Arap Birliği’nden Kudüs için caydırıcı önlem çağrısı

Kudüs’ten Sorumlu Arap Bakanlar Komitesi, İsrail’in işgal altındaki Kudüs’te gerçekleştirdiği uygulamalar karşı “kısıtlayıcı ve caydırıcı önlemler” alınması çağrısında bulundu.

Arap Birliği’nden Kudüs için caydırıcı önlem çağrısı
Arşiv
Arap Birliği’nden Kudüs için caydırıcı önlem çağrısı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 7 Eylül 2026 22:40

Kudüs’ten Sorumlu Arap Bakanlar Komitesi, İsrail’in işgal altındaki Kudüs’te gerçekleştirdiği uygulamalar karşı “kısıtlayıcı ve caydırıcı önlemler” alınması çağrısında bulundu.

Komite, İsrail’in ihlallerinin uluslararası hukuk çerçevesinde takip edilmesi ve sorumluların hesap vermesinin sağlanması için Arap ve uluslararası girişimlerin güçlendirilmesini istedi.

Arap Birliği’nin siyasi bir alt kanadı olan Kudüs’ten Sorumlu Arap Bakanlar Komitesi, Mısır’ın başkenti Kahire’de düzenlenen Arap Birliği Konseyi’nin bakanlar düzeyindeki 166’ncı oturumunun ardından açıklama yaptı.

İsrail’in işgal altındaki Kudüs’teki hukuk dışı uygulamalarına ve politikalarına karşı uluslararası harekete geçilmesini sağlamakla görevli Komitenin toplantısına Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Fehmi ile komite üyeleri katıldı. Toplantıya Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi başkanlık etti.

Komite, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarının ve İslam’ın kutsal mekanlarına yönelik ihlallerin sona erdirilmesi amacıyla Arap ülkelerinin çabalarının ve etkili uluslararası taraflarla yürüttüğü diplomatik temasların güçlendirilmesi konusunda mutabık kaldı.

Açıklamada, İsrail’e karşı “kısıtlayıcı ve caydırıcı önlemler” uygulanması yönünde uluslararası baskının artırılması gerektiği belirtildi.

Komite ayrıca İsrail’in işgal altındaki Kudüs’teki uygulamalarından hesap vermesinin güvence altına alınması ve bu uygulamalara karşı uluslararası düzeyde kararlı bir tutum geliştirilmesi çağrısında bulundu.

İsrail’in uygulamalarının bölgesel ve küresel barış ile güvenlik açısından doğurabileceği sonuçlara da dikkat çekildi.

Kudüs’teki ihlalleri izleyecek medya platformu

Komite, Katar tarafından ibadet edenlere ve kutsal mekanlara yönelik İsrail ihlallerinin ortaya çıkarılması, belgelenmesi ve izlenmesi amacıyla medya platformunu da kapsayan sürdürülebilir bir kurumsal çalışma mekanizmasının başlatılmasını memnuniyetle karşıladı.

Arap Birliği Genel Sekreterliği, üye devletlerle koordinasyon içerisinde söz konusu mekanizmanın aktif hale getirilmesini takip etmek, çalışma yöntemlerini belirlemek ve finansman kaynaklarını oluşturmakla görevlendirildi.

Ayrıca Kudüs ve işgal altındaki Filistin topraklarında yaşanan İsrail ihlallerinin ortaya çıkarılması ve sona erdirilmesi amacıyla uluslararası baskının harekete geçirilmesi için koordineli bir Arap ve uluslararası diplomatik ve medya kampanyası başlatılması çağrısı yapıldı.

Komite, kampanyanın uygulanmasına yönelik pratik bir plan hazırlanması ve gerekli finansman kaynaklarının belirlenmesini istedi.

Ürdün’ün ev sahipliğinde 5 Ağustos’ta düzenlenen ve komite üyelerinin yanı sıra Türkiye, Pakistan, Endonezya ve Malezya dahil İslam ülkelerinin katıldığı bakanlar toplantısında da ihlallerin belgelenmesi amacıyla medya platformunu içeren kurumsal bir mekanizma oluşturulması çağrısı yapılmıştı.

Arap ve İslam ülkelerinden ortak girişim

Komite, İsrail’in Kudüs’teki kutsal mekanlara yönelik ihlallerini sona erdirmesi ve bu mekanlardaki mevcut tarihi ve hukuki statüye saygı göstermesini sağlamak amacıyla uluslararası toplum nezdindeki girişimlerin yoğunlaştırılması konusunda mutabık kaldı.

