• Ana Sayfa
  • Gündem
  • İzmir, İstanbul ve Ankara’da hasta tutuklular için çağrı: ‘Serbest bırakılsınlar’

İzmir, İstanbul ve Ankara’da hasta tutuklular için çağrı: ‘Serbest bırakılsınlar’

İzmir, İstanbul ve Ankara’da düzenlenen eylemlerde, hasta tutuklular Hayrettin Adak, Hamdullah Aydemir ve Kendal Barut’un sağlık durumuna dikkat çekilerek serbest bırakılmaları çağrısı yapıldı.

İzmir, İstanbul ve Ankara’da hasta tutuklular için çağrı: ‘Serbest bırakılsınlar’
İzmir, İstanbul ve Ankara’da hasta tutuklular için çağrı: ‘Serbest bırakılsınlar’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 8 Ağustos 2026 14:49

İnsan Hakları Derneği (İHD) Hapishane Komisyonu İzmir ve İstanbul’da, Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi ise Ankara’da her hafta düzenledikleri eylemlerini sürdürdü.

İzmir 

İHD İzmir Şubesi, iki haftada bir yaptığı oturma eyleminin 383’üncü haftasında Konak Eski Sümerbank önünde bir araya geldi. “Hasta mahpuslar ölüyor, susma, suça ortak olma” pankartının açıldığı açıklamaya, siyasi parti ve kurum temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

İHD İzmir Şubesi Eşbaşkanı Rodi Polat, Çarşamba S Tipi Kapalı Cezaevinde tutulan Hayrettin Adak’ın durumuna dikkati çekti. Adak’ın sağlık durumunun düzenli ve çok yönlü tıbbi takip gerektirdiğini kaydeden Polat, şu bilgileri paylaştı:

“Hayrettin Adak’ın Hepatit B hastalığı bulunmaktadır. Yine ayağındaki çapraz bağ yırtığı nedeniyle tedavi ihtiyacı mevcuttur. Alerji ve cilt sorunlarının devam ettiği, ayrıca yapılan muayene ve tetkiklerde dolaşım sistemi yönünden takip gerektiren bulgular saptandığı anlaşılmaktadır. Buna karşın mevcut sağlık sorunlarının bütüncül ve düzenli bir tedavi planı çerçevesinde ele alınmadığı aktarılmaktadır.

Hepatit B hastalığı, düzenli uzman hekim değerlendirmesi ve sürekli tıbbi takip gerektirmektedir. Ancak edinilen bilgilere göre Hayrettin Adak, gerekli uzman hekim takibine düzenli olarak erişememektedir. Çarşamba S Tipi Kapalı Hapishanesinde sağlık hizmetlerinin ağırlıklı olarak revir üzerinden yürütüldüğü, muayenelerin çoğu zaman farklı hekimler tarafından gerçekleştirildiği ve bu nedenle hastalık öyküsünün bütünlüklü biçimde değerlendirilemediği ifade edilmektedir.”

Polat, Hayrettin Adak’ın Hepatit B hastalığı yönünden gerekli uzman hekim değerlendirmesinin yapılması gerektiğini belirterek, uygun görülen tedavinin gecikmeksizin başlatılmasını ve düzenli takip planının oluşturulmasını talep etti.

İstanbul

İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, “F Oturması” eyleminin 750’incisini Beyoğlu’ndaki dernek binası önünde gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde, Erciş T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan yüzde 92 engelli ağır hasta tutuklu Hamdullah Aydemir’in durumuna dikkat çekildi. Açıklamada, “Tedavi haktır engellenemez” ve “Hasta tutuklu serbest bırakılsın” pankartları taşınırken, “Hasta tutuklular serbest bırakılsın” ve “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” sloganları atıldı.

4’üncü evre kanser

İHD Eş Genel Başkanı Oya Ersoy, Aydemir’in çok sayıda hastalığı bulunduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Hamdullah Aydemir, 4’üncü evre kanser hastası olup, bu hastalığa bağlı ağır sağlık sorunları ile yaşama tutunmaya çalışmakta, cezasının infazını tamamlamış olmasına rağmen serbest bırakılmamaktadır. Ailesinin anlatımına göre; 42 yaşındaki Hamdullah Aydemir 2015 yılında tutuklandı. Hapishaneye girmeden önce bilinen hiçbir kronik veya ciddi rahatsızlığı bulunmuyordu. 2019 yılı sonlarında mesane rahatsızlıkları yaşamaya başladı ancak talep etmesine rağmen hastane sevki uzun zaman geciktirildi.

