Sudan’da ordu ile RSF arasında Nisan 2023’ten bu yana devam eden savaş, ülkede yaşam koşullarını ağırlaştırırken Nil Nehri’ndeki su seviyesinin düşmesi yeni bir kriz başlığı oluşturuyor.
Ülkenin farklı bölgelerinde nehir suyunun çekilmesiyle geniş nehir yatağı alanları ortaya çıkarken, özellikle Nil kıyısındaki yerleşimlerde içme suyuna erişim ve üretim faaliyetlerinin geleceğine ilişkin endişeler artıyor.
Nil, Sudan’da yalnızca önemli bir su kaynağı değil; tarım, hayvancılık ve balıkçılıkla geçinen çok sayıda kişinin yaşamını sürdürmesinde de temel bir rol oynuyor. Bu nedenle su seviyesindeki düşüş, doğrudan geçim kaynaklarını ve gıda güvenliğini etkileyebilecek bir sorun olarak öne çıkıyor.

Suya erişim zorlaşıyor, üretim maliyeti artıyor
JINHA’ya konuşan Ekonomi gazetecisi Rania Abdürrazık, özellikle Kuzey Eyaleti’nde nehir suyuna bağlı tarımsal üretimin durumdan etkilenmeye başladığını belirtti.
Çiftçilerin su kaynaklarına ulaşmak için daha uzun mesafeler kat etmek zorunda kaldığını aktaran Abdürrazık, çekilmenin devam etmesi halinde bazı ürünlerin zarar görebileceğini ve sulama maliyetlerinin artabileceğini söyledi.
Abdürrazık, yaz aylarında su kaynakları üzerindeki baskının daha da artmasının mevcut tabloyu ağırlaştırabileceğine vurgu yaptı.
İçme suyuna erişim riski
Nil’deki su seviyesinin düşmesi, nehirden su temin eden arıtma ve dağıtım tesisleri açısından da risk oluşturuyor.
Abdürrazık, nehir yatağının su alım noktalarından uzaklaşmasının bazı tesislerin ihtiyaç duyduğu miktarda suyu temin etmesini zorlaştırabileceğini belirterek, sorunun nedenlerinin bilimsel ve hidrolojik araştırmalarla ortaya konulması gerektiğini söyledi.
Su teminindeki güçlüklerin, yurttaşlara ulaştırılan suyun maliyetini de artırabileceği belirtiliyor.
Hayvancılık da su krizinden etkileniyor
Nil kıyılarında yoğunlaşan hayvancılık faaliyetleri de su kaybından etkileniyor. Kuzey Eyaleti Yüksek Hayvancılık, Balıkçılık ve Mera Konseyi Hayvan Sağlığı ve Salgınlarla Mücadele Bölümü çalışanı Samah Abdullah, su seviyesindeki düşüşün hayvanların su ve yem ihtiyacını doğrudan etkilediğini söyledi.
Su kaynaklarındaki azalmanın yem üretimini de olumsuz etkileyebileceğini belirten Abdullah, bunun hayvan sağlığında bozulmaya ve süt ile et üretiminde düşüşe yol açabileceği uyarısında bulundu.
Abdullah, alternatif su kaynaklarına yönelimin ise güvenli olmayan veya kirlenmiş suların kullanılmasına neden olabileceğini ifade etti.

Balıkçılıkta gelecek kaygısı
Nil’deki çekilmenin balıkçılık üzerindeki etkisinin bölgelere göre değiştiği belirtiliyor. Kuzey Eyaleti’nde balıkçılık ve ticari avcılık büyük ölçüde Meravi ve Nubya göllerine dayanıyor.
Balıkçılık ve Su Ürünleri Bölümü çalışanı Rüveyda Osman, Meravi Gölü’nün su girişindeki azalmadan daha fazla etkilendiğini, Nubya Gölü’nde ise su rezervinin görece yüksek olması nedeniyle etkinin şu aşamada daha sınırlı olduğunu aktardı.
Osman, su seviyesindeki düşüşün devam etmesi halinde balık varlığının azalabileceğini, bunun da üretim ve fiyatlara yansıyabileceğini söyledi. Bu durumun balıkçılıkla geçinen kişilerin gelirlerini de doğrudan etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Nedeni için kapsamlı araştırma gerekiyor
Nil’deki su seviyesindeki değişimde mevsimsel yağışlar, hidrolojik koşullar, havza genelindeki su miktarı ve barajların işletilmesi gibi birden fazla faktörün etkili olabileceği belirtiliyor.
Uzmanlar, çekilmenin nedenlerinin ortaya konulabilmesi için saha ölçümleri ve güvenilir hidrolojik verilere ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
Savaşın sürdüğü Sudan’da üretimin gerilemesi, yaşam maliyetlerinin yükselmesi ve temel hizmetlere erişimde yaşanan sorunlara Nil’deki su kaybının eklenmesi, özellikle suya ve nehre bağlı yaşayan toplulukların kırılganlığını artırıyor. Su seviyesindeki düşüşün kalıcı hale gelmesi halinde içme suyu, gıda üretimi, gelir ve geçim kaynakları üzerindeki baskının daha da büyümesi bekleniyor.




