Kamuoyunda Çerçeve Yasa olarak nitelendirilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” 8 Ağustos’ta Meclis Adalet Komisyonu’nda kabul edildi. 18 Ağustos’ta ise Resmi Gazete de yayınlanan yasaya ilişkin tartışmalar devam ediyor.
10 Ekim Barış Derneği Eş Sözcüsü İshak Kocabıyık, çerçeve yasaya ilişkin Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuştu.
Kocabıyık, çerçeve yasanın ilk adım olarak olumlu değerlendirilebileceğini ancak mevcut haliyle yasada bulunan muğlak ifadelerden ötürü kaygı yarattığını vurguladı.
Süreçle beraber yasanın çıkışının büyük bir umut ve sevinç yarattığını belirten Kocabıyık, “Bu topraklarda çok kan döküldü. Barışa aslında herkes hazır, ben öyle değerlendiriyorum. Gerekli adımların atılması gerekiyordu. 2025’te başladı ama epey de uzun sürdü. Şu an yapılanlar, çıkarılan yasa aslında en başında yapılması gerekenlerdi. Yasayı barış için bir ilk adım olarak elbette olumlu değerlendiriyoruz. Ama ne yazık ki, yasa tamamen kaygılarımızı gideren, güvenimizi artıran, umudumuzu artıran bir yasa niteliği taşımıyor. Aksine çok muğlak ifadeler kullanılmış. O muğlak ifadelerin nasıl hayata geçeceği yönünde kaygılandıran bir tarafı da yok değil” dedi.

Umutsuz olmadıklarını belirten Kocabıyık, “Umarım bu yasanın hayata geçmesinde o bizim kaygılarımızı azaltacak, o yasanın belirsiz, çerçevesini törpüleyecek uygulamaları olur. Çünkü buna ihtiyacımız var” dedi.
‘Demokratik siyaset için sağlıklı zemin oluşturulmalı’
Demokratikleşme için siyasi zeminin açılması gerektiğini dile getiren Kocabıyık, şunları söyledi:
“O zaman bu demokratik siyasetin şimdi kapalı olan kanallarının da açılması gerekiyor. Başka türlü siyasi güvence ve sağlıklı bir ortam olmaz. Can Atalay için, Osman Kavala için, Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş için ve pek çok insan için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları var, Anayasa Mahkemesi’nin kararları var. Bunların uygulanması gerekli.”
Kocabıyık ayrıca kayyım uygulamalarından da dönülmesi gerektiğine işaret etti. “Ahmet Türk niye dönmüyor?” diye soran Kocabıyık, şu ifadeleri kullandı:
“Barış görüşmelerinde ismi geçiyor, ziyaretler yapıyor ama bir türlü kayyum belasını defedip, aşıp halkın iradesinin gerçekleşmesi için bir zemine oturtulamıyor. Bunlar için de bir çaba göstermek gerekir, sadece yasanın o belirsizliğini gidermek için değil.”
Muhalefete de çok iş düştüğüne dikkat çeken Kocabıyık, “Yaptıkları eleştirilerin hepsini değerli buluyorum ancak bu sürecin içinden eleştiriler sunulması gerekiyor. Bu yasayı geliştirebilmek hepimizin elinde. Yine bizim mücadelemizle olacak. O yüzden muhalefet partilerinin ve hak odaklı örgütlerin sürecin dışından değil. Kendilerini de sürecin ve barışın içerisinden sayarak eleştiriler sunması gerekiyor” diye konuştu. (MA)




