Şanlıurfa’da (Riha) Özgür Kadın Hareketi (TJA) ile Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) ortaklaşa düzenlediği erkeklik atölyesinde, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, egemen erkeklik anlayışı ve şiddet mekanizmaları ele alındı. Deneyim paylaşımının da yapıldığı atölyeye çok sayıda erkek katıldı. Katılımcılar, erkek egemen zihniyetin sorgulanmasının toplumsal dönüşüm açısından önemli olduğunu vurguladı.
Atölyeye katılan Enes Milli, bu çalışmaların erkeklik kalıplarını görünür kıldığını belirterek, ortak sorunların tartışılması ve çözüm yollarının birlikte aranmasının önemine değindi:
“Erkeklik atölyeleri, içimizdeki erkeklik zihniyetini açığa çıkaran ve bunun asgari seviyeye çeken bir atölyedir. Kimi iç tartışmalarımız oluyor ve bu tartışmalarda açığa çıkan sorunlar üzerine çözümler üretiliyor. Aslında tartıştığımız sorunlar her yerde aynı sorunlardır. Bu sorunları okumalar ve örgütlenmeyle aşabiliriz. Burada hayatın her alanında özgür eş yaşamı destekleyici çalışmalar yapılıyor. Bunun daha da yaygınlaşmasını umuyorum.”
Yeşil Tepe ise kadın özgürlüğünün toplumsal özgürlüğün temel koşulu olduğunu ifade ederek, eşitlik anlayışının önce aile içinde hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi:
“Kadınlara bakış açımız, demokratik ve kadın özgürlükçü paradigmaya göre içselleştirip yaşamımıza uygulamalıyız. Bunu ilk olarak kendi içimizde ve ailemizde uygulamaya başlamamız gerekiyor. Önderliğin paradigmasında dediği gibi kadın özgürleşirse toplumda özgürleşir. Bizde daha rahat bir toplumda yaşamış oluruz.”
Toplumsal roller sorgulandı
Mehmet Şahin ise atölyede en fazla üzerinde durulan başlıklardan birinin, erkeklere çocukluktan itibaren öğretilen toplumsal roller olduğunu belirtti. Erkekliğin itaat ve tahakküm üzerinden tanımlanmasının değişmesi gerektiğini söyleyen Şahin, bu tür çalışmaların yaygınlaşmasının önemine işaret etti:
“Burada tartıştığımız konulardan biri de bize öğretilen toplumsal rollerdir. Örneğin evde eşim ne kadar bana biat ederse ben o kadar erkeğim. Bu olmadığı zaman toplum içinde kılıbık olarak tanımlanırım. Bu zihniyeti yıkmamız ve yenmemiz gerekiyor. Önderliğin belirttiği kişiliklere yetişmek bizler için çok zor ama onlara yetişmek için gerekli emek, çaba ve gücü göstermeliyiz. Bu tür çalışmalar artıkça erk zihniyeti kırmak çok daha hızlı olacaktır.”
‘Ataerkil yapı toplum tarafından yeniden üretiliyor’
Atölyeye katılan Arap yurttaş Fethi Tapaç ise ataerkil yapının bireysel değil, kültürel ve siyasal boyutları bulunduğunu ifade etti. Değişimin uzun soluklu bir bilinçlenme süreci gerektirdiğini söyleyen Tapaç, eğitim ve örgütlenmenin önemine vurgu yaptı:
“Belli bir müddet daha bunu yaşamaya devam edeceğiz. Bunun değişip dönüşebilmesi için bir kültür, birikim ve bilinçlenme gerekiyor. Felsefik ve ideolojik olarak bunun alt zeminini oluşturmamız gerekiyor. Bunun için de insanların sabretmesi gerekiyor. Çünkü insanlar ellerine geçirdiği bu gücü kolay kolay vermek istemeyecek fakat bunu eğitimle aşabileceğimizi düşünüyorum.”
Tapaç, Arap toplumunda çok eşliliğin ve erkeğe tanınan mutlak otoritenin gelenekselleştiğini belirterek, kadınların da bu kültürü içselleştirmeye zorlandığını söyledi.
“Özelliklede Riha’da yaşayan Arap halkı olarak bunu çok yoğun bir şekilde yaşıyoruz. Örneğin benim yaşadığım Arap toplumunda bir kadın eşine, ‘git ikinci kez evlen de senden kurtulayım’ diyebiliyor. Aynı zamanda bu bir kültür ve gelenek haline dönüştürülmüş. Bunu kadınlarda özümsemiş. Bunu çok eşlilikle, erkeğe verdikleri otoriteyle, erkeği yüzde yüz mutlak değer olarak kabul etmede kadınlarında bir payı var. Bunun için kadınların da biz erkeklerle değişip dönüşmesi gerekiyor.”
Toplumsal dönüşümün önündeki engellerden birinin mevcut iktidar ilişkileri olduğunu savunan Tapaç, değişimin erkeklerden başlaması gerektiğini dile getirdi. Tapaç ayrıca Kürt Özgürlük Hareketi’nin yarattığı toplumsal dönüşümü Arap toplumunun da yakından izlediğini söyledi ve şu değerlendirmede bulundu:
“Toplum da devlette erkeğin elindeki gücün elinden alınmasını istemiyor. Çünkü erkekteki iktidar gittiği zaman devletin iktidarı da kaybolacak. Bunun için dönüşüm ve değişim şarttır ve değişim dönüşüm ilk olarak erkekten başlamalıdır.” (MA)




