• Ana Sayfa
  • Gündem
  • Mehmet Sait Yıldırım’ın tahliyesi üçüncü kez ertelendi: Süreçle çelişiyor

Mehmet Sait Yıldırım’ın tahliyesi üçüncü kez ertelendi: Süreçle çelişiyor

30 yıllık infaz süresini dolduran Mehmet Sait Yıldırım’ın tahliyesi üçüncü kez ertelenerek, engellendi. Karara tepki gösteren Yıldırım’ın kardeşi Selim Yıldırım, “Bu tutum yürütülen süreçle çelişiyor, cezaevi stresi hayati tehlikesini artırıyor” dedi.

Mehmet Sait Yıldırım’ın tahliyesi üçüncü kez ertelendi: Süreçle çelişiyor
Mehmet Sait Yıldırım’ın tahliyesi üçüncü kez ertelendi: Süreçle çelişiyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 8 Eylül 2026 09:45
  • Güncellenme: 8 Eylül 2026 11:02

İzmir Kırıklar 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutuklu Mehmet Sait Yıldırım, 30 yıllık infaz süresini 27 Şubat 2025 tarihinde tamamlamasına rağmen tahliyesi, Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla üçüncü kez ertelendi. İzmir 2. İnfaz Hakimliği, disiplin cezası bulunmayan ve kurum kurallarına uyduğu cezaevi kayıtlarına geçen Yıldırım’ın tahliyesinin “örgütle ilişkisini sürdüreceği kanaatiyle” ertelenmesine yapılan itirazı reddetti.

Kararın ardından geçirdiği kalp krizi nedeniyle anjiyo olan ve kalbine iki stent takılan Yıldırım’ın sağlık durumu endişeleri artırırken, kardeşi Selim Yıldırım karara ve hukuki sürece tepki gösterdi.

‘İnfaz Hakimliği hiçbir gerekçe göstermeden reddetti’

Karara ilişkin İnfaz Hakimliği’ne yapılan itirazın gerekçesiz reddedildiğini belirten Yıldırım, “Mutlak tahliye bekliyorduk, büyük bir hayal kırıklığına uğradık. İtiraz ettik ama İnfaz Hakimliği hiçbir gerekçe göstermeden reddetti. Kendisi siyasi rehin olarak değerlendirildiği için ret gerekçelerinden biri de bu gösterilmiş. 30 yılı aşkın süredir cezaevinde ve halen bırakmıyorlar” dedi.

Kararın hiçbir bilimsel veya hukuki dayanağı olmadığını, tamamen “niyet okumaya” dayandığını söyleyen Yıldırım, sürecin barış söylemleriyle çeliştiğini ifade etti. Yıldırım, “Ortada bilimsel veya insani olarak kabul çekilecek bir kanıt yok. Tamamen bir niyet okuma var. Süreçle tamamen çelişen bir durum. Bir yandan ‘süreç var’ deniliyor, diğer yandan bu tarz uygulamalar her şeyi altüst ediyor. Bu tutum, 1920’lerin İstiklal Mahkemelerini hatırlatıyor. Kararlar Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu’nun değil; direkt Adalet Bakanlığı ve MİT’ten gelen talimatlarla uygulanıyor” ifadelerini kullandı.

‘Hayati tehlikesi var’

Abisinin ciddi kronik rahatsızlıkları olduğunu ve cezaevi koşullarının hayati risk oluşturduğuna dikkati çeken Yıldırım, sağlık durumuna ilişkin kaygılarını şu sözlerle aktardı: “Kalp krizinin ardından kendisiyle hastanede ve cezaevinde görüştüm. Hepimizin ailesinde kalp hastaları var; baypas olan, pil takılan… Diğer ağabeyim geçen sene kalp krizi geçirip vefat etti. Sait ağabeyim de her an yeniden kalp krizi geçirebilir. Cezaevi ortamı tamamen stres yuvası. Bu hastalıklara ve olası bir krizin tetiklenmesine davetiye çıkarıyor. Hayat kalitesi kalmadı, hayati tehlikesi var.”

Yıldırım, ağır kronik rahatsızlıkları bulunan ve infaz süresini tamamlayan abisinin bir an önce tahliye edilmesi çağrısını yineledi.

(MA)