Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel’in savcılık ve kolluk ifadelerinin ayrıntıları ortaya çıktı. Handan Sonel, konut çalışanlarının beyanlarını, evinde ele geçirilen ruhsatsız silah ile ziynet eşyalarına ilişkin suçlamaları ve tanık ifadelerinde yer alan iddiaları kabul etmedi.
Dersim’de 2020 yılından bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturma kapsamında düzenlenen ikinci dalga operasyonun ardından gözaltına alınan ve Tunceli Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanan Handan Sonel’in savcılık ifadesinin ayrıntıları netleşti.
Konut çalışanlarının beyanlarını kabul etmedi
Savcılık ifadesinde suçlamaları reddeden Handan Sonel’e, Gülistan Doku’nun kaybolduğu dönemde oğlu Mustafa Türkay Sonel’in odasından çıkmadığı, okula gitmediği ve eve gelmediğine ilişkin konut çalışanları Selvi Y. ile Gönül G.’nin ifadeleri soruldu.
Handan Sonel, bu beyanların gerçeği yansıtmadığını belirterek, konut çalışanlarının birlikte hareket ederek aleyhine ifade verdiğini söyledi. Oğlu Mustafa Türkay Sonel’in kahvaltı yapmadığını ve geç saatlerde uyandığını ifade eden Handan Sonel, okula gitmemesinin nedeninin Gülistan Doku olayı değil, beş askerin yaşamını yitirdiği dönemde okulda yaşadığı bir tartışmanın ardından okula küstüğü süreç olduğunu dile getirdi.
“Odada gerçek silah yoktu”
Savcılık ifadesinde Handan Sonel’e, Gülistan Doku’nun kaybolduğu günlerde eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlunun odasındaki eşyaları çöpe attırdığı ve odada silahlar bulunduğuna ilişkin tanık beyanları da yöneltildi.
Handan Sonel, çöpe atılan eşyaların koli değil ayakkabı kutusu büyüklüğünde olduğunu belirterek, oğlunun canlı yem olarak beslediği böcek ve solucanların Tuncay Sonel tarafından ders çalışmadığı gerekçesiyle çöpe attırıldığını, daha sonra oğlunun üzülmesi üzerine konut çalışanlarıyla birlikte bu böcekleri çöpten topladıklarını anlattı.
Handan Sonel ayrıca oğlunun odasında gerçek silah bulunmadığını, yalnızca boncuk atan airsoft silahlarının olduğunu ifade etti.
Ziynet eşyaları ve ruhsatsız tabancaya ilişkin açıklama
Savcılık ifadesinde Ankara’daki evlerinde yapılan aramada ele geçirilen yaklaşık 13,4 milyon lira değerindeki ziynet eşyaları ile ruhsatsız Sig Sauer marka tabancaya ilişkin sorular da yöneltildi.
Handan Sonel, 27 yıllık evli olduklarını, hem kendisinin hem de eşinin çalıştığını belirterek düğünlerinde takılan takıları dahi sakladıklarını, farklı görev yaptıkları illerde zaman içinde birikim amacıyla ziynet eşyaları aldıklarını söyledi.
Ruhsatsız tabancaya ilişkin ise silahın kullanılmadığını belirten Handan Sonel, ruhsat durumunu ya da silahın kendilerine hediye edilip edilmediğini bilmediğini, kutusunun dahi açılmadığını ifade etti.
“Bu kişiyi tanımıyorum”
Savcılık ifadesinde, tutuklu sanık Turan G.’nin “Cesedin ortadan kaldırılması için Handan Sonel’in kendisine 100 bin lira teklif ettiği” ve “Oğlunun Gülistan Doku’yu iki el ateş ederek öldürdüğü” yönündeki beyanları da Handan Sonel’e soruldu.
Handan Sonel, Turan G.’yi tanımadığını ve adını daha önce duymadığını belirterek, bu suçlamaların tamamını reddetti. Handan Sonel, Gülistan Doku’yu tanımadığını ve olayla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını söyledi.
