• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Hizbullah yöneticileri hakkındaki karar TBMM’de: Firariyken SEGBİS’le katıldılar, 3,5 ayda beraat ettiler

Hizbullah yöneticileri hakkındaki karar TBMM’de: Firariyken SEGBİS’le katıldılar, 3,5 ayda beraat ettiler

EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Hizbullah’ın üst düzey isimleri Edip Gümüş ve Cemal Tutar hakkında verilen beraat ve ceza indirimlerini Meclis gündemine taşıdı. Adalet Bakanı Gürlek’e 10 soru yönelten Karaca, “Bakanlığınıza bağlı faili meçhul cinayetleri araştırma amacıyla kurulan daire başkanlığı Hizbullah cinayetlerini ele almış mıdır?” dedi.

Hizbullah yöneticileri hakkındaki karar TBMM’de: Firariyken SEGBİS’le katıldılar, 3,5 ayda beraat ettiler
Hizbullah yöneticileri hakkındaki karar TBMM’de: Firariyken SEGBİS’le katıldılar, 3,5 ayda beraat ettiler
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 25 Temmuz 2026 10:30

Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Hizbullah’ın üst düzey isimleri Edip Gümüş ile Cemal Tutar hakkında verdiği kararı Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi veren Karaca, 1990’lı yıllarda başta Batman, Mardin ve Diyarbakır olmak üzere çok sayıda cinayet, yaralama ve işkence suçuyla anılan örgütün yöneticileri hakkında verilen kararın kamuoyunda ciddi tartışmalara neden olduğunu belirtti.

‘Yalnızca örgüt üyeliğinden ceza verildi’

Sevda Karaca, önergesinde mahkemenin, ağır suçlardan yargılanan sanıkları yalnızca “örgüt üyeliği” suçundan cezalandırdığını, ayrıca 2011 yılından bu yana firari durumda bulunan sanıklar hakkında iyi hal indirimi uygulandığını ifade etti.

Sevda Karaca, bu yaklaşımın hukuki ve vicdani açıdan açıklanmaya muhtaç olduğunu savundu.

AYM kararlarının uygulanmasına ilişkin eleştiri

Önergede, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 2019 yılında askeri hakim bulunan mahkemelerde yargılanan bazı Hizbullah sanıkları yönünden verdiği “adil yargılanma hakkı ihlali” kararına da değinildi.

Karaca, yeniden yargılama kararının yalnızca AYM’nin ihlal kararı verdiği kişiler için geçerli olması gerekirken, bu kararın kapsamı dışında kalan Hizbullah hükümlülerinin de yeniden yargılamadan yararlandırıldığını ve infazlarının durdurularak tahliye edildiğini belirtti. Bu uygulamanın başka hiçbir örgüt dosyasında görülmediğini ifade eden Karaca, durumun “Hizbullah’a özel bir uygulamaya” dönüştüğünü savundu.

‘3,5 ayda beraat kararı verildi’

Karaca, Hizbullah’ın üst düzey yöneticilerinden Edip Gümüş ile örgütün askeri kanat sorumlusu olduğu belirtilen Cemal Tutar’ın 2011 yılında tahliyelerinin ardından yurt dışına çıktığını hatırlattı.

Buna rağmen, haklarında herhangi bir AYM yeniden yargılama kararı bulunmamasına karşın avukatlarının başvurusu üzerine Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden yargılama sürecinin başlatıldığını belirten Karaca, yurt dışında oldukları bilinen sanıkların Batman’dan SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldığını söyledi.

Karaca, mahkemenin yaklaşık üç buçuk ay içinde daha önce itiraf edilen ve yıllar süren yargılamalarda değerlendirilen cinayetler yönünden “somut delil bulunmadığı” gerekçesiyle beraat kararı verdiğini ifade etti. Ayrıca mahkemenin, “Hizbullah’ta tek lider bulunduğu” gerekçesiyle sanıkları örgüt yöneticiliği suçlamasından da akladığını kaydetti.

