Fenerbahçe’nin Olympique Lyon’u Şampiyonlar Ligi play-off turunda elemesinin ardından karşılaşmanın son düdüğüyle birlikte yaşananlar da maç kadar konuşuldu.
Sarı-lacivertlilerin Fransız yıldızı Mattéo Guendouzi’nin Lyon tribünleriyle maç boyunca yaşadığı gerilim, karşılaşmanın sonunda “Allez l’OM!” demesi ve Marsilyalı rapçi Jul’ün meşhur el işaretini yapmasıyla farklı bir boyuta taşındı.
Guendouzi’nin Lyon taraftarlarını kızdırmak için neden özellikle Marsilya’yı kullandığının yanıtı ise Fransız futbolunun en dikkat çekici rekabetlerinden birinde yatıyor.
Fenerbahçe’nin Lyon karşısındaki galibiyetinin ardından Mattéo Guendouzi’nin tribünlere yönelik hareketleri sosyal medyada ve Fransız futbol kamuoyunda geniş yankı buldu. Guendouzi, maç boyunca Lyon tribünleriyle yaşadığı gerilimin ardından karşılaşmanın sonunda “Allez l’OM!” diyerek Marsilya’ya gönderme yaptı.
Fransızcada “Haydi Marsilya!” anlamına gelen bu tezahüratın ardından Guendouzi, Marsilya ile özdeşleşen rapçi Jul’ün el işaretini de yaptı.

Guendouzi’nin bu tercihi tesadüf değildi. Çünkü Fransız futbolunda Olympique Lyonnais ile Olympique de Marsilya arasındaki rekabet, yalnızca iki kulübün karşı karşıya geldiği maçlardan ibaret değil.
Marsilya ve Lyon rekabeti basit bir futbol rekabeti değil, aynı zamanda faşist- antifaşist kavgası.
Marsilya’nın tribünleri genellikle solcu. Lyon taraftar grupları ise çoğunlukla Fransa’nın aşırı sağını temsil ediyor.

Marsilya göçmenlerin çok yoğunlukla yaşadığı bir şehir. Bu nedenle iki kulüp arasında son 20-25 yılda yoğun bir kavga var.
Guendouzi ve Greenwood’un yaptığı Jul işareti ise konserlerini bile Marsilya’nın stadında yapan Jul’e ve dolayısı ile Marsilya’nın otorite ile sorun yaşayan sokak kültürüne bir gönderme. Çünkü şarkıcı mahalle kültürünü ve sokaktaki isyanı temsil ediyor.
Lyon ve Marsilya arasındaki rekabet nasıl başladı?
Olympique Lyon ile Olympique de Marseille arasındaki karşılaşmalar Fransa’da “Choc des Olympiques”, yani “Olympique’lerin Çatışması” olarak anılıyor.
İki takımın karşılaşmaları uzun bir geçmişe sahip olsa da bugün bilinen anlamıyla büyük rekabetin ortaya çıkışı daha yakın bir döneme dayanıyor. Lyon ile Marsilya arasındaki rekabetin özellikle 2000’li yıllarda, Lyon’un Fransız futboluna uzun süre damga vurduğu dönemde güçlendiği kabul ediliyor.
Ancak bu hikâyenin dikkat çekici taraflarından biri, bugün birbirine karşı sert bir rekabet içinde olan iki kulübün yöneticileri arasındaki ilişkilerin bir dönem oldukça farklı olması.
1987’de Lyon’un başkanlığına Jean-Michel Aulas geldiğinde, Aulas’ın bu göreve yönelmesinde dönemin Marsilya Başkanı Bernard Tapie’nin de etkisi oldu.
O dönemde Marsilya, Fransa futbolunun en güçlü kulüplerinden biriydi. Lyon ise yeniden yapılanma sürecinden geçen bir kulüp konumundaydı.
Dolayısıyla bugün tribünlerde karşılıklı gerilimlere sahne olan Lyon-Marsilya rekabetinin geçmişinde, iki kulüp yönetimi arasındaki iyi ilişkilerin bulunduğu bir dönem de yer alıyor.
Lyon’un yükselişi rekabeti değiştirdi
2000’li yılların başında Fransız futbolundaki güç dengeleri değişmeye başladı.
Lyon, Fransa’da üst üste şampiyonluklar kazanarak ülkenin en güçlü futbol takımlarından biri haline geldi. Marsilya ise yeniden zirveye çıkmanın yollarını arıyordu.
Bu süreçte Lyon ile Marsilya arasındaki rekabet yalnızca sahadaki karşılaşmalarla sınırlı kalmadı. Transferler, yöneticilerin açıklamaları ve şampiyonluk yarışları da iki kulüp arasındaki gerilimin parçaları haline geldi.
Jean-Michel Aulas da bu dönemin en tartışmalı yöneticilerinden biri olarak öne çıktı. Aulas ile Marsilya yöneticileri arasındaki söz düelloları, Fransız futbolunda iki kulüp arasındaki rekabetin büyümesine katkıda bulunan gelişmeler arasında yer aldı.
2006 yılında Lyon’un Marsilya’nın yıldızı Franck Ribéry’yi transfer etmeye çalışması da iki kulüp arasındaki gerilimi artıran olaylardan biri oldu.
5-5’lik maç rekabetin sembolü oldu
8 Kasım 2009’da Gerland Stadı’nda oynanan Lyon-Marsilya karşılaşması, iki takım arasındaki rekabetin en unutulmaz maçlarından biri olarak tarihe geçti.
Karşılaşma 5-5 sona erdi.
Lyon maçın ilerleyen bölümünde 5-4 öne geçerken Marsilya son dakikalarda bulduğu golle beraberliği yakaladı. Golleri ve son dakikalarıyla hafızalara kazınan karşılaşmanın ardından iki takımın mücadelesi için “Olympico” ifadesi daha fazla kullanılmaya başlandı.
