Yemen’in büyük bölümünü kontrol eden Husiler (Ensarullah Hareketi) ile Somali’de El Kaide bağlantılı Eş Şebab arasındaki işbirliğinin son dönemde arttığı bildirildi.
Silah ticareti, askeri eğitim, insansız hava aracı kullanımı ve bomba yapımını kapsadığı belirtilen işbirliği, Aden Körfezi’ndeki ticaret ve petrol taşımacılığının güvenliği açısından yeni endişeler yaratıyor.
Husi-Eş Şebab işbirliğinde yeni dönem
Wall Street Journal’ın haberine göre Yemen’de Husiler olarak bilinen Ensarullah Hareketi ile Somali’de faaliyet gösteren Eş Şebab arasındaki işbirliği yıllardır devam ediyor. Bu ilişkilerin güçlenmesinde önemli rol oynayan isimlerden biri ise Somalili silah simsarı Cibril Yahya Ali oldu.
“Tek kol” lakabıyla bilinen 38 yaşındaki Cibril Yahya Ali’nin, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından terör örgütü olarak tanımlanan iki yapı arasındaki silah ticareti ve eğitim faaliyetlerine en az 2023’ten bu yana aracılık ettiği belirtildi.
Cibril Yahya Ali, yeni evlendiği eşiyle Yemen’in El Gayda kenti yakınlarında seyahat ettiği sırada ABD füzesinin hedefi oldu. 12 Şubat’ta düzenlenen saldırıda Cibril Yahya Ali yaşamını yitirdi. Saldırı sırasında telefonla konuşmak üzere otomobilden çıkan eşi ise yaralandı ve hayatta kaldı.
Eş Şebab Yemen’e yeni temsilci gönderdi
Birleşmiş Milletler (BM) Somali ve Eritre İzleme Grubu’nun eski koordinatörü Matt Bryden, Cibril Yahya Ali’nin ölümünün ardından Eş Şebab’ın Yemen’deki faaliyetleri için yeni bir temsilci görevlendirdiğini söyledi.
Wall Street Journal’ın haberine göre Bryden, haziran ayında ABD özel harekat personeli ile Doğu Afrika ülkelerinden yetkililerin katıldığı basına kapalı bir istihbarat brifinginde Eş Şebab ile Husiler arasındaki bağlantılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bryden, bir grup Eş Şebab üyesinin bu yıl Yemen’in kuzeyindeki Saada ilinde üç ay geçirdiğini anlattı. Bu kişilerin insansız hava araçlarının montajı ve kullanımı konusunda eğitim aldığını belirtti.
Husi eğitmenler Somali’ye gitti
Wall Street Journal’a konuşan bir ABD istihbarat yetkilisi de Husilere bağlı eğitmenlerin Somali’ye giderek Eş Şebab üyelerine insansız hava aracı kullanımı konusunda eğitim verdiğini aktardı.
Gazetenin haberinde, Eş Şebab’ın önemli miktarda nakit paraya, İran tarafından desteklenen Husilerin ise gelişmiş silahlara ve askeri uzmanlığa sahip olduğu belirtildi.
İki yapı arasındaki işbirliğinin silah sevkiyatları ve insansız hava aracı eğitimlerinin yanı sıra bomba yapımını da kapsadığı bildirildi.
ABD: İttifak küresel ticareti tehdit edebilir
ABD Afrika Komutanlığı (AFRICOM) Komutanı Orgeneral Dagvin Anderson, Wall Street Journal’a yaptığı değerlendirmede Eş Şebab ile Husiler arasındaki işbirliğinin Ortadoğu açısından kritik öneme sahip bir petrol ihracat güzergahını tehdit edebileceğini söyledi.
Anderson, Eş Şebab’ın daha gelişmiş silahlara ve askeri eğitime erişim sağladığını, Husilerin ise coğrafi erişim alanını genişleterek dünya ekonomisi açısından kritik geçiş noktalarından birinde istikrarsızlığı artırabilecek bir dayanak elde ettiğini belirtti.
Anderson, gelişmelerin yalnızca bölgesel sonuçlar doğurmayacağını, küresel etkilerinin de olabileceğini ifade etti.
Aden Körfezi’nin stratejik önemi artıyor
İran savaşı öncesinde deniz yoluyla gerçekleştirilen küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 12’si Aden Körfezi üzerinden taşınıyordu.
Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinde yaşanan aksamaların devam etmesi halinde Aden Körfezi’nin küresel enerji ve ticaret açısından daha kritik bir güzergaha dönüşebileceği değerlendiriliyor.
Aden Körfezi, Kızıldeniz ile Hint Okyanusu arasındaki bağlantı noktalarından biri olması nedeniyle küresel deniz ticareti açısından stratejik önem taşıyor. Bölgede güvenlik risklerinin artması, enerji sevkiyatlarının yanı sıra uluslararası ticaret rotaları üzerindeki baskıyı da artırabilir.
Husiler Somaliland konusunda da Eş Şebab’la temas arıyor
Wall Street Journal’ın aktardığı bir diğer gelişme ise Husilerin Somaliland’da yürütülen faaliyetlerle ilgili Eş Şebab ile işbirliği arayışında olması.
İsrail Somaliland’i tanıyan ilk ülke oldu: Tartışmalı bağımsızlık
Habere göre Husiler, İsrail’in Somaliland’da kendilerine karşı yürüttüğü faaliyetler konusunda Eş Şebab ile ortak hareket etmenin yollarını arıyor.
Bu gelişme, Yemen ile Somali arasındaki deniz hattında faaliyet gösteren iki silahlı yapı arasındaki ilişkilerin yalnızca silah ve askeri eğitimle sınırlı kalmayabileceği yönündeki değerlendirmeleri de beraberinde getiriyor.
Tel Aviv’in Somaliland hamlesinin arkasında Gazze planı mı var?
Pragmatik ortak payda
İki grup arasında ciddi mezhepsel ve ideolojik farklar bulunuyor. Eş-Şebab, ana omurgasını ağırlıklı olarak Somali kökenli Sünni Müslümanlara dayandırırken, Husiler Yemen’deki Şii mezhebinin Zeydi koluna mensup kişilerden oluşuyor.
İdeolojik pencereden bakıldığında ise Eş-Şebab Somali’de bir İslam devleti kurarak cihat yoluyla bu devleti genişletmeyi amaçlarken; Husiler, Yemen’de siyasi ve askeri gücü ele geçirerek Zeydi Şii yönetimini tesis etmeyi hedef haline getirmiş durumdalar.
İki grup arasındaki keskin mezhepsel ve ideolojik farklılıklara rağmen bölgesel jeopolitik, Eş-Şebab ve Husileri ‘doğal olmayan’ iki müttefik pozisyonuna getiriyor.




