28 Haziran günü Bodrum’un Torba Mahallesi Rıza Anter Caddesi’nde meydana gelen kazada M.C.U. yönetimindeki taksi ile Murat Yüp yönetimindeki motosiklet çarpıştı. Çarpışma sonucu motosiklet sürücüsü Murat Yüp ile motosiklette yolcu konumunda olan Gülistan Variş hayatını kaybetti.

Olay yeri inceleme tutanağına göre, kazada taksinin 42 metre sonra aydınlatma direğine çarparak durduğu ve fren izine rastlanamadığı belirtildi.
Kazaya ilişkin taksi kamerasına yansıyan görüntülerde taksinin ana yolda ilerlediği ve motosikletin tali yoldan çıktığı görüldü.
Kazanın ardından taksi sürücüsü M.C.U “taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olma” suçundan tutuklandı.
16 Temmuz tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu ile aynı doğrultudaki uzman görüşünde, motosikleti 2,38 promil alkollü kullanan Murat Yüp’ün asli kusurlu, taksi sürücüsünün ise tali kusurlu olduğu belirtildi.
Bu raporlar dikkate alınarak 27 Temmuz’da taksi şoförünün tutuklu kaldığı süre göz önünde bulundurulup adli kontrol tedbirleri uygulanarak tahliyesine karar verildi.
Sanık hakkında ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağı kararı verildi.
Tahliye kararına Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı iki kez itiraz ederek sanığın yeniden tutuklanmasını talep etti. Ancak sulh ceza hakimliği, her iki itirazı da reddetti.
“Acımızı yaşayamadan adalet aramaya başladık”
Kararın ardından İlke TV’ye açıklamada bulunan Gülistan Variş’in ablası Şevin Sertakan, tahliyenin aileyi ikinci kez yıktığını söyledi.
Kardeşini kaybetmenin acısını yaşayamadan adalet mücadelesi vermek zorunda bırakıldıklarını belirten Şevin Sertakan, “Biz acımızı yaşarken taksi şoförü 27 günün sonunda tahliye edildi. Acımızı yaşayamadık, doğrudan adalet arayışına girmek zorunda kaldık. Ayrıcalık istemiyoruz, sadece adalet istiyoruz” dedi.
Tahliye kararının, dosyadaki deliller henüz tam olarak toplanmadan verildiğini söyleyen Şevin Sertakan, yaptıkları itirazın kısa sürede reddedildiğini belirterek kararın aileyi derinden yaraladığını ifade etti.
Gülistan Variş’in staj yapmak için Bodrum’a gittiğini anlatan Şevin Sertakan, “Dicle Üniversitesi Eczacılık Fakültesinden mezun olmuştu. Stajının son günleriydi. Kasım ayında Diyarbakır’a dönüp kendi eczanesini açmayı planlıyordu. Hayalleri yarım kaldı. Biz de onunla birlikte yarım kaldık” diye konuştu.
“Ben sadece adalet istiyorum”
Anne Zekiye Variş ise kızını kaybetmenin acısını yaşarken tahliye kararının kendilerini daha da yaraladığını söyledi.
Zekiye Variş “Ben kızımı kaybettim. Acımı yaşarken onlar ödül gibi bir ceza aldı. Kendilerini benim yerime koysunlar. Onların da evlatları, kardeşleri var. Ellerini vicdanlarına koyup öyle karar versinler. Ben sadece adalet istiyorum” ifadelerini kullandı.

Avukat Yolcu: “Tahliye hem hukuki hem vicdani açıdan tartışmalı”
Ailenin avukatı Mehmet Yolcu ise, dosyanın henüz çok erken aşamasında tahliye kararı verildiğini söyledi.

Dosyada delillerin tam olarak toplanmadığını belirten Yolcu, “Sadece Adli Tıp Kurumu raporuna dayanılarak tahliye kararı verildi. Oysa soruşturma henüz bir aylık aşamadaydı. Tahliye kararına biz de Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı da itiraz ettik ancak sonuç değişmedi. Bu suçun cezası 2 yıldan 15 yıla kadar hapis. Kusur oranları ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde sanığın uzun süreli hapis cezası alma ihtimali bulunuyor. Buna rağmen kısa sürede tahliye edilmesi hukuki olduğu kadar vicdani açıdan da tartışmalıdır. Gülistan motosiklette yolcu konumunda. Müvekkilimizin herhangi bir kusuru bulunmuyor. Dosyadaki kamera kayıtlarında taksinin çarpışmanın ardından yaklaşık 42 metre sürüklendiği görülüyor. Tüm bu hususların yargılama sırasında ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerekiyor” dedi.