‘Yaşamını yitirenlerin yakınları sürece dahil edilmedi’

Karaca, yargılama sürecinde öldürülen kişilerin yakınlarının davaya taraf yapılmadığını ve böylece temyiz haklarının fiilen ortadan kaldırıldığını öne sürdü.

1992 yılında öldürülen Gerçek Dergisi Diyarbakır Temsilcisi Namık Tarancı ile DEP Mardin Milletvekili Mehmet Sincar cinayetlerini hatırlatan Karaca, Kürt meselesinin demokratik çözümünün tartışıldığı bir dönemde bu kararların kamu vicdanını zedelediğini ifade etti.

‘Kamu görevlileri hakkında neden işlem yapılmadı?’

Karaca, TBMM Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu başta olmak üzere çeşitli resmi raporlarda Hizbullah ile bazı kamu görevlileri arasındaki ilişkilere dikkat çekildiğini belirterek, bu kişiler hakkında bugüne kadar etkili bir soruşturma yürütülmemesini de eleştirdi.

Bakan Gürlek’e 10 soru

Karaca, önergesinde Adalet Bakanı Akın Gürlek’e şu soruları sordu:

1. Hizbullah yöneticileri Edip Gümüş ve Cemal Tutar’ın yeniden yargılanma talebinde bulunmasına dayanak bir AYM kararı var mıdır? AYM kararlarının Hizbullah sanıklarına “kişiye özel” biçimde uygulanmasının gerekçesi nedir?

2. Kürt siyasetçiler, gezi tutukluları gibi yüzlerce kişi bakımından AYM kararları yerel mahkemelerce uygulanmazken, Hizbullah sanıkları söz konusu olduğunda hukukun tüm kuralları esnetilerek uygulanmasını Bakanlığınız nasıl değerlendirmektedir?

3. Onlarca cinayet, yaralama ve eziyet suçunun sabit olduğu, geçmiş yargı kararlarıyla hüküm altına alınmış failler hakkında yalnızca 3,5 ay içerisinde ve “somut delil yokluğu” gerekçe gösterilerek aklama kararı verilmesi Bakanlığınızca nasıl değerlendirilmektedir?

4. Bu sanıklara iyi hal indiriminin uygulanmasının hukuki ve vicdani izahı nedir?

5. Yargılama sürecinin Edip Gümüş ve Cemal Tutar’ın faili olduğu cinayetlerde yaşamını yitirenlerin ailelerinden habersiz bir şekilde yürütülmesinin açıklaması nedir? Bakanlığınız bu konuda bir inceleme yapmış mıdır?

6. Yıllardır firari olmalarının yanında kırmızı bültenle aranan sanıkların Batman’dan SEGBİS vasıtasıyla duruşmaya katılmaları nasıl olanaklı olmuştur?

7. Başta gazeteci Namık Tarancı ve DEP Milletvekili Mehmet Sincar cinayetleri olmak üzere, 1990’lı yıllardaki Hizbullah cinayetlerinin dosyaları bu kararla birlikte “zamanaşımı” riskiyle yüz yüze mi bırakılmıştır?

8. AYM’nin askeri hakim gerekçeli adil yargılanma ihlali kararlarından faydalandırılarak tahliye edilen ve sonrasında kaçan toplam Hizbullah sanığı sayısı kaçtır? Bu kişilerden kaçı hakkında yakalama kararı infaz edilebilmiştir?

9. TBMM Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu Raporu başta olmak üzere resmi raporlarda da yer alan, 90’lı yıllarda Hizbullah terör örgütüne destek veren, göz yuman veya yönlendiren kamu görevlileri ve idareciler hakkında bugüne kadar açılmış bir soruşturma bulunmakta mıdır? Bu koruma zırhı ne zaman kaldırılacaktır?

10. Bakanlığınıza bağlı faili meçhul cinayetleri araştırma amacıyla kurulan daire başkanlığı Hizbullah cinayetlerini ele almış mıdır? Almışsa akıbeti nedir?