Irak Hizbullah Tugayları Güvenlik Sorumlusu Ebu Mücahid Asaf, silah bırakma çağrıları ve son dönemdeki güvenlik durumuna ilişkin bir mesaj yayımladı.
Şii silahlı grup, Irak hükümetiyle silahsızlanma ve güvenlik konularında işbirliği yapabilmek için üç ön koşul açıkladı.
ABD’nin çekilmesi
Amerikan ordusunun Irak topraklarından ve hava sahasından tamamen çekilmesi, geri dönmeyeceklerine dair güvence verilmesi ve siyasi ile ekonomik kararların Amerikan hegemonyasından uzaklaştırılması istendi.
TSK şartı
Grubun ikinci şartı olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Irak’tan çekilmesi talep edildi.
Peşmerge’nin lağv
Üçüncü şartta ise 2005 Irak Anayasası’nda Kürdistan Bölgesi’nin resmi güvenlik gücü olarak tanınan Peşmerge Güçleri’nin lağvedilmesi öne sürüldü.
Hizbullah Tugayları ve Nuceba Hareketi, bugüne kadar silahlarını devlete teslim etmeye yanaşmayan ve yalnızca Amerikan ordusunun çekilmesini şart koşan iki ana grup arasında yer alıyordu.
Başbakan Zeydi’ye tehdit
Mesajın bir diğer bölümü ise bir süre önce göreve başlayan Başbakan Ali Falih el-Zeydi’ye yönelik oldu. Başbakanın davranışlarına “100 gün boyunca tahammül ettiklerini” savunan grup, Zeydi’yi ülkeyi içinde bulunduğu karmaşık durumdan çıkaramamakla suçladı.
Ebu Mücahid Esaf, “Ali Zeydi siyasi tavsiyelere kulak asmadı ve sırtını diğer taraflara ve ABD Temsilcisi Tom Barack’a yasladı” iddiasında bulundu.
Açıklamasında, hükümetin attığı adımlara dikkat çeken Ebu Mücahid Esaf, Bağdat yetkililerini evlere baskın düzenleyerek “şehitlerin, yaralıların ve silahlı grupların üyelerinin ailelerini korkutmakla” suçladı, “Bu rahatsız edici ve sorumsuz eylemlere karşı sabrımız tükeniyor.” dedi.
Ebu Mücahid Esaf, son olarak ‘büyük ve bilge abiler’ olarak nitelendirdiği kişilere ‘güvenlik açığının’ önlenmesi için müdahale etme çağrısında bulundu.
Ketaib Hizbullah hakkında
Ketaib Hizbullah, 2003 yılındaki ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin Irak’a girmesi ve Saddam resjimin yıkılması ardından güç boşluğunda kuruldu. İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun lojistik ve askeri desteğiyle farklı Şii milis yapılanmalarının bir araya gelmesi sonucu şekillenen grup, kurucusu Ebu Mehdi el-Mühendis liderliğinde Amerikan askerlerine yönelik saldırılarla adını duyurdu.
Grup, ideolojik olarak İran’ın “Velyet-i Fakih” sistemine bağlı kalarak, Irak genelinde Batılı askeri ve diplomatik varlığın tamamen sona erdirilmesini temel meşruiyet zemini olarak kabul etti.
2014 yılında IŞİD’in Irak topraklarını tehdit etmesiyle birlikte Ketaib Hizbullah, devlet destekli resmi bir çatı kuruluşu olan Haşdi Şabi bünyesine dahil oldu. Bu süreçte terörle mücadelede sahada aktif rol üstlenen grup, Irak devleti tarafından yasal statü ve bütçe güvencesine kavuşturuldu. Ancak 2009 yılından bu yana ABD ve müttefikleri tarafından “Yabancı Terör Örgütü” listesinde tutulan yapı, IŞİD sonrası dönemde de hem Irak’taki Amerikan üslerine yönelik operasyonlarını sürdürmüş hem de bölgesel güç mücadelelerinde İran ekseninin en kritik paramiliter aktörlerinden biri olarak kalmaya devam etti.




