DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, ‘Alevi Aydınlar Bildirgesi’ne yönelik, tepki çeken açıklamalarına ilişkin konuştu.
Bakırhan, katıldığı televizyon programında PKK lideri Abdullah Öcalan’a atfedilen “Yavuz Sultan Selim – İdris-i Bitlisi ittifakı” değerlendirmesine karşı Alevi aydınların yayımladığı bildirgeyi eleştirmişti. Bakırhan’ın bildirgenin imzacılarına yönelik kulladığı “İçinde temiz, çok dürüst, tanıdığım bazı aydın arkadaşlarımız da var. Bir de sokaktan alıp getirip milletvekili yaptığımız, hangi aydın kimliği var onu da bilmiyorum. Yani Kürt Hareketi’ni eleştirmek, Öcalan’ı eleştirmek, tırnak içerisinde aydın olmaksa kusura bakmayın o dündü. Bugün artık onun alıcısı yok” ifadesiyse tepki çekmişti.
T24’ten Ceren Bayar’a konuşan Bakırhan “Sokaktan getirip milletvekili yaptıklarımız var” ifadesine açıklık getirdi.
Bakırhan “Kendimi ifade ederken maksadımı tam karşılamayan bir ifade kullandım. ‘Sokaktan getirdiklerimiz’ derken de kimseyi siyasetin dışında, aşağıda ya da bizim dışımızda bir yerde tarif etmiyorum. Tam tersine, sokakta sözü, emeği ve mücadelesi olan insanların sözünü siyasetin merkezine taşıyan bir geleneğiz. Dolayısıyla ‘sokaktan getirmek’ bir yerden alıp bir yere koymak değil, siyasette alan açmak anlamındaydı. Söylemek istediğim buydu; kullandığım ifade bunu tam karşılamadı” dedi.
Alevi kimliği üzerinden yapılan ve tarihsel gerçekliği bağlamından koparan bazı değerlendirmelere ve yönteme itiraz ettiğini belirten Bakırhan, “Bu eleştirimin arkasındayım. Çünkü Türkiye çok zor bir meselenin demokratik ve barışçıl çözümünü konuşuyor. Bu sürece başından beri karşı çıkan, Kürtlerle Alevilerin, demokratların, sosyalistlerin yan yana gelmesinden rahatsız olan çevreler de var” dedi. Öcalan’ın söz konusu tutanakları yalanladığını hatırlatan Bakırhan, “Tarihsel bir ismi bugünkü bir siyasi tartışmanın malzemesi haline getirip, oradan DEM Parti’ye veya Sayın Öcalan’a Alevi karşıtlığı çıkarmak doğru değildir. Esas söylediğimiz buydu” ifadelerini kullandı.
‘Kürt Hareketi, Kürt olduğu kadar Alevi bir harekettir’
Bakırhan, Alevilerin DEM Parti ile ilişkisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve “Kürt Hareketi, Kürt olduğu kadar Alevi bir harekettir. Felsefesi, düşüncesi, direniş geleneği ve ortak mücadele zemini Alevilikten ve Alevilerden bağımsız değildir. Tarihe biraz objektif baktığımızda bunu açıkça görürüz. Kaldı ki Alevi toplumunun hafızasında Kürt hareketi ve partimiz bir ev olarak görülmüştür. Bu anlamda Alevi yoldaşlarımız bu hareketin misafiri değil, kurucusudur. Borç varsa bizdedir, onlarda değil. Eş başkanlıktan milletvekilliğine, belediye eş başkanlığından parti yönetimlerine kadar her kademede Alevi arkadaşlarımız bu partiyi yönetti, yönetiyor. Biz bunu bir temsil meselesi ve kota olarak görmüyoruz. Çünkü bu mücadele onların mücadelesidir. İddiamız açık; Alevilerin kendi kimlikleri ve sözleriyle en güçlü biçimde siyaset yaptığı başka bir zemin yoktur. Türkiye’de Alevilerin özgürce siyaset yaptığı, sözünü söylediği ve haklarını savunduğu zemin bizim zeminimizdir. O anlamda bu konuda konuşmayı zul sayarız” dedi.
‘Değerlendirmelere ve yönteme itiraz ettim’
Alevi kimliği üzerinden yapılan ve tarihsel gerçekliği bağlamından koparan bazı değerlendirmelere ve yönteme itiraz ettiğini belirten Bakırhan, “Bu eleştirimin arkasındayım. Çünkü Türkiye çok zor bir meselenin demokratik ve barışçıl çözümünü konuşuyor. Bu sürece başından beri karşı çıkan, Kürtlerle Alevilerin, demokratların, sosyalistlerin yan yana gelmesinden rahatsız olan çevreler de var. Her eleştireni elbette aynı yere koymam. Alevi toplumunun kaygısını, sorusunu, itirazını dikkatle dinleriz. Fakat gerçek bir hassasiyet ile bu hassasiyetin barış sürecini zehirlemek amacıyla kullanılmasını birbirinden ayırmak gerekir” dedi.
Öcalan’ın söz konusu tutanakları yalanladığını hatırlatan Bakırhan, “Sayın Öcalan’ın ‘bu tutanaklar yalandır’ diyerek açıklama yaptığı yerde, tarihsel bir ismi bugünkü bir siyasi tartışmanın malzemesi haline getirip, oradan DEM Parti’ye veya Sayın Öcalan’a Alevi karşıtlığı çıkarmak doğru değildir. Esas söylediğimiz buydu” ifadelerini kullandı.