Telefon hattını neden değiştirdiğini anlattı
Savcılık ifadesinde Handan Sonel’e, operasyonların ardından uzun yıllardır kullandığı telefon hattını kapatarak kızı adına yeni bir hat çıkarmasının nedeni de soruldu.
Handan Sonel, soruşturma sürecinde çevresinden gelebilecek sorularla muhatap olmak istemediği için telefon hattını değiştirdiğini belirterek, bu kararın herhangi bir korkudan kaynaklanmadığını ifade etti.
Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma ise sürüyor.
Gülistan Doku soruşturmasında şimdiye kadar kimler tutuklandı?
Soruşturmada ilk dalga operasyon kapsamında şu isimler tutuklandı:
Zaynal Abakarov: Gülistan’ın erkek arkadaşı.
Engin Yücer: Zaynal’ın üvey babası. Olay döneminde Tunceli Asayiş Şube’de görevli bir polisti.
Cemile Yücer: Zaynal’ın annesi.
Mustafa Türkay Sonel: Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu.
Tuncay Sonel: Dönemin Tunceli Valisi.
Çağdaş Özdemir: Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi.
Şükrü Eroğlu: Dönemin Valisi Tuncay Sonel’in koruma polisi.
Gökhan Ertok: Eski bir narkotik polisi. Gülistan’ın Instagram ve WhatsApp hesaplarına girerek verileri yok ettiği belirtiliyor.
Erdoğan Elaldı: İl Özel İdaresi çalışanı. Baz kayıtlarına göre olay günü Gülistan ile aynı dakikalarda köprüde olduğu ve sinyal kesilmeden önce son temas eden kişi olduğu değerlendiriliyor.
Celal Altaş: Dosyada adı geçen Umut Altaş’ın babası.
Nurşen Arıkan: Dosyada adı geçen Umut Altaş’ın annesi.
Ferhat Güven: Dönemin Valisi tarafından “aileyi kontrol altında tutması” için görevlendirildiği iddia edilen kişi.
İkinci dalga operasyonunda kimler tutuklandı?
Fatih Özmen: Köy korucusu, “suç delillerini yok etme, değiştirme veya gizleme” suçlamasıyla 23 Temmuz’da tutuklandı.
Handan Sonel: Dönemin Valisi Tuncay Sonel’in eşi. “Delilleri yok etme” suçlamasıyla 24 Temmuz’da tutuklandı.
Mehmet Aca: Bilişim şirketi sahibi. “Delilleri yok etme” suçlamasıyla tutuklandı ve Erzurum Cezaevi’ne gönderildi.
Adli kontrolle serbest bırakılanlar
Uğurcan Açıkgöz: Mustafa Türkay Sonel’in en yakın arkadaşı. Olaydan bir gün önce Gülistan ile görüştüğü, baz kayıtlarının gizli tanık beyanlarıyla örtüştüğü ve halen Sonel ile temasını sürdürdüğü belirtiliyor.
Süleyman Önal-Savaş Gültürk: Munzur Üniversitesi’nde görevli bilgisayar işletmenleri. Köprüyü gören kameraların çalışmadığına dair tutanak tutmalarına rağmen incelenen hard disklerde Gülistan’ın görüntüsünün bulunduğu ortaya çıktı.
Okan Yarıcı: İş insanı, ikinci dalga operasyonlarda gözaltına alındıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Yılmaz Arslan: Korucu. Son operasyonda savcılık ifadesinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Umut Altaş’ın dosyası
Kırmızı bültenle aranan Umut Altaş, ABD’de tutuklandı. Oturum hakkının iptali ve Türkiye’ye sınır dışı edilmesine ilişkin ilk duruşma çevrim içi gerçekleştirildi. Mahkeme, savunma avukatının ek süre talebi üzerine duruşmayı 21 Temmuz’a erteledi.