Bu kapsamda başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olmak üzere uluslararası kurumlar nezdindeki girişimlerin artırılması gerektiği belirtildi.

Komite ayrıca İsrail’in Kudüs’te ve kutsal mekanlarda gerçekleştirdiği ihlallerin belgelenmesi amacıyla bölgesel ve uluslararası kuruluşlar nezdindeki çalışmaların sürdürüleceğini vurguladı.

Toplantıda, İslam İşbirliği Teşkilatı ile koordinasyonun güçlendirilmesi de kararlaştırıldı. Bu kapsamda eylül ayında New York’ta düzenlenecek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Haftası sırasında Arap Birliği ile İslam İşbirliği Teşkilatı arasında Kudüs gündemli ortak bir bakanlar toplantısı yapılması kararlaştırıldı.

E1 planındaki 1.234 yerleşim birimine tepki

Komite, İsrail makamlarının Doğu Kudüs’ün doğusundaki “E1” planı kapsamında 1.234 yeni yerleşim biriminin inşası için ihale açmasını “en güçlü ifadelerle” kınadı.

E1 Projesi’nin Batı Şeria’nın kuzeyi ile güneyi arasındaki coğrafi bütünlüğü bozduğu, Doğu Kudüs’ü Filistin çevresinden kopardığı ve Filistin devletinin kurulma ihtimalini zayıflattığı belirtildi.

İsrail makamları, Doğu Kudüs ile Ma’ale Adumim’deki Yahudi yerleşim alanları arasındaki bölgede yaklaşık 3 bin 400 yerleşim birimini kapsayan E1 planı kapsamında 18 Ağustos’ta 1.234 yerleşim birimi için ihale açmıştı.

Plan, Batı Şeria’nın coğrafi bütünlüğünü bozacağı gerekçesiyle uluslararası düzeyde tepkilere neden oluyor.

UNRWA merkezine baskın kınandı

Komite, İsrail makamlarının işgal altındaki Kudüs’te bulunan Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) ait Kalendiya Eğitim Merkezi’ne düzenlediği baskını ve merkezin boşaltılmasını da kınadı.

Baskının “tehlikeli bir tırmanış, uluslararası hukukun açık bir ihlali ve Birleşmiş Milletler kuruluşlarının dokunulmazlıkları ile ayrıcalıklarına yönelik bir saldırı” olduğu belirtildi.

Komite, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının varlığını ve faaliyetlerini hedef alan İsrail’in “sistematik” adımlarını reddettiğini vurguladı.

İsrail güçleri 25 Ağustos’ta Kalendiya Eğitim Merkezi’ne baskın düzenleyerek çalışanları dışarı çıkarmıştı. İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de aynı süreçte tahliye işleminin başladığını duyurmuştu.

Kalendiya Eğitim Merkezi, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına ait en eski mesleki eğitim tesislerinden biri olarak biliniyor.

Mescid-i Aksa için tarihi ve hukuki statü vurgusu

Kudüs’teki kutsal mekanlara ilişkin değerlendirmesinde Komite, İsrail’in tarihi ve hukuki statükoyu değiştirmeye yönelik “benzeri görülmemiş tırmanışını” kınadı.

Yahudi yerleşimciler ile İsrailli yetkililerin Mescid-i Aksa’ya yönelik baskınlarına ve kutsal mekanda Yahudi ayinleri ile dualar gerçekleştirilmesine tepki gösterildi.

Açıklamada, tüm bölümleriyle Mescid-i Aksa’nın (Harem-i Şerif) “yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri” olduğu yinelendi.

Kudüs’teki İslam ve Hristiyan kutsal mekanlarının korunması, kimliğinin ve tarihi-hukuki statüsünün muhafaza edilmesi açısından tarihi Haşimi Vesayetinin önemine dikkat çekildi.

Ürdün Vakıflar Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin “Mescid-i Aksa’nın tüm işlerini yönetme ve girişleri düzenleme konusunda münhasır yetkili merci” olduğu vurgulandı.

Komite, İsrail’in Kudüs ve buradaki kutsal mekanlar üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığını bir kez daha belirtti.

Açıklamada ayrıca Doğu Kudüs’ün, iki devletli çözüm, uluslararası hukuk, Arap Barış Girişimi ve ilgili uluslararası referanslar doğrultusunda, 4 Haziran 1967 sınırlarında kurulacak Filistin devletinin başkenti olduğu ifade edildi.