AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın Halk TV’de katıldığı programda yaptığı açıklamalarına tepki gösterdi.
Hatimoğulları şunları kaydetmişti.
Bakın bugün Türkiye’de, devleti bu sürece gelmek konusunda ikna eden en temel koşulların dünyadaki ve bölgedeki gelişmeler olduğunu hepimiz biliyoruz. Peki Türkiye bölgede hem barış konusunda, dostluk konusunda, ülkeler arası ilişkilerde çok daha iyi bir noktada olamaz mıydı? Olurdu. Ama hep ayağına ne dolandı? Kürt meselesi ve Kürt sorunu dolandı. Sürekli bu kartı masada diri tuttu. Dolayısıyla burada Türkiye yapacağı birçok açılımda… Elinde kaldı birçok açılım.
En basit örneği; mesela İsrail’e ‘Sen Filistin’i işgal etmekten vazgeç’ dediğinde, döndü Netanyahu dedi ki: ‘E sen de Kürtleri dövmekten vazgeç’ dedi, ‘Öldürmekten vazgeç’ dedi. Sonuçta siz barışın çağrısını yaparken de Türkiye’de bu sorun devam ettiği sürece bir karşılığı olmuyor. Bunu her açıdan öyle düşünün. Ticari, kültürel ilişkiler, diplomatik ilişkiler… Bu işin ekonomik maliyeti o kadar yüksek ki… Türkiye’de 3 trilyon dolar oranında, yanlış bilmiyorsam rakamı, devasa bir bütçe harcandı.”
Çelik: ‘Hatimoğulları bu açıklamasını düzeltmelidir’
AK Parti Sözcüsü Çelik, Hatimoğulları’nın bu sözlerine sosyal medya hesabından tepki gösterdi.
“Dem Parti Eş Genel Başkanı Sayın Tülay Hatimoğulları’nın partimizi ve hükümetimizi hedef alan ifadelerini reddediyoruz” ifadesini kullanan Çelik şunları kaydetti:
“Mecliste 467 kabul oyuyla yepyeni bir dönem açılmışken, Dem Parti Eş Genel Başkanı’nın ilk açıklamalarının haksız ve mesnetsiz bir şekilde partimizi ve hükümetimizi hedef alması ibretliktir.
Sayın Cumhurbaşkanımız, Kabine üyelerimiz, Ak Parti yetkililerimiz, tüm kadrolarımız ve milletimiz İsrail’in Filistin’i işgaline en güçlü şekilde karşı çıkıyor ve bu insanlık dışı işgale karşı çıkmaya devam edeceğiz. İnsanlık ittifakının en güçlü sesi Türkiye’dir.
Sayın Hatimoğulları’nın İsrail’in Filistin’i işgaline karşı çıkmamızı, soykırımcı Netanyahu’nun sözlerine sahip çıkarak ele almasını kınıyoruz.
Türkiye’de ve dünyada “insanlık ittifakı”nın taraftarı olan hiçbir siyasetçi kendi tezini anlatırken soykırımcı Netanyahu’nun sözlerine sahiplenerek referans vermez.
Hatimoğulları bu açıklamasını düzeltmelidir. Soykırımcı Netanyahu’nun sözlerini sahiplenen bir yaklaşım, bir siyasetçinin siciline düşülecek en utanç verici kayıttır.”
Doğan: ’86 milyonun barış özlemini gölgeleyecek polemiklere yol açılmamalıdır’
Çelik’in açıklamasının ardından DEM Parti özcüsü Ayşegül Doğan da konuya dair bir açıklama yaptı.
Doğan X hesabından yaptığı paylaşımda “Partimizin İsrail’in Filistin’deki işgal ve soykırım politikalarına karşı tutumu tartışmaya yer bırakmayacak kadar açıktır. Meclis kürsüsünden meydanlara, her zaman soykırımın karşısında, Filistin halkının yanında durduk. DEM Parti’nin bu konudaki tavrı sorgulanamaz netliktedir.” dedi.
Doğan şunları kaydetti:
“Eş Genel Başkanımızın değerlendirmeleriyle Netanyahu’ya sahip çıkması ya da sözlerine referans vermesi söz konusu değildir. Kürt meselesi çözümsüz kaldığı sürece, Türkiye’nin karşısındaki bölgesel ve küresel güçler dahil olmak üzere herkes bu meseleyi ne yazık ki kullanmaya çalışmıştır. Bu tespit bir itham değil; bizatihi soykırımcılara karşı Türkiye’nin toplumsal barışının önemine vurgu yapmaktır.
Dolayısıyla bu tespitin muhatabı Türkiye veya Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan değil, çözümsüzlükten medet umanlardır. Her zaman olduğu gibi tarafımız mazlum Filistin halkının yanı; soykırımcıların karşısıdır. Bu gerçeklik, polemiklerle değiştirilemez. Açıkça ifade edelim ki, Meclis’te ortak yasa teklifimize 467 evet oyuyla açılan yeni dönem, kelimeler üzerinden gerilim üretmek yerine hepimize tarihi sorumluluklar yüklemektedir. 86 milyonun barış özlemini gölgeleyecek polemiklere yol açılmamalıdır.
DEM Parti, iç barışını sağlayarak Ortadoğu’ya model olabilecek demokratik bir Türkiye mücadelesini kararlılıkla sürdürecek. Partimiz bu sorumluluğun bilinciyle, barışın, kardeşliğin ve demokratik bütünleşmenin başarısına odaklanmaya devam edecektir. Tüm tarafların bu tarihi sürecin başarıyla sonuçlanması için duyarlı davranması gerektiğine inanıyoruz.”