Böylece Lyon-Marsilya karşılaşması, Fransız futbolunda yalnızca önemli bir lig maçı olmaktan çıkıp başlı başına bir futbol olayına dönüştü.
Rekabetin etkisi zamanla tribünlere de yansıdı.
Payet olayı Lyon-Marsilya rekabetini farklı bir noktaya taşıdı
21 Kasım 2021’de Lyon’da oynanan karşılaşma, iki takım arasındaki rekabetin tribün şiddeti açısından ne kadar tehlikeli bir noktaya ulaşabildiğini gösterdi.
Karşılaşmanın henüz dördüncü dakikasında Marsilyalı Dimitri Payet, tribünden atılan dolu bir su şişesinin başına isabet etmesi sonucu yere düştü.
Maç durduruldu ve daha sonra tamamen iptal edildi.
Olay, yalnızca Lyon-Marsilya rekabetinin değil, Fransa futbolunda tribün şiddeti tartışmalarının da önemli dönüm noktalarından biri oldu. Lyon kulübü disiplin kurulu tarafından sorumlu tutuldu ve puan cezasıyla karşı karşıya kaldı.
Bu geçmiş nedeniyle Lyon tribünlerinde Guendouzi’ye gösterilen tepkiyi yalnızca Fenerbahçe-Lyon karşılaşmasının atmosferi üzerinden değerlendirmek eksik kalıyor.
Guendouzi’nin Marsilya bağlantısı
Mattéo Guendouzi’nin Lyon tribünlerine karşı Marsilya’yı kullanmasının en önemli nedeni, futbolcunun geçmişinde doğrudan Marsilya forması giymiş olması.
Guendouzi, Marsilya’da 103 karşılaşmada forma giydi ve kulüple güçlü bir bağ kurdu. Bu nedenle Lyon taraftarlarının karşısında yalnızca Fenerbahçe’nin orta saha oyuncusu olarak bulunmuyordu.
Guendouzi’nin Marsilya geçmişi, yaptığı göndermenin Lyon tribünleri açısından çok daha anlamlı hale gelmesine neden oldu.
Karşılaşmanın ardından “Allez l’OM!” demesi de bu nedenle Lyon taraftarlarını doğrudan hedef alan bir futbol göndermesine dönüştü.
“Allez l’OM!” Lyon tribünleri için ne anlama geliyor?
“Allez l’OM!” ifadesi, Marsilya taraftarlarının kullandığı sıradan bir tezahüratın ötesinde, Lyon-Marsilya rekabetinin içinde özel bir anlam taşıyor.
Lyon taraftarlarının karşısında bu ifadeyi kullanmak, rakip takımın sembolünü açıkça tribünün önüne taşımak anlamına geliyor.
Üstelik Guendouzi bunu Lyon’un elenmesinin hemen ardından, tribünlerdeki gerilimin devam ettiği bir anda yaptı.
Guendouzi’nin ardından Marsilya ile özdeşleşen rapçi Jul’ün el işaretini yapması da göndermeyi daha belirgin hale getirdi.
Greenwood da Marsilya’yı hatırlattı
Fenerbahçe’nin bir diğer eski Marsilyalı futbolcusu Mason Greenwood da karşılaşmanın ardından “Allez l’OM!” diyerek Lyon tribünlerine gönderme yaptı.
Greenwood, Marsilya’da geçirdiği iki yılı hatırlatarak bu hareketin eski kulübüne yönelik bir teşekkür anlamı taşıdığını söyledi.
Böylece Fenerbahçe’nin iki futbolcusu, Lyon’un elendiği gecede kendi Marsilya geçmişlerini de karşılaşmanın atmosferine taşıdı.
Guendouzi ve Greenwood’un Marsilya bağlantısı nedeniyle Lyon tribünleri açısından yaşananlar, yalnızca Fenerbahçe ile Lyon arasındaki bir karşılaşmanın gerilimi olmaktan çıktı.
Bir anlamda Marsilya da Lyon karşısında oynanan maçın son bölümünde sahneye çıktı.
Lyon-Marsilya rekabetinin arkasında ne var?
Lyon-Marsilya rekabetinin temelinde öncelikle sportif mücadele bulunuyor. İki kulüp, Fransa futbolunun en tanınan ve görünürlüğü yüksek markaları arasında yer alıyor.
Ancak yıllar içinde yöneticiler arasındaki açıklamalar, transfer mücadeleleri, şampiyonluk yarışları, unutulmaz karşılaşmalar ve tribün olayları rekabete güçlü bir duygusal boyut kazandırdı.
İki şehir arasındaki kültürel ve toplumsal farklılıklar da bu rekabetin anlatısında önemli bir yer tutuyor.
Fransız futbolunda Lyon; merkezi konumu, ekonomik gücü ve daha kurumsal yapısıyla tanımlanırken Marsilya, Akdeniz kimliği, daha renkli sosyal yapısı ve halkla kurduğu güçlü bağ üzerinden anlatılıyor.
Eski Marsilya Başkanı Christophe Bouchet de iki şehir arasındaki sosyal ve toplumsal farklılığın rekabetin oluşumuna katkı sağladığına dikkat çekmişti.
Bu nedenle Guendouzi’nin Lyon tribünlerinin karşısında “Allez l’OM!” diye seslenmesi, yalnızca eski takımına yapılan bir selam değildi.
Fransız futbolunun uzun yıllar içinde şekillendirdiği Lyon-Marsilya rekabetinin sembollerinden birini, Lyon’un elendiği gecenin içine taşıyan bilinçli bir futbol göndermesiydi. (Medya Günlüğü)




