Kürt meselesinin çözümüne yönelik süreç devam ederken cezaevlerinde bulunanlara baskının dün olduğu gibi bugün de devam ettiğini belirten Hakkari Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) Eşbaşkanı Pınar Yılmaz, cezaevlerindeki baskı politikalarının sürecin ruhuyla çeliştiğini söyledi.
‘Baskı politikası kabul edilemez’
Kürt sorununun tarihsel bir süreç olduğunu ve tutsaklığın bu sürecin bir devamı olduğuna işaret eden Pınar Yılmaz, Kürt sorunun demokratik çözümü sürecinde tutsakların durumunun el atılması gereken ilk meselelerden biri olduğunu belirtti. Abdullah Öcalan’ın attığı adımlara ve çerçeve yasaya değinen Pınar Yılmaz, “Kürt sorunu artık genel bir sorun, toplumsal bir sorun oldu” dedi. Cezaevlerinde hala hasta tutsakların tedaviye erişim hakkının ihlal edildiğinden, iletişim hakları ihlaline pek çok ihlalin sürdürüldüğünü kaydeden Pınar Yılmaz, “Özellikle hasta tutsaklar için acil adım atılması gerekiyor. Cezaevlerindeki bu baskı politikası kabul edilemez” diye konuştu.

‘Bazı cezaevlerinde ‘Esat Oktayız’ diyen müdürler hala görevde’
Dernek olarak hak ihlallerine dair her gün çok sayıda başvuru aldıklarını söyleyen Pınar Yılmaz, cezaevlerinde tecrit politikasının da hala sürdüğünü vurguladı. Cezaevlerinde kendilerine ulaşan hak ihlallerine değinen Pınar Yılmaz, “Cezaevi yemeklerinde tırnak, böcek çıktığına dair şikayetler alıyoruz. İdarenin baskısının ciddi şekilde arttığına dair şikayetler alıyoruz. Bazı cezaevlerinde ‘biz Esat Oktayız’ diyen müdürler hala orada görev alıyor. İnfaz yakmalar, tahliye engellemeler devam ediyor” dedi.
‘Devletin bir an önce adımlar atması gerekiyor’
Cezaevlerindeki uygulamalardan Adalet Bakanlığı’nın haberdar olduğunu belirten Pınar Yılmaz şunları söyledi: “Adalet Bakanı’na bugün bir sürü başvuru gidiyor. Cezaevlerinde ne olduğunu bizden iyi biliyorlar. Ama herhangi bir şey yapılmıyor. Sayın Öcalan’ın vermiş olduğu karar bizler için de esastır. Ancak devletin de bir an önce buna dönük adımlar atması gerekiyor. Belki bir yıla yayılır. Elbette ki savaşın izleri hemen silinmez ve barış hemen sağlanmaz. Ancak bu barışı sağlamak istiyorlarsa bir an önce adımların atılması gerekiyor. Hasta tutsaklar serbest bırakılmalıdır.”




