Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), sıkı para politikası kapsamında temmuz ayının ikinci yarısında piyasadan çektiği Türk lirası miktarını 1 trilyon liranın üzerine çıkardı. Son üç günde sterilizasyon miktarında düşüşe gidilse de uzmanlar, hem faiz hem de likidite üzerinden sıkılaşmanın sürdüğünü belirtiyor.
Piyasadan çekilen para 1 trilyon lirayı geçti
Ekonomim’de yer alan habere göre, TCMB, dezenflasyon programı kapsamında sıkı para politikasını sürdürürken, piyasayı yüzde 40 seviyesindeki ağırlıklı ortalama fonlama maliyetiyle fonlamaya devam ediyor. Temmuz ayının ikinci yarısında piyasadan çekilen TL miktarı 1 trilyon lirayı aşarken, 29 Temmuz itibarıyla sterilizasyon tutarı 1 trilyon 290 milyar liraya kadar yükseldi.
Merkez Bankası’nın analitik bilançosuna göre ise 30 Temmuz’dan itibaren sterilizasyon miktarında kademeli bir azalmaya gidildi. Son verilere göre piyasadan çekilen para yaklaşık 700 milyar liraya geriledi.
Faiz indirimi sonrası sıkı duruş korundu
TCMB, yılın ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini 100 baz puan indirirken, sonraki dört toplantıda faiz oranında değişikliğe gitmedi.
Mart ayındaki PPK toplantısında ise yüzde 37 faizle gerçekleştirilen haftalık repo ihalelerine ara veren Merkez Bankası, bu uygulamayı henüz yeniden başlatmadı. Temmuz ayındaki PPK toplantısında da politika faizini sabit bırakan banka, likidite yönetiminde sıkı duruşunu korudu.
Kapalıçarşı’da ‘TL tatile çıktı’ yorumu
TCMB’nin uyguladığı sıkı likidite politikası piyasaya da yansıdı. Kapalıçarşı esnafı, piyasada Türk lirasına erişimin zorlaştığını belirtirken, “TL tatile çıktı” yorumlarının yaygınlaştığını ifade etti.
Uzmanlar, yurtdışında TL likiditesinin yüksek olmasına karşın yurtiçinde para arzının oldukça sıkı tutulduğunu belirtiyor.
Uzmanlar: Hem faiz hem likidite üzerinden sıkılaşma var
Piyasa uzmanları, yaklaşık 1 trilyon liralık sterilizasyonun normal dönemlere kıyasla daha güçlü bir parasal sıkılaşmaya işaret ettiğini değerlendiriyor.
Bazı uzmanlar reel sektörün uzun süredir finansmana erişim konusunda zorluk yaşadığına dikkat çekerken, Merkez Bankası’nın aylardır miktar bazlı likidite sıkılaştırmasını faiz politikasıyla birlikte yürüttüğünü ve mevcut tabloda hem fiyat hem de miktar üzerinden eş zamanlı sıkılaşmanın sürdüğünü ifade ediyor.




