2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala öğretmenlerin kıyafetine ilişkin düzenleme gündeme geldi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni eğitim-öğretim yılına ilişkin yayımladığı genelgede öğretmenlerin kılık ve kıyafetine yönelik düzenlemeye eğitim sendikalarından tepki geldi.
Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, genelgeyle öğretmenlere önlük giyme zorunluluğu getirildiğini ve bu uygulamanın milli eğitim müdürlükleri tarafından takip edilmesinin istendiğini söyledi.
Özbay, kılık ve kıyafet yönetmeliğinde öğretmenler için önlük zorunluluğu bulunmadığını belirterek, “Daha birkaç yıl önce ‘Önlük teşvik edilecek’ diyen Bakanlık, bugün teşviki genelgeyle zorunluluğa dönüştürmeye çalışıyor” dedi.
‘Genelgeyle yeni yükümlülük yaratılamaz’
Özbay, öğretmenlerin kıyafetinin idari bir dayatma ve denetim konusu haline getirilemeyeceğini belirtti.
Normlar hiyerarşisine değinen Özbay, kanun ve yönetmeliğin üzerinde olmayan bir genelgeyle yeni bir yükümlülük getirilemeyeceğini ifade ederek, “Kaldı ki öğretmenin kıyafeti idari bir dayatma ve denetim konusu haline getirilemez. Öğretmen ne giyeceğini bilir” diye konuştu.
‘Denetlenmesi gereken öğretmenin kıyafeti değil, bakanlığın politikaları’
Özbay, Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenlerin kıyafetini takip etmek yerine okullardaki sorunlara odaklanması gerektiğini belirtti.
Kalabalık sınıflar, öğretmen açığı, ücretli öğretmenlik ile okullardaki personel, temizlik ve güvenlik sorunlarına dikkat çeken Özbay, “Öğretmenin kıyafetini takip etmek için milli eğitim müdürlüklerini harekete geçiren bakanlık, kendi sorumluluklarını yerine getirmiyor” dedi.
Özbay, “Eğitimde denetlenmesi gereken öğretmenin kıyafeti değil, bakanlığın politikalarıdır” ifadelerini kullandı.
Eğitim Sen: Öğretmenin kıyafeti değil, çalışma koşulları konuşulmalı
Eğitim Sen de genelgedeki düzenlemeye tepki gösterdi. Sendika, öğretmenlerin önlük talimatından ziyade insanca yaşayabilecekleri ücret, güvenceli çalışma, mesleki itibar ve özerkliğe ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
Eğitim Sen, öğretmenlerin kıyafetinden başlayarak okul yaşamının her ayrıntısının merkezden kontrol edilmeye çalışılması yerine eğitim emekçilerinin sesinin dinlenmesi çağrısı yaptı.




