere yapılan her saldırı İran’a zarar verir. Kürtler, Kasr-ı Şirin antlaşması dönemindeki Kürtler değil, Kürtler, Sykes-Picot dönemindeki Kürtler de değildir.”
Bakırhan “İran rejimini bir kez daha uyarıyoruz bu katliamlardan vazgeçin” ifadesini kullandı.
📌”İdam edeceğine, coğrafyasını bombalayacağına Kürtlerle eşit ortak bir zeminde insanca yaşamı niye tercih etmiyorsun?”
🗣️DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, İran’da Kürtlere yönelik baskılara karşı konuştu:
📌”Umarım bundan sonra İran’da da Kürtlere dönük bu… pic.twitter.com/MO7218rPd5
— İlke TV (@ilketvcomtr) July 21, 2026
‘Eşit ve adil bir ekonomi, demokratik ve adil bir siyasal düzenin temelidir’
Ekonomide yaşanan krize de değinen Bakırhan şunları kaydetti:
Ortadoğu yangın yeriyken Türkiye’de siyasi sulh arayışları devam ediyor. Ama bu sulh arayışlarına zarar verecek şekilde mutfaktaki yangın, borç ve enflasyon yangını da sürüyor.
Bugün bu ülkede milyonlarca yurttaş hayat pahalılığı altında eziliyor. Geçinemeyen milyonlar, yaşamını kredi kartları ve tüketici kredileriyle sürdürmeye çalışıyor. Borcu borçla kapatmaya çalışan milyonlarca insanın yaşadığı bir ülke hâline geldik.
Temmuz ayı itibarıyla bireysel kredilerde ve kredi kartlarında takibe düşen alacaklardaki artış oranı yüzde 80’e dayanmış durumda. Üç büyükşehirde ortalama kira 28 bin TL oldu. Altı emekli maaşını toplasanız bile yoksulluk sınırına ulaşmaya yetmiyor.
Eşit ve adil bir ekonomi, demokratik ve adil bir siyasal düzenin temelidir.”
‘Kalkış noktası ise çerçeve yasadır’
Kürt meselesinin çözümüne dair devam eden sürece dair açıklamalarda bulunan Bakırhan “Biz de 27 Şubat’tan bu yana Barış ve Demokratik Toplum rotamızda yürüyoruz. Türkiye, 22 Ekim’den 27 Şubat’a uzanan yolda bir güvercinin kanadında barış umudunu taşıdı. 27 Şubat’ta milyonlarca insan barışa nefes verdi, ses oldu. O günden bugüne gelinen yol ne azdır ne de kusursuzdur. Az bir yol gelmedik. Türkiye’yi, Kürt meselesinin çözümünde tarihsel bir noktaya ulaştıracak kadar yol geldik. Ama bu dönemeci alabilmek için önümüzde tarihî bir sorumluluk duruyor. Bu tarihî dönemeci geçmek için önce temeli sağlam atmak gerekir. Demokratik Türkiye’nin inşası için kalkış noktası ise çerçeve yasadır” diye konuştu.
‘Bahçeli ile heyetimizin yaptığı görüşmelerde sürecin devam etmesi yönündeki ortaklaşmayı olumlu buluyoruz’
Bakırhan şöyle devam etti:
Çerçeve yasa bir bitiş değil, esaslı bir başlangıçtır. Yeni bir döneme geçmek için kullanacağımız bir kapıdır. Bu kapıdan geçmek için çerçeve yasa hemen çıkarılmalı ve uygulaması başlamalıdır. Eş zamanlı olarak tarafların ve kamuoyunun mutabık olacağı ortak bir yol haritası çıkarılmalı, demokratikleşme süreci başlatılmalı ve demokratik entegrasyon inşa edilmelidir.
İşimiz çok, zamanımız kısıtlı. Hep birlikte, durmadan, akıl akıla, el ele vererek Türkiye’yi barışa taşımalıyız. Demokratik Cumhuriyet iddiamız zor ama yakındır. İddialı ama gerçekçidir. Bu iddiayı gerçeğe dönüştürmek için çerçeve yasayı en güçlü şekilde çıkarmamız gerekiyor.
