Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke’de imzalanan ortak savunma paktı dünya basınında geniş yankı uyandırırken, uzmanlar ve uluslararası medya anlaşmanın bölgedeki caydırıcılığını ve olası krizlerdeki işlevselliğini tartışmaya açtı.
The Guardian: NATO tarzı savunma paktı
Üç ülkeye yönelik herhangi bir silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış kabul edilmesini öngören anlaşmayı İngiltere’nin The Guardian gazetesi “NATO tarzı savunma paktı” olarak nitelendirdi. Gazete, anlaşma metninde tarafların böyle bir durumda üstleneceği somut askeri yükümlülüklerin ayrıntılarının yer almadığını hatırlattı. Üçlü ittifakın ilk sınavının Yemen olabileceğini yazan gazete, Suudi Arabistan’ın Yemen’de İran’ın müttefiki Husilere karşı denizden ve muhtemelen karadan büyük çaplı bir askeri harekata hazırlandığı yönünde değerlendirmeler bulunduğunu da aktardı.
Financial Times: Husilere karşı daha kapsamlı askeri faaliyetlerin habercisi olabilir
İngiltere merkezli Financial Times ise manşetinde, üç müttefikin savaşlar ve istikrarsızlıkla başa çıkmak için bölgesel güvenlik iş birliğini derinleştirmeyi amaçladığını belirtti. Gazetenin görüştüğü bir kaynak, İran krizine atıfta bulunarak, “ABD bu işi yapamıyor, dolayısıyla anlaşma boşluğu doldurmaya yardımcı oluyor ve bölgede yeni bir güvenlik mimarisine ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.
Riyad ve İslamabad’ın aylardır NATO üyesi Türkiye ile anlaşmalarının olası genişletilmesi konusunda görüşmeler yürüttüğünü belirten gazete, bu sürecin Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki tırmanan çatışma nedeniyle hızlandığını aktardı. Konuşan bir diğer kaynak ise “Bu, Husilere karşı daha fazla Suudi askeri eyleminin hazırlığıdır. Türkiye’nin deniz varlıkları var ve sanırım Pakistanlılar gibi onların da katılması bekleniyor” dedi.
BBC: Türkiye Yemen’deki saldırılara katılmak zorunda kalacak mı?
BBC, anlaşmanın taraflara karşılıklı savunma sözü vermesine karşın ülkelerin somut yükümlülüklerinin belirtilmediğine dikkati çekti. Haberde, “Suudi Arabistan’ın Husilerle geniş çaplı savaşı yeniden başlarsa Türkiye Yemen’e yönelik saldırılara katılmak zorunda kalacak mı?” veya Pakistan ile Hindistan arasında yeni bir çatışma çıkması halinde “Suudi Arabistan Hindistan’a savaş ilan etmek zorunda mı kalacak?” soruları gündeme getirildi.
Haberde ayrıca, karşılıklı savunma anlaşmasının tek sonucunun caydırıcılık olduğu vurgulanarak, “Her birinin artık arkasında duran diğer iki bölgesel güce sahip olduğu gerçeği saldırıyı imkansız kılmayabilir, ancak potansiyel maliyetini önemli ölçüde artıracaktır” denildi.
Reuters ve El Cezire: Paktın bağlayıcılığı ve işlevselliği sorgulanıyor
Reuters haber ajansı paktı, İran ile müttefiklerinin Körfez ülkelerine yönelik saldırıları ve ABD’nin bölgedeki güvenlik rolüne ilişkin soru işaretlerinin arttığı bir dönemde üç önemli bölgesel gücün yakınlaşması olarak değerlendirdi.
Katar merkezli El Cezire ise analitik haberinde bu oluşumu yeni bir bölgesel eksen potansiyeli olarak değerlendirmekle birlikte, paktın bağlayıcılığının net olmaması ve ülkelerin farklı çıkarları yüzünden gerçek bir krizde işlevsel olup olmayacağı konusunda temkinli bir yaklaşım sergiledi. Analizde, paktın caydırıcı olup olmayacağı ve bölgesel düzeni kalıcı olarak değiştirip değiştiremeyeceğinin, tarafların birbirleri adına savaşı göze alıp almayacağının sınanacağı gelecekteki testlerle ortaya çıkacağı vurgulandı.




