Diyarbakır 1’inci İdare Mahkemesi, Çınar’a (Xana Axpar) bağlı Husikan Mahallesi’nde Oyak Çimento Fabrikası tarafından planlanan 4’üncü grup pomza maden ocağı projesine verilen “ÇED gerekli değildir” kararının yürütmesini durdurdu.
Proje için 17 Aralık 2021’de “ÇED gerekli değildir” kararı verilmiş, kararın ardından şirketin bölgede ağaç kesimine başladığı belirtilmişti. Çalışmalara tepki gösteren mahalle sakinleri ise askerlerin müdahalesiyle karşılaşmıştı.
Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Ekoloji Derneği ve mahalle sakinleri, kararın iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle dava açtı. Dava dilekçesinde, proje kapsamında 24,47 hektarlık orman alanında ağaç kesileceği belirtilerek projenin ekolojik denge ve iklim politikaları açısından yaratacağı etkilerin değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Mahkeme bilirkişi raporunu esas aldı
Diyarbakır 1’inci İdare Mahkemesi, 29 Nisan 2026’da gerçekleştirilen keşif sonrasında hazırlanan bilirkişi raporunu dikkate aldı.
Mahkeme, proje tanıtım dosyasında flora ve faunaya ilişkin değerlendirmeler bulunmasına rağmen, maden faaliyetinin yol açabileceği habitat kaybının yeterli düzeyde değerlendirilmediğine dikkat çekti.
Kararda, proje alanının mahalle sakinlerinin kullandığı su deposuna yaklaşık 118 metre mesafede olduğu belirtildi. Mahkeme, iş makinelerinden kaynaklanabilecek yakıt ve yağ sızıntılarının su kalitesini bozabileceği, bunun da içme ve kullanma suyu ile hayvancılıkta kullanılan su kaynaklarını olumsuz etkileyebileceği değerlendirmesinde bulundu.
Hayvancılık ve mera alanları da değerlendirilmedi
Mahkeme, proje alanı ve çevresinin yöre halkı tarafından hayvan otlatmak amacıyla kullanıldığına işaret etti.
Kararda, proje tanıtım dosyasında hava kalitesi ve gürültüye ilişkin modellemeler bulunmasına rağmen, hayvancılık faaliyetleri, mera alanları ve yöre halkının doğal kaynakları kullanım biçimleri açısından benzer bir değerlendirme yapılmadığı belirtildi.
Yöre halkının temel geçim kaynaklarından birinin hayvancılık olduğu vurgulanan kararda, projenin neden olabileceği mera kaybı, otlatma alanlarının daralması, hayvan hareketlerinin azalması ve yem kaynaklarının kısıtlanmasına ilişkin herhangi bir değerlendirmenin proje dosyasında yer almadığı kaydedildi.
Mahkeme ayrıca projenin bulunduğu alanın volkanik yapısı nedeniyle heyelan riski taşıyan bölgelerin koordinatlarının belirlenmediğine dikkat çekti.
Ormandaki ağaç varlığı yeterince ortaya konulmadı

Kararda, proje alanının tamamının 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında orman sayılan alanlardan olduğu belirtildi.
Proje tanıtım dosyasında hektar başına ortalama 120 ağacın kesileceği ve kesilen ağaç sayısının beş katı kadar ağacın başka alanlara dikileceği belirtilse de mahkeme, bu hesabın hangi envanter çalışmasına, alan ölçümüne ve ormancılık kriterlerine dayandığının açık biçimde ortaya konulmadığını kaydetti.
Mahkeme, flora ve fauna değerlendirmelerinin ise ağırlıklı olarak gözlemsel veriler, literatür ve dolaylı kaynaklara dayandığını; doğrudan proje alanında yapılan yeterli çalışmaları yansıtmadığını belirtti.

‘Sağlıklı ve dengeli çevrede yaşama hakkı’
Mahkeme, projenin uygulanması halinde çevre ve ekosistem dengesi üzerinde oluşabilecek olumsuz etkilerin Anayasa ile güvence altına alınan sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını ihlal edebileceğine dikkat çekti.
Bu nedenle dava sonuçlanıncaya kadar işlemin uygulanmasının telafisi güç zararlara yol açabileceği değerlendirmesinde bulunan mahkeme, “ÇED gerekli değildir” kararının yürütmesini durdurdu.
Karar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27’nci maddesi uyarınca teminat alınmaksızın ve itiraz yolu kapalı olmak üzere oybirliğiyle verildi. (MA)