Bakın, Sayın Öcalan en iddialı ve radikal adımları atıyor, adeta tarihin yönünü değiştiriyor. Ama ne yazık ki gerekli siyasi ve hukuki düzenlemelerin yapılmasında geç kalınıyor. Yöntem hataları sürece zarar veriyor.
Bu vesileyle, iktidar temsilcileri ve Sayın Bahçeli ile heyetimizin yaptığı görüşmelerde sürecin devam etmesi yönündeki ortaklaşmayı olumlu buluyoruz. Çerçeve yasanın zamanlaması, içeriği ve yöntemi sürecin ruhuna uygun olmalıdır.
Tek taraflı, dayatmacı ve yüz yıllık tekrarları üreten bir çerçeve yasa yol açıcı değil, tıkayıcı olur. Medya üzerinden psikolojik savaş yürütmek barışın haysiyetine yakışmaz. Kimse bu hatalara düşmemelidir.
Çerçeve yasa kapsayıcı olmalıdır. Sayın Öcalan’ın özgür çalışma ve iletişim koşullarını sağlamalıdır. Sayın Öcalan’ın hukuku, barışın hukukudur. Bu sebeple Sayın Öcalan’ın statüsü artık düzenlenmelidir.
Silahsızlanma süreci için mekanizmalar içermelidir. Demokratik entegrasyon yasalarına zemin hazırlayacak şekilde siyasi ve hukuki zeminde yol temizliği yapmalıdır.
📌”Öcalan bir kez daha ‘Kürt’ten Türk’ü ayırırsan Kürt kalmaz. Türk’ten Kürt’ü ayırırsan Türk kalmaz’ diyerek aslında çözümün hakikatini ortaya koymuştur”
🗣️DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan:
📌”Demokratik cumhuriyet iddiamız zor ama uzak değil iddialı ama… pic.twitter.com/bAp2OPPO51
— İlke TV (@ilketvcomtr) July 21, 2026
‘Artık yürütme erki, barış sürecinde iklimin pozitife dönmesi için üzerine düşeni yapmalıdır’
Konuşmasında iktidara çağrıda bulunan Bakırhan “Artık yürütme erki, barış sürecinde iklimin pozitife dönmesi için üzerine düşeni yapmalıdır. İlk adım olarak kayyımlar hemen kaldırılmalıdır” ifadelerini kullandı.
Bakırhan şöyle devam etti:
“Öyle Ayşe Gökkan’lara 20 yıl ceza vermekle olmaz. AYM ve AİHM kararlarını uygulamalı, tahliyelerin önünü açmalıdır.
Bakın, özellikle vurguluyorum: Çatışmalı süreçte barıştan yana tavır alan ve mağdur edilen insanların sorunları çözülmelidir. Barış Akademisyenleri ve KHK’liler işlerine amasız, fakatsız iade edilmelidir. Ankara’nın ortasında işini istediği için insanlara hakaret edilmemeli, gaz sıkılmamalıdır.
Başta Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş olmak üzere cezaevlerinde haksız ve hukuksuz yere tutulan bütün arkadaşlarımız derhal halklarına, ailelerine ve yoldaşlarına kavuşmalıdır.
Kürt meselesi çözüldüğünde Türkiye ekonomik, siyasi ve toplumsal olarak yepyeni bir zamana “merhaba” diyecek. Kürt meselesinin çözümüne katkı sunan herkes onurla anılacak.
Bu sebeple diyoruz ki demokratik, eşit, refah dolu ve kapsayıcı bir siyasal düzen, barıştan ve demokratik toplumdan geçer. Kürt meselesinin demokratik yollarla çözümünden geçer.
İşte bu yolda atılacak ilk adım çerçeve yasadır. Çerçeve yasa, yüz yıllık kucaklaşmanın sıcaklığını yansıtmalıdır.
Barışa, demokrasiye ve eşitliğe dayalı kardeşlik için o bahar bu bahardır. O yaz bu yazdır. Başka bahar yok, başka yazı beklemeyeceğiz”
Konuşmasının sonunda TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile yapılacak görüşmeyi hatırlatan Bakırhan “Kendisine bu düşüncelerimizi aktaracağız. Sayın Kurtulmuş’un süreçteki olumlu rolünü, çerçeve yasanın çıkarılmasında da oynayacağına inanıyoruz.” dedi.