Hastalık teşhis edildiğinde 4’üncü evre kanser olduğu anlaşıldı ve 2024 yılında mesanesi ameliyatla alındı. Sağlık durumu daha da ağırlaşınca Nisan 2025’te tedavi maksadıyla cezasının infazı ertelenerek serbest bırakıldı. Dışarıda tedavisine başlandı ancak henüz kemoterapi tedavisi devam ederken 9 Haziran 2026 tarihinde tutuklanarak yeniden hapishaneye gönderildi. Dışarıda haftada bir yapılan düzenli sağlık kontrolleri ve tedavi imkânları hapishanede sağlanamadığı için sağlık durumu kısa sürede daha da ağırlaştı.”

‘Tedavi hakları önündeki engeller kaldırılsın’

Oya Ersoy, kardeşinin aktardığı mesajı şu sözlerle paylaştı:

“Kendisini en son geçen hafta ziyaret ettik. Moral ve motivasyonunu yüksek tutmaya, güçlü durmaya çalışsa da fiziksel ve tıbbi açıdan son derece ciddi sağlık sıkıntıları yaşıyor. Yüzde 92 engelli ve 4’üncü evre kanser hastası olan bir kişinin cezaevi koşullarında tedavi edilemeyeceği açık.

Ayrıca Hamdullah, normal infaz süresini tamamlamış durumda ama infazı yakıldı. İnfazının yakılmasına gerekçe gösterilen hücre cezalarına ilişkin lehe mahkeme kararı var. Mahkeme, bu cezaların yersiz olduğuna ve kaldırılması gerektiğine hükmetmiş. Buna rağmen cezaevi idaresinin süreci uzatmak adına yaptığı itiraz nedeniyle dosya bir buçuk yıldır istinafta bekletiliyor. Aile olarak talebimiz, ağır sağlık durumu ve yüzde 92 engelli raporu göz önünde bulundurularak infazının acilen ertelenmesi ve tedavisinin tam teşekküllü bir hastanede sürdürülmesidir.”

Ankara 

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 622’nci haftasında Kızılay Sakarya Meydanı’nda bir araya gelerek Adana Suluca 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutuklu Kendal Barut’un sağlık durumuna dikkat çekti.

İHD Ankara Şube Eşbaşkanı Ömer Faruk Yazmacı, 16 Mayıs 2021 tarihinden beri tutuklu olan Barut’un sağlık durumunun gittikçe kötüleştiğini ve zamanında müdahale yapılmaması nedeniyle sol gözünü kaybettiğini söyledi. Yazmacı, şu bilgileri aktardı:

“İlk muayenelerde kafasının çeşitli bölgelerinde şarapnel parçaları bulunduğu, sol gözünün çevresinde metal parçaları olduğu ve görme yetisini kaybetme tehlikesi bulunduğu tespit edilmiştir. Sol göz çevresindeki parçaların bir bölümü ameliyatla çıkarılmış; beyne yakın bölgelerde bulunan parçaların ise müdahalesinin riskli olduğu, tedavinin tam teşekküllü ve donanımlı bir hastanede sürdürülmesi gerektiği belirtilmiştir.”

‘Tedavi edilmezse sağ gözünü de kaybedecek’

Barut’un kafasında ve beynine yakın bölgelerde bulunan şarapnel parçaları nedeniyle düzenli nöroloji ve göz takibine ihtiyaç duyduğunu aktaran Yazmacı, şöyle devam etti:

“Buna rağmen yaklaşık beş yıldır kesintisiz ve etkili bir tedavi süreci yürütülmemektedir. Bir gözünü tedavisizlik nedeniyle kaybeden ağır hasta bir tutuklunun, ikinci gözünü de kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bırakılması kabul edilemez.”

Ağız içi arama dayatmasını kabul etmediği için tedavisi engellenen Barut’un uygun koşullarda tedavi edilmesi gerektiğini belirten Yazmacı, “Barut derhal tahliye edilmelidir. Kafasında ve beynine yakın bölgelerde bulunan şarapnel parçaları ile kalan gözündeki görme kaybı riski, tam teşekküllü bir üniversite hastanesinde bağımsız uzmanlar tarafından gecikmeksizin değerlendirilmelidir. Ağız içi arama dayatmasına ve buna bağlı disiplin işlemlerine son verilmeli; tahliye süreci tamamlanıncaya kadar tüm hastane sevkleri, tetkikleri ve tedavileri insan onuruna uygun koşullarda eksiksiz sağlanmalıdır” çağrısında bulundu. (MA)