Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Suriye Geçici Hükümeti İç Güvenlik Güçleri’ne bağlı Haseke Tugayı’nda görevli Kürt asker Sipan Hazni’nin kaçırılıp öldürülmesine ilişkin açıklama yaptı.
Hazni’nin öldürülmesinin ardından Kobani’de bir cezaevinde başlayan protestolar sırasında çıkan yangında 9 kişi hayatını kaybetmiş, 17 kişi yaralanmıştı.
Konuya ilişkin ayrıca, cezaevi yönetiminin yangından tahliyeleri zamanında gerçekleştirmediği için ölümlerin önüne geçilemediği yönünde iddialar gündeme gelmişti.
Cezaevine yönelik müdahaleyi “açık bir provokasyon” olarak nitelendiren DEM Parti, Hazni’nin öldürülmesinin de SDG’nin entegrasyon sürecinin hassas bir aşamasında gerçekleşmiş olmasına vurgu yaparak sorumluların yargılanması çağrısı yaptı.
‘Sorumlular makam ve rütbe ayrımı gözetilmeksizin tespit edilmelidir’
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu’ndan (MYK) yapılan yazılı açıklama şöyle:
Haseke Tugayı bünyesinde görev yapan Sîpan Hiznî’nin kaçırılarak katledilmesini ve Kobanî’deki cezaevinde tutukluların yaşamını yitirmesine neden olan müdahaleyi kınıyoruz. Bu acı kayıplar nedeniyle derin bir üzüntü içindeyiz. Hayatını kaybedenlerin ailelerine ve Rojava halkına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
Sîpan Hiznî’nin Suriye’deki entegrasyon sürecinin hassas bir aşamasında katledilmiş olması dikkat çekicidir. Bu cinayet ve cezaevine yönelik müdahale biçimi açık bir provokasyondur.
Sîpan Hiznî’nin katledilmesi ve Kobanî Cezaevinde yaşananlar titizlikle soruşturulmalıdır. Ölümlerin nedeni derhal açığa çıkarılmalı, sorumlular hiçbir makam ya da rütbe ayrımı gözetilmeksizin tespit edilmelidir.
Halep’ten Kobani’ye sevk edilen güvenlik güçlerinin bölgeden geri çekilmesinin yaşanan gerginliğin büyümesini önleyecek en doğru adım olacağı kanaatindeyiz. Şam rejimi olayları tırmandıracak müdahalelerden kaçınmalıdır. Rojava halkının demokratik tepkisi müdahaleyle karşılanmamalı; toplumsal gerginliği artıracak değil azaltacak bir yaklaşım esas alınmalıdır.
Sürecin bu denli kırılgan bir eşiğinde yaşanan her olay bir provokasyon zeminine dönüşmeye açıktır. Bu zeminin oluşmasına izin vermemek, sorumluluk taşıyan herkesin ortak görevidir.
Ne olmuştu?
Suriye ordusuna bağlı Haseke Tugayı’nda görev yapan 26 yaşındaki eski SDG’li Kürt asker Sami Şeyhmus Heso, 11 Eylül’de kimliği belirsiz silahlı kişiler tarafından kaçırılarak öldürüldü.
Hükümet kanadından yapılan açıklamada, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 4 kişinin gözaltına alındığı duyuruldu.
Heso’nun öldürülmesinin duyulmasının ardından Kuzey ve Doğu Suriye’de tepki gösterileri düzenlendi. Kamışlo, Haseke ve Amûdê’de halk sokaklara çıkarak cinayeti protesto etti. Kuzey ve Doğu Suriye’nin Kobani kentinde bulunan bir cezaevinde, sabaha karşı saat 02.00 sularında yangın çıktı. Yangının ardından cezaevine itfaiye ekipleri sevk edildi.Yangında 9 tutuklunun yaşamını yitirdiği, 17 tutuklunun da yaralandı.
Yangından bir gün önce Kobani’de, diğer Rojava kentlerinde olduğu gibi, Haseke Tugayı’nda görevli Kürt asker Şeyhmus Heso’nun, kimliği tam olarak bilinmeyen kişilerce kaçırılıp öldürülmesini protesto eden eylemler düzenlenmişti.
Cinayet entegrasyon sürecinin kritik döneminde yaşandı
Heso’nun öldürülmesi, SDG’nin silahlı yapısının Suriye ordusu bünyesine entegrasyonuna yönelik kritik sürecin hız kazandığı bir dönemde gerçekleşti.
Cinayet ve sonrasında yaşanan protestolar, Kuzey ve Doğu Suriye’de güvenliğin sağlanması, farklı toplumsal gruplar arasındaki güvenin korunması ve entegrasyon sürecinin nasıl ilerleyeceği konusundaki tartışmaları da beraberinde getirdi.
Kobani’de cezaevinde yangın: 9 kişi yaşamını yitirdi, 17 yaralı




