Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) ile Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğüne yönelik temmuz ayı hak ihlalleri raporlarını kamuoyuyla paylaştı.
Raporda, temmuz ayının gazetecilere yönelik baskı, yargı tacizi ve dijital sansürün yoğun yaşandığı bir ay olduğu vurgulanarak, bu müdahalelerin halkın haber alma özgürlüğünün de açık bir ihlali olduğu belirtildi.
Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi verilerine de dikkat çekilen raporda, Türkiye’nin 180 ülke arasında 163. sırada yer aldığı hatırlatıldı.
Gözaltılar ve tutuklamalar sürüyor
Temmuz ayı boyunca gazetecilerin haberleri, dijital medya paylaşımları ve mesleki faaliyetleri gerekçe gösterilerek hedef alındığı ifade edildi. Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilen NATO Zirvesi öncesindeki operasyonlar ile saha takip süreçlerinde çok sayıda gazeteci polis engeliyle karşılaştı.
Ay boyunca aralarında Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Gülnur Saydam, Fatma Sibel Gürcihan, Buse Söğütlü, Ceren Erdoğdu, Abbas Vural, Berfin Ay, Hazar Dost, Kayhan Ayhan, Alican Uludağ, Ali Taş, Fermandar Kardaş ve Cem Küçük’ün de bulunduğu çok sayıda gazeteci gözaltına alındı. Gözaltına alınan isimlerden Fatma Sibel Gürcihan ve Cem Küçük tutuklanırken, 4 Ağustos 2026 itibarıyla cezaevlerinde tutuklu bulunan toplam gazeteci sayısı 27 olarak kayda geçti.
Sahada engellemeler
Raporda, saha çalışması yürüten gazetecilerin fiziksel müdahale ve kötü muameleye maruz kaldığına dikkat çekildi. Özellikle Kurtuluş Parkı’ndaki NATO Zirvesi protestolarını takip eden muhabirlerin görüntü almasının engellendiği ifade edildi.
Ayrıca temmuz ayında onlarca dosya kapsamında çok sayıda gazetecinin yargılanmasına devam edildi.
Aslıhan Gençay, Sarya Toprak, Müslüm Koyun ve Yıldız Tar hakkında beraat veya tahliye kararları verilirken; BirGün muhabiri Ebru Çelik’in haberi nedeniyle tehdit edilerek hakkında soruşturma başlatılması ve Uğur Koç, Berkant Gültekin, Fatih Altaylı ile Timur Soykan’ın ifadeye çağrılması yargı süreçlerinin baskı aracı olarak kullanıldığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Kürtçe basına ve dijital mecralara sansür
Temmuz ayında geleneksel medyanın yanı sıra dijital mecralar ve sosyal medya hesapları da erişim engellerinin hedefi oldu. Ay başında Nûmedya24, Azadiya Welat, Ajansa Welat ve Nupel Haber’in internet siteleri ile bu kurumların yanı sıra Sendika.Org, soL Haber, Özgürüz ve Jinnews gibi mecraların X (Twitter) ve diğer sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirildi.
Kürtçe yayın yapan basın kuruluşlarının ve dijital mecraların ard arda engellenmesinin, Kürtçe haberciliğe yönelik sistematik bir dijital baskı olduğuna dikkat çekildi. Ayrıca Diren Yurtsever, Öznur Değer, Alican Uludağ ve Gülistan Gülmiş gibi isimlerin kişisel sosyal medya hesapları da engellenenler arasında yer aldı.
‘Gazetecilik suç değildir’
MKG ve DFG raporlarında; gözaltı, tutuklama, soruşturma, yargılama, tehdit, haber takibinin engellenmesi ve dijital erişim yasaklarının bir arada uygulanarak basın üzerindeki baskının çeşitlendirildiği vurgulandı. Özgür basın ve demokratik bir toplum için gazetecilere yönelik tüm baskılara son verilmesi, dijital sansür uygulamalarının durdurulması ve tutsak gazetecilerin derhal serbest bırakılması çağrısı yinelendi:
“Gazetecilik suç değildir. Gazetecilerin haber yapma, halkın da doğru ve özgür bilgiye ulaşma hakkı engellenemez.” (MA)




