• Ana Sayfa
  • Gündem
  • Kendi topraklarının hafızasıydı: Filistinli ressam Süleyman Mansur hayatını kaybetti

Kendi topraklarının hafızasıydı: Filistinli ressam Süleyman Mansur hayatını kaybetti

Filistin’in yetiştirdiği önemli sanatçılardan Mansur, bir süredir tedavi gördüğü Doğu Kudüs’teki Makasıd Hastanesi’nde hayatını kaybetti.

Kendi topraklarının hafızasıydı: Filistinli ressam Süleyman Mansur  hayatını kaybetti
Kendi topraklarının hafızasıydı: Filistinli ressam Süleyman Mansur  hayatını kaybetti
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 25 Ağustos 2026 22:17

Filistin sanatının önemli isimlerinden ressam ve karikatürist Süleyman Mansur, 79 yaşında yaşamını yitirdi.

Nekbe’den sürgüne, topraktan kolektif hafızaya uzanan Filistin hikayesini eserlerine taşıyan Mansur, sanatını Filistin halkını yeniden insanlaştırmanın bir yolu olarak görüyordu.

Filistin’in yetiştirdiği önemli sanatçılardan Mansur, bir süredir tedavi gördüğü Doğu Kudüs’teki Makasıd Hastanesi’nde hayatını kaybetti.

Mansur’un çalışmalarında Filistinlilerin toprakla kurduğu ilişki, yerinden edilme deneyimi ve kolektif hafıza belirleyici bir yer tutuyordu. Sanatçı, özellikle Filistin kültürü, tarihi ve geleneklerinden aldığı sembolleri eserlerine taşıdı.

Sanatı aynı zamanda Filistinlilerin görünürlük mücadelesinin bir parçası olarak gören Mansur, 2024 yılında verdiği bir söyleşide sanatçıların ve kültür alanında çalışanların sorumluluğunu “Filistin halkını yeniden insanlaştırmak” sözleriyle anlatmıştı.

Mansur’un yaşamını yitirmesiyle Filistin sanatının hafıza, toprak ve direnişle kurduğu ilişkinin önemli temsilcilerinden biri daha hayatını kaybetmiş oldu.

Batı Şeria’nın Ramallah kentindeki Birzeit kasabasında 1947 yılında dünyaya gelen Mansur, Filistin direnişinin sanat dünyasındaki sembol isimlerinden biri olarak kabul ediliyordu. Mansur, Filistin halkının vatanını, tarihini ve hafızasını eserlerine taşıdı.

Sanatı bir direniş biçimi olarak gören Mansur, 2024 yılında Anadolu Ajansı’na verdiği röportajda eserleriyle Filistinlilerin topraklarına verdikleri değeri, topraklarına nasıl sahip çıktıklarını ve Filistin’in güzelliklerini göstermek istediğini belirtti. Mansur, o röportajda “Kudüs, Filistin’in sembolü, Kubbet-üs Sahra da Kudüs’ün sembolüdür” ifadelerini kullanmıştı.

Mansur’un 1973 yılında yaptığı ve sırtındaki ağır yükün altında ezilen yaşlı bir Filistinli adamı tasvir ettiği “The Camel of Hardships” (Güçlüklerin Devesi) adlı tablosu dünya çapında üne ulaştı. Sanatsal ve ulusal bir ikon haline gelen eserinde Mansur, Kudüs kentinin yer aldığı yükü, Kubbet-üs Sahra’nın da görülebildiği büyük bir göz şeklinde resmetti.

Filistin’i yorgun ve yalnız yaşlı bir adam figürüyle kişileştiren Mansur, eserlerinde 1948 Nekbesi’nin sembolü olarak portakal ağacını, 1967 savaşını temsil eden zeytin ağacını, geleneksel Filistin nakış motiflerini, köylerdeki günlük yaşamı ve Filistinli kadın figürlerini öne çıkardı.

Sanatçı, eserleri aracılığıyla Filistin direnişinin görsel kimliğinin şekillenmesine katkıda bulunurken, sanatını hafızanın ve Filistin davasının aktarılmasında bir araç olarak kullandı.

Filistin modern sanatının önemli temsilcilerinden olan Mansur, Roma Ödülü, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Ödülü, Arap Yaratıcılar için Nil Ödülü ve Filistin Plastik Sanatlar Ödülü’nün de aralarında bulunduğu yüzlerce yerel ve uluslararası ödüle layık görüldü.

Kudüs’teki Bezalel Sanat Akademisi’nde plastik sanatlar eğitimi alan ve aynı zamanda profesyonel bir karikatürist olan Mansur, 1970’li yıllardan itibaren eserleriyle Filistin mücadelesine ilişkin görsel sembollerin oluşturulmasına katkı sağladı. Mansur ayrıca Kudüs Üniversitesi de dahil olmak üzere Batı Şeria’daki çok sayıda kültür kurumu ve üniversitede sanat dersleri verdi.