• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Kırık ayağa krem tedavisi, 31 yıllık tutukluya gerekçesiz erteleme ve keyfi disiplin cezaları…

Kırık ayağa krem tedavisi, 31 yıllık tutukluya gerekçesiz erteleme ve keyfi disiplin cezaları…

Giresun, Samsun ve İzmir’deki üç farklı cezaevinden iddialara göre ayağı kırılan tutuklu 9 gündür tedavi edilmiyor, 31 yıllık mahpusun tahliyesi gerekçesiz ertelendi, idari talepler ‘genelge’ gerekçesiyle reddediliyor. 

Kırık ayağa krem tedavisi, 31 yıllık tutukluya gerekçesiz erteleme ve keyfi disiplin cezaları…
Foto: MA
Kırık ayağa krem tedavisi, 31 yıllık tutukluya gerekçesiz erteleme ve keyfi disiplin cezaları…
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 27 Temmuz 2026 10:59
  • Güncellenme: 27 Temmuz 2026 11:30

Cezaevlerinden peş peşe gelen üç farklı olay, tutukluların sağlık hakkı, özgürlük hakkı ve adil idari süreçlere erişimi bakımından yaşanan hak ihlallerini yeniden gündeme taşıdı.

Bir tutuklunun kırılan ayağı günlerdir tedavi edilmezken, 31 yıllık bir başka tutuklunun tahliyesi gerekçe gösterilmeden ertelendi. İzmir Buca’daki cezaevinde ise keyfi disiplin cezaları ve “bakanlık genelgesi” kılıfıyla sistematik bir baskı kurulduğu belirtiliyor.

Ayağı kırılan tutuklu 9 gündür tedavi edilmiyor


(Fotoğraflar: MA)

Giresun Espiye L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Aydın Oğuz’un, 19 Temmuz’da spor yaptığı sırada ayağını kırdığı belirtildi. İddiaya göre Oğuz, hastaneye sevki sırasında dayatıldığı belirtilen ağız içi aramayı kabul etmediği gerekçesiyle tedaviye erişemedi. Aradan geçen dokuz günde kendisine yalnızca baston, sargı bezi ve krem verildiği, kırık nedeniyle oluşan şişlik ve morarmaya rağmen hastaneye götürülmediği aktarıldı.

Oğuz’un annesi Kadriye Oğuz, oğlunun tedavi hakkının engellendiğini belirterek, “Ayağı kırık bir insana tedavi hakkı vermemek hangi vicdana sığar?” sözleriyle duruma tepki gösterdi. Anne Oğuz, kırık bir uzva yalnızca krem verilmesinin sağlık hakkının ihlali anlamına geldiğini ifade etti.

31 yıllık tutuklunun tahliyesi gerekçe gösterilmeden ertelendi

Samsun Kavaklı S Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan 51 yaşındaki Nidai Tezer’in, 28 Temmuz’da gerçekleşmesi beklenen tahliyesi Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla bir yıl ertelendi.

31 yıldır cezaevinde tutulan Tezer’e kararın gerekçesi bildirilmezken, aile, avukatlar ve milletvekillerinin gerekçeye ilişkin bilgi edinme başvurularının da cezaevi yönetimince reddedildiği belirtildi.

İnsan Hakları Derneği’nin hasta tutuklu listesinde yer alan Tezer’in anemi ve astım hastası olduğu, ayrıca gözaltında aldığı yaralanmalar nedeniyle sol kolu ve sol bacağındaki sağlık sorunlarının sürdüğü ifade edildi.

Tezer’in kardeşi Ramazan Tezer, tahliye hazırlıkları yaptıkları sırada erteleme kararını öğrendiklerini söyledi. Kararın nedenine ilişkin hiçbir açıklama yapılmadığını belirten Tezer, aynı cezaevinde son iki ay içinde cezasını tamamlayan en az beş tutuklunun daha tahliye edilmediğini öne sürdü. Ailenin, avukatların ve milletvekillerinin bilgi taleplerine yanıt verilmediğini belirten Tezer, hukuki yollara başvuracaklarını açıkladı.

Kırıklar Cezaevi’nde her talep ‘bakanlık genelgesi’ denilerek engelleniyor

İzmir Buca’daki Kırıklar 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutulan tutuklular, avukatları aracılığıyla kamuoyuna ulaştırdıkları mektupta son bir ayda baskı, hak ihlalleri ve keyfi uygulamaların arttığını belirtti. Mektupta, keyfi gerekçelerle hücre cezaları verildiği, bu cezalara yapılan itirazların ise “bakanlık genelgesi” gerekçesiyle reddedildiği ifade edildi.

Tutuklular, cezaevi idaresinin disiplin cezalarını sistematik bir baskı aracına dönüştürdüğünü öne sürerek, asıl amacın şartlı tahliyeleri engellemek olduğunu savundu. Mektupta, “Biz ceza veririz, siz uğraşır infaza gidersiniz. Tutarsa ceza çekersiniz, tutmazsa yöntem ve gerekçeyi değiştirir, tekrar ceza veririz” anlayışının hakim olduğu ileri sürüldü.

Tutuklular ayrıca, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların aynı koridorda bulunma taleplerinin “bakanlık genelgesi” gerekçesiyle reddedildiğini, buna karşın farklı suçlardan hükümlü kişilerin aynı koğuşlarda kalabildiğini belirterek ayrımcı uygulamalara maruz bırakıldıklarını ifade etti. Ailelerin gelişine uygun ziyaret saatlerinin değiştirilmediği, buna karşılık diğer gruplar için değişiklik yapılabildiği de mektupta yer aldı.

Mektupta, cezaevi savcılığı ile bazı infaz hakimliklerinin idarenin kararlarını yeterli inceleme yapmadan onayladığı öne sürülürken, son dönemde artan baskı, sindirme politikaları ve hücre cezalarına karşı sessiz kalmayacakları, tüm meşru ve insani haklarını kullanmayı sürdürecekleri vurgulandı. (MA)