‘Maksadımı tam karşılamayan bir ifade kullandım’
“Sokaktan getirip milletvekili yaptıklarımız var” ifadesine açıklık getiren Bakırhan, şunları söyledi: “Kendimi ifade ederken maksadımı tam karşılamayan bir ifade kullandım. Bunu açıkça söylemekte hiçbir sakınca görmüyorum. Bir kere “sokak” dediğimiz yer biziz. Benim 35 yıllık siyasi hayatım sokakta, mücadele ederek ve bedel ödeyerek geçti. Amed’in, İstanbul’un, Ankara’nın, Dersim’in ve daha birçok kentimizin sokaklarında bizim mücadelemizin izi var. Dolayısıyla sokak bizim için küçümsenecek, tahkir edilecek bir yer değil; tam tersine politik varoluş alanımızdır. ‘Sokaktan getirdiklerimiz’ derken de kimseyi siyasetin dışında, aşağıda ya da bizim dışımızda bir yerde tarif etmiyorum. Tam tersine, sokakta sözü, emeği ve mücadelesi olan insanların sözünü siyasetin merkezine taşıyan bir geleneğiz. Bizim siyaset anlayışımız zaten budur: Siyaseti birkaç kişinin kendi arasında yaptığı bir iş olmaktan çıkarıp toplumun farklı kesimlerinin sözünü, itirazını ve iradesini siyasetin içine taşımak. Dolayısıyla ‘sokaktan getirmek’ bir yerden alıp bir yere koymak değil, siyasette alan açmak anlamındaydı. Söylemek istediğim buydu; kullandığım ifade bunu tam karşılamadı.”
‘Manipülatif açıklamaların arkasındaki motivasyon: Alevileri partimizden koparmak’
Alevi Aydınlar Bildirgesi’ne eleştirileri olduğunu belirten Bakırhan, “Bahsedilen aydınlar bildirgesine ilişkin eleştirilerimiz elbette var. Sayın Öcalan’ın, Kürt Özgürlük Hareketinin ve DEM Parti’nin Alevi politikasının ne olduğunu, buna en fazla imza atanlar da biliyor. Ama Kürt Özgürlük Hareketine, Sayın Öcalan’a ve partimize yönelik bazı manipülatif açıklamaların arkasındaki motivasyonu da görüyoruz. Bunun Alevileri Kürt Özgürlük Hareketinden ve partimizden koparmaya dönük bir siyasete dönüştürülmek istendiğini biliyoruz. Bu plan tutmaz. Çünkü bu parti Alevilerin evidir. Bununla birlikte Alevi toplumundan gelen her eleştiri bizim için değerlidir; başımızın, gözümüzün üstünde yeri vardır. Sonuçta DEM Parti; Kürtlerin, Alevilerin, kadınların, gençlerin, Asuri, Süryani, Ermeni, Gürcü, Çerkes, Abaza halklarının ve farklı inançların birlikte siyaset yaptığı bir zemindir” ifadelerini kullandı.
‘Alevi kardeşlerimiz oluşturulmak istenen algılara itibar etmesin’
Bakırhan, şöyle devam etti: “Eleştirisi, itirazı, kaygısı olan herkese kapımız açık. Alevi kardeşlerimiz de bu tür tartışmalar üzerinden oluşturulmak istenen algılara itibar etmesin. DEM Parti, Alevilerin kendi kimliği ve sözüyle en güçlü şekilde mücadele ettiği zeminlerden biridir. Dün de böyleydi, bugün de böyle, yarın da böyle olacak. İçtenlikle ifade etmek isterim ki bizim ihtiyacımız ya da amacımız yeni kırgınlıklar üretmek değil. Kürtlerin de Alevilerin de kendisini eşit ve özgür hissedeceği demokratik bir Türkiye’yi birlikte kurmaktır.”
‘Alevi toplumunun kaygılarını biliyoruz ve ciddiye alıyoruz’
Alevilerin sürece dair kaygıları olduğunu bildiklerini belirten Bakırhan, şöyle konuştu:
“Eş başkanlarımız, milletvekillerimiz ve Halklar ve İnançlar Komisyonumuz hem süreçten önce hem de süreç başladıktan sonra Alevi toplumu ve temsilcileriyle düzenli biçimde bir araya geliyor. Süreç konusunda hem desteklerini hem de kaygılarını en yakından bildiğimiz toplumsal kesimlerden biri Alevilerdir. Sürecin her aşamasında Alevi toplumunun temsilcileriyle görüştük, onları bilgilendirdik; bundan sonra da istişare halinde olmaya devam edeceğiz. Eleştirilerini, önerilerini ve kaygılarını dinliyoruz. Bu görüşmelerin büyük çoğunluğuna ben de bizzat katıldım. Alevi toplumunun kaygılarını biliyoruz ve ciddiye alıyoruz. Bu süreç Alevilerin aleyhine bir milim bile ilerlemeyecek. Tam tersine, Alevilerin eşit yurttaşlık talebi bu sürecin temel rotalarından biridir. Biz bu süreci Alevilerle birlikte, onların sözünü ve iradesini esas alarak yürüteceğiz. Art niyetli yaklaşımlara rağmen Alevilerle yan yana, omuz omuza, cem ederek bu yolu birlikte ilerleteceğiz.”
(T24)